Süleyman Şah: Halep’in Altınlarını Obanın Çamurlu Yollarına Taş Diye Dizerim!

Komutan: Gittiğiniz her yere çadırlarınızı da taşırsınız. Ne var ki artık toprak sizi taşımaz oldu Süleyman Şah! Ne vakit göçerliğiniz sona erer de yurt bulur huzura kavuşursunuz. Süleyman Şah: Huzuru taş duvar arasında sizlere bıraktık. Bıraktık ki bu dünyada kalıcı olduğunuzu zannedip fitne saçın, kibir tohumları ekin kibir putları dikin. Komutan: Süleyman Şah! Buraya gök…

Read More

Yenileceğinden Korkan Daima Yenilir

“Korku, hüzün, karamsarlık tüm Beğlerin aklını almış. Neden? Yiğitlerim düşman ile cenk etmekten korkuyor mu yoksa? Anadolu’da bunca zamandır vuruştuk, Rumelinde yıllardır at koşturuyoruz hangisinde kendimizden az düşmanla savaştık, hangisinde kılıç sayısında ve ok ile yay sayısında üstündük? Atlarımızın ardına saklanıp karılar gibi mi kazandık bu savaşları yoksa Ulu Tanrıya güvenerek çarpan yüreğimizle, bileğimizin gücünden…

Read More

Hafız Hakkı Paşa’nın Hayali

“…Tuna! Ormanlıklı adaları, sakin, azametli cereyanıyla mazinin bütün şanlı vekayîiyle kalbe hürmet ilka eden koca nehir! Türk’ün şimaldeki en tabii hududu! Türkler’in Avrupa’da âb-ı hayatı! Seni biz bırakmayacaktık fakat gittikçe özü kuruyan bir ağaç gibi dallarımız, budaklarımız kendiliğinden kopmağa başladı. Hastalığı dallarda sandık, bilmeyerek lüzumsuz yere baltaladık, lüzumsuz yere çırpındık, çırpındıkça kırıldık. Şimdi evet, belki…

Read More