Kadınlar TYT, AYT VE YKS Sınavlarına Neden Geç Kalıyor?

Yıl boyunca çalışıp çabaladığını iddia ettiğin o hayati geleceğini belirleyecek sınava giderken sergilenen bu ciddiyetsizlik, umursamazlık ve vizyonsuzluk tam anlamıyla feci bir akıl tutulmasıdır. Sosyal medyada veya haber bültenlerinde her sınav dönemi görmeye alıştığımız o geç kalan kadın profilleri, aslında hayatlarında ilk defa gerçek dünyanın sarsılmaz, torpilsiz ve katı kurallarıyla tosladıkları o lojistik duvarın en net resmidir. Kadınlar kibirlerinden dolayı sınava geç kalıyor. Kadın oldukları için herkesin onlara yol vereceğini, yardımcı olacaklarını zannediyorlar. Bol bol makyaj yapıp, garip kıyafetlere giyerek sınav yerine gidiyorlar. Sonuç? Hüsran. Çünkü sınava geç kalıyorlar. Sınavdan içeri girerken bile sorun yaşıyorlar. Tangayla, bikiniyle sınava gelenler var. İzlemeyi en sevdiğim haberler, kadınların 1 günlüğüne erkek olduğu ve yaptıklarının sorumluluğunu aldığı hayatlarındaki ilk gün. Kombinini yapıyorsun, süslenip makyajını yapıyorsun; geç kalıyorsun ve kimse sana torpil geçmiyor. Kimse sana yürümüyor Zaten hepsinin yüzünde aynı şaşkın ifade var, sınava giremedikleri için üzgün değiller, kimse onlara kıyak geçmediği ve sorumluluk aldıkları için şaşkınlar.

Sınava mı gidiyorsun yoksa diskoya, gece kulübüne eğlenmeye mi gidiyorsun belli değil; saatlerce ayna karşısında kombinini seçiyorsun, süslenip püsleniyorsun, en ince ayrıntısına kadar makyajını yapıyorsun, ondan sonra da o kapının önünde saniyelerle geç kalıp ağlama seansları düzenliyorsun. Hayatın boyunca her düştüğünde birilerinin seni el üstünde tutmasına, her kaprisi yaptığında öncelik tanınmasına, sadece kadın olduğun için toplumda veya sosyal çevrende tıkır tıkır ayrıcalık görmeye alışmış olmanın verdiği o feci rehavet, işte o sınav kapısındaki demir barikatlara çarpınca salisesinde un ufak oluyor. O gün, o kadınların hayatlarında belki de ilk defa bir günlüğüne erkek olduğu, yani attığı her hatalı adımın lojistik sorumluluğunu tek başına sırtlamak zorunda kaldığı, arkasında hiçbir koruma kalkanının bulunmadığı o ilk gerçek gün olarak tarihe geçiyor.

Kapıdaki görevli memur kuralları tıkır tıkır uygulayıp o kapıyı yüzüne cart diye kapattığında, o kadınların yüzünde beliren o meşhur, donakalmış şaşkın ifadeyi izlemek aslında her şeyi lojistik olarak özetliyor. O an orada döktükleri gözyaşları, içeri giremedikleri veya o çok çalışıp emek verdikleri geleceği kaçırdıkları için falan değil; hayatlarında ilk defa kimsenin onlara kıyak geçmediğini, kimsenin sırf güzellikleri veya kadınlıkları için kuralları esnetmediğini ve kimsenin arkalarından yürüyüp yollarını açmadığını görmenin verdiği o feci idrak etme şokudur. Toplumun onlara fırıl fırıl sunduğu o sahte konfor alanından çıkıp, erkeklerin her gün kütür kütür tecrübe ettiği “ne yaparsan cezasını tek başına çekersin” realitesiyle yüzleştiklerinde sistemleri resmen çöküyor. Sınav salonu disko pisti değildir, oradaki kurallar da sosyal medya beğenilerine göre lojistik olarak esnetilmez; süslenip püslenmeye harcadığın o sorumsuz vakitlerin bedelini, o kapının önünde kimsenin sana torpil geçmediği o acı gerçeklikle tıkır tıkır ödersin ve o sorumluluğun ağırlığı altında ezilmekten başka hiçbir çaren kalmaz.

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin