Sultan Alp Arslan Roma İmparatorunu Köpek Yerine Koydu. Rezil Etti!

“Malazgirt Meydan Muharebesi’nden sonra Alparslan, Bizans İmparatoru Romen Diyojen’i esir aldı ve onu öldürmek yerine aşağıladı. İnfaz edilemeyecek kadar ehemmiyetsiz olduğunu söyleyerek onunla alay etti; halka ‘Bizans Kralı’nı kim satın alacak?’ diye sorulurken onu bir köle gibi dolaştırdı. Kimse para teklif etmedi ve sonunda bir köpek kadar değersiz bir şeyle takas edildi. Alparslan ardından, köpeğin ondan daha değerli olduğunu söyleyerek ona hakaret etti. Tüm bunlardan sonra gitmesine izin verildi.”

Türk’e Baş Kaldırmanın Akıbeti: İbret-i Alem Bir Hakikat

Tarihin tozlu sayfaları, Türk’ün çelikten iradesine çarpanların hazin sonlarıyla doludur. Malazgirt, sadece Anadolu’nun kapılarını açan bir askeri zafer değil; aynı zamanda kibrin, Türklüğün asaleti karşısında nasıl diz çöktüğünün en büyük kanıtıdır. 1071 yılında Malazgirt ovasında yankılanan o nallar, sadece Bizans ordusunu değil, Avrupa’nın sahte azametini de ezip geçmiştir.

Sultan Alparslan, o gün Romen Diyojen’i huzuruna kabul ettiğinde ona bir “kral” gibi değil, bir “hiç” gibi davranmıştır. Türk’ün töresinde aman dileyene kılıç çekilmez ama Türk’e kafa tutanın da kibri mermer gibi parçalanır. Diyojen’in bir köle gibi pazarda dolaştırılması ve en sonunda bir köpekle takas edilip, “köpek senden daha kıymetlidir” denilmesi; Bizans’ın asırlık kibrinin, bozkırın aslanı karşısında ne kadar ucuzladığının göstergesidir. Türk, düşmanını sadece kılıçla öldürmez; onu kendi kibrinde boğar ve tarihe bir utanç vesikası olarak kazır.

Bugün de, yarın da bu hakikat değişmeyecektir: Türk’ün önünde durmaya cüret edenin sonu, Diyojen’in o utanç dolu kaderinden farklı olmayacaktır. Bizans’ın o şaşaalı surları, Bizans’ın o “yenilmez” sanılan orduları, Türk’ün tek bir “Ya Allah” nidasıyla yerle yeksan olmuştur. Türk ordusu sefere çıktığında, güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar herkes bilir ki; Türk, adaletiyle şefkat, ihanetiyle dehşet saçar.

Türklük, bir asalet mühürüdür. Bizans’ın tacını bir köpeğin tasmasıyla bir tutan o irade, bugün de damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Türk’ün sabrını sınayanlar, Türk’ün merhametini zayıflık sananlar, Malazgirt ovasındaki o sessiz feryatları hatırlasınlar. Bu coğrafyada Türk’e rağmen plan yapanların sonu, her zaman ya tozlu bir mezar ya da tarihin çöplüğünde bir “hiç” olmaktır. Türk’ün önünde hiçbir güç duramaz; çünkü Türk, sadece kendi vatanının değil, tarihin de efendisidir. Ne mutlu o şanlı sancağın altında durana, yazıklar olsun Türk’e hasım olana!

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin