Hun Türklerinde Okçuluk ve Zırhlı Birlikler

Hun Türklerinde Okçuluk ve Zırhlı Birlikler Hunlar çocuklarına, koyunların üzerine bindirerek, kuşlar ile kemirici kayvanlara, ok atmasını öğretirlerdi. Askerlerin yetenekleri, okçuluk derecelerine göre ölçülürdü. Hunlarda her asker, yayını kullanışına göre, yeterli bir zırhlı atlı olabilirdi. Askerler yetişirken, eğitimle çok iyi bir okçu olurlardı. Bu arada at üzerinde iken de, zırh ile donatılırlardı. Görülüyor ki bu zırhlar, madenlerden değil deriden yapılmışlardı. Hun askerleri, açık düzenle ve şahsî yetenekleriyle savaşabilen, bindirilmiş okçulardan meydana geliyorlardı. Tıpkı İskitler gibi. Çin tarihçilerinin anlattıklarına göre Hunlar, uzaktan yapılan savaşlar için, ok ve yay kullanıyorlardı. Avrupa’da görülen çevik ve bindirilmiş Hun okçuları da ve Cengiz Han Moğolları … Okumaya devam et Hun Türklerinde Okçuluk ve Zırhlı Birlikler

Hun Komutanı Edekon

Edekon, Hun İmparatorluğunda komutanlık vazifesi gören, aile kökeni tam olarak belli olmayan, Ostrogot olduğu düşünülen fakat Türk kökenden gelme ihtimali de olan önemli biridir. Aynı yıllarda yaşamış tarihçi Jordanes ise Edekon’un babasının İtalya Kralı olmadan önce, ismi Turcilingi olan, kökeni bilinmeyen bir kavmin lideri olduğundan bahsetmiştir. Turcilingi kavmi hakkında kesin olarak bilinen tek şey Avrupa kökenli bir kavim olmadığıdır. Edekon Atilla’nın dostlarındandır. Attila’nın en güvendiği kişilerden biri olan Edekon, Atilla’nın aksine mermer bir sarayda yaşardı. Attila’ya gerçekleştirilecek olan suikastı bildirdi ve onun güveninini kazandı. Şalon Meydan Savaşı’nda karşılaştığı Got Kralı Teodorik’i bir kılıç darbesiyle öldürdü. Edekon, Hun Türkleri ile birlikte … Okumaya devam et Hun Komutanı Edekon

Çuvaş Türklerinde Toplum Önderleri

Geleneksel Çuvaş halk inanış ve uygulamaları arasında toplum önderi kabul edilen kişiler vardır. Bu kişilere büyük önem verilir, saygı gösterilir. Bu kişilere Yumsi, Yumsa denilmektedir. Bu önder kişiler bir nevi kamlara benzemektedir. Yumşiler toplumda din önderi ve halk hekimi gibi iş görürler. Özel törenleri yönetirler, farklı hastalıkları iyileştirdiklerine, çalınan veya kaybolan hayvanların izini bulabildiklerine inanılmaktadır. Okumaya devam et Çuvaş Türklerinde Toplum Önderleri

Hunlarda Cezalar Çok Ağırdır…

Hunlarda Cezalar Çok Ağırdır… Hun Türk kanunlarına göre bir kişi eğer adam öldürmek maksadıyla bıçağını sıyırırsa idam edilir. Hırsızlık yapanın mallarına el konulur. Bir suçluya hafif ceza verilecekse bir uzvu ezilir, eğer ağır ceza verilecekse idam edilir. Hapis müddeti de on günü geçmezdi. Mahkûmların sayısı ancak birkaç kişidir. Cezaların ağır olması caydırıcı gücü ve milletin erdem sahibi olmasını, suçluların sayısının çok az olması sonucunu doğuruyordu. Okumaya devam et Hunlarda Cezalar Çok Ağırdır…

Hunlar Nasıl Yaşıyorlardı?

Hunlar Nasıl Yaşıyorlardı? Bunlar değişik başkanların idaresi altında bulunmaktaydılar. Birçok sürüleri otlatırlardı, evleri arabaların üzerinde kurulurdu. Bu gezici evlerde kent kıyılarına, otlaklara, hâsılı hayvanlarını beslemek için neresi uygunsa oraya kolayca giderlerdi”. “Bazılarının 30 kadem – ayak -uzunlukta olan çadırları beyaz keçeden yapılmıştır. Üzerine kireç veya toprak sıvanmıştır. Tepeleri sivri ve açıktır. Bu çadırlar tekerlek üzerine yerleştirilmiştir. Bunları öküzler çeker. Çadır evleri ballandırılarak anlatır kimi tarihçiler tarafından ki, dinleyen imrenir tasvir edilen manzaraya. Şehir plâncısı elinden çıkmış gibi bu kıl çadırlar, ikâmet edilen yerde, şehrin nizamına göre dizilir, düzenli bir görüntü oluştururdu. Öküzlerin yük taşımada kullanılmasına karşılık, atların daha faal görevleri … Okumaya devam et Hunlar Nasıl Yaşıyorlardı?

Doğu Roma’nın Atilla’ya Biat Etmesi

Doğu Romalılar imzaladıkları barış antlaşmasına uymuyorlardı. Bizans (Doğu Roma) imparato­ru Hunlar’dan ülkesine kaçanları geri vermekte ağır davranıyordu. Ayrıca Attila’nın hakimiyeti altında olan boylarıda isyana teşvik ediyordu. Diğer taraftan Vandallar, Doğu Akdeniz’de hakimiyetlerini güçlendirmek istiyorlardı. Bunun için Doğu Roma ile mücadele içindeydiler. Vandal Kralı, Attila’dan yardım istedi. Zaten Doğu Roma’ya savaş açmayı düşünen Attila, bu sebepler de göz önüne alınınca Doğu Roma’ya savaş açtı. Attila, Belgrad üzerinden Trakya’ya yani Doğu Roma’nın başkenri Konstantinopolis’e (İstanbul) doğru gelirken, Batı Roma orduları başkumandanı olan Aetius tarafların arasına girdi. Bizans’ın anlaşma şartlarına uyacağını garanti etti. Attila ikna oldu ve ordusu ile birlikte geri çekildi. Bu … Okumaya devam et Doğu Roma’nın Atilla’ya Biat Etmesi