Filistin’in Çin’e destek vermesi doğaldır. Çünkü Doğu Türkistan’a destek verirse bunun karşılığını alamayacak zira Türkiye Cumhuriyeti devleti kayıtsız, şartsız Filistin’i desteklediğini söylüyor. Filistin yönetimi de diyor ki nasıl olsa biz ne yapsak Türkiye bizi destekleyecek bu yüzden Çin’i destekleyelim diyor. Hatta daha önce Filistin bizzat 1. Dünya Savaşında Türklere isyan ettiği için öldürülen ve sürgün edilen Ermeniler için anma programı da yaptı. Türkiye bu kadar enayi olursa semer vuranı çok olur arkadaşlar. Türkiye Türkler hariç herkesi düşünüyor. Boşnağı düşünür, Arnavudu düşünür, Lazı, Çerkezi, Kürdü düşünür ama Türk ırkından olanları düşünmez. Türkiye böyle bir ülkedir.

Filistin, uluslararası siyasette, özellikle Batı ülkeleri ve ABD’nin İsrail’e verdiği koşulsuz destek nedeniyle kendisini yalnızlaşmış hissetmektedir. Bu bağlamda, Çin’den aldığı destek hayati önem taşımaktadı ve Çin’in Uygur Türklerine yaptığı soykırımı umursamamaktadır. Çünkü Filistin yönetimi ilk başta kendi soyunu (Arapları) düşünür. Türkler ise hiçbir karşılık beklemeden Filistin’i desteklemekte ve Uygur Türklerini savunmasız bırakmaktadır. Türkiye’de hem ümmetçiler hem de seküler, laik kesim Uygur Türklerini desteklememektedir. Uygurları tek destekleyenler bazı Türkçü-Irkçı gruplardır. MHP bile Uygurları desteklememektedir.
- İki Devletli Çözümün Kararlı Savunucusu: Çin, uzun yıllardır Filistin-İsrail sorununda “iki devletli çözümü” ve başkenti Doğu Kudüs olan tam bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını tutarlı bir şekilde desteklemektedir. Çin lideri Şi Cinping, bu konudaki desteğini her fırsatta dile getirmektedir.
- BM’deki Tutum: Çin, Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası platformlarda genellikle Filistin lehine oy kullanır ve Filistin’in BM’ye tam üyelik talebini destekler. Bu, ABD’nin İsrail’i korumak için sık sık veto yetkisini kullandığı BM Güvenlik Konseyi’nde Filistin için değerli bir siyasi dayanaktır.
- ABD’ye Alternatif Güç: Çin, ABD’nin Orta Doğu’daki geleneksel hegemonyasına meydan okuyan ve “adil bir küresel yönetişimi” savunan bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Filistin, ABD’nin İsrail’e olan yakınlığı nedeniyle oluşan hoşnutsuzluk ortamında, yeni bir uluslararası hamiyi Çin’de görmektedir.
2. Ekonomik Yardım ve Kalkınma
Çin, Filistin’e ekonomik ve insani yardım sağlamaktadır.
- Yardımlar: Çin, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı’na (UNRWA) düzenli olarak bağış yapmaktadır ve Filistin’in kalkınmasına destek vermektedir.
- İşbirliği: 2023 yılında Filistin Ulusal Otoritesi ile Çin arasında “stratejik ortaklık” anlaşması imzalanmıştır. Bu, gelecekteki ekonomik ve altyapı projeleri için işbirliği potansiyelini artırmaktadır.
3. Arabuluculuk Rolü ve Ulusal Birlik Çabaları
Çin, son dönemde Orta Doğu’da diplomatik arabuluculuk rolünü artırmış, özellikle İran ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşmeye aracılık etmiştir.
- Ulusal Uzlaşı: 2024 yılında, Çin’in başkenti Pekin’de, Hamas ve El Fetih de dahil olmak üzere 14 farklı Filistinli grubu bir araya getirerek ulusal uzlaşı ve geçici hükümet kurma çabalarına destek vermiştir. Filistin için ulusal birliği sağlamak, İsrail’e karşı duruşta güç birliği anlamına gelmektedir.
Önemli Bir Not: Siyasi Karşılık
Filistin Otoritesi, Çin’den aldığı bu kritik siyasi, diplomatik ve ekonomik desteğin karşılığında, Çin’in hassas konularında Pekin yönetiminin yanında yer almaktadır.
Örneğin, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Çin ziyaretleri sırasında, Çin’in Uygur Türklerine yönelik politikalarının bir insan hakları meselesi olmadığını, bunun “aşırıcılığı, terörizmi ve ayrılıkçılığı ortadan kaldırmayı” amaçlayan bir iç mesele olduğunu ifade etmesi, bu siyasi mübadelenin en dikkat çeken örneklerinden biridir. Filistin liderliği bu destekleyici açıklamaları yaparak, Çin’den aldıkları uluslararası desteği güvence altına almayı amaçlamaktadır.