Tedarik Zinciri Performans Ölçümü

Tedarik Zinciri Performans Ölçümü

Günümüz artan rekabet koşulları altında tedarik zinciri yönetiminin öneminin artması ile birlikte, tedarik zincirlerinin performans ölçümü önemli ölçüde önem kazanmıştır. Geçmişte tedarik zinciri yönetiminde kazan kaybet ilişkisi üzerine kurulu olan ilişkiler nedeniyle performans ölçümü konusu çok fazla önem arz etmemekte idi. Artan rekabet baskısı, tedarik zincirinin kazan kazan ilişkisine dayalı bir ortaklık ilişkisi haline gelmesine neden olmuştur. Bu açıdan bakıldığında, zincir üyelerinin ayrı ayrı performans ölçümü yapmaları tedarik zinciri bütünü açısından çok fazla anlam taşımamaktadır. Bu tarz performans ölçümleri yerine artık tedarik zincirinin tamamını etkileyecek ve değerleyecek ölçüm yöntemlerinin geliştirilip uygulanması kaçınılmaz olmuştur. Tedarik zinciri yönetiminde uygulanan performans ölçümleri, zincirin her aşamasında yaşanan ve yaşanması olası aksaklıkları ortaya çıkarmakta ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlamaktadır. Tedarik zinciri içerisinde, performans ölçümünün önemini arttıran en önemli unsur artık zincir içerisinde kontrolün sadece bir işletmeye ait olmamasından kaynaklanmaktadır. Zincirin herhangi bir aşamasındaki aksaklık ve performans düşüklüğü işletmeler açısından çok ciddi sorunlara yol açacaktır.

Değişen ve karmaşıklaşan tüketici ve pazar yapısı tedarik zincirlerinin de yapısını değiştirmiş ve karmaşık bir hale getirmiştir. Zaman içerinde tedarik zincirleri de bu değişime ayak uyduracak şekilde kendilerini değiştirmek zorunda kalmaktadırlar. Bu değişimin uygun bir biçimde yerine getirilip getirilmediği ise yine performans ölçümleri sonunda ortaya çıkacaktır. Aynı zamanda bir diğer unsur da tedarik zinciri içerisinde bulunan bir işletme aynı zamanda başka bir alanda farklı bir tedarik zincirinin de üyesi olabilir. Bu doğrultuda, işletmeler içerisinde bulundukları tedarik zincirinin performans kriterlerine göre hareket edebilecek şekilde esnek olmalıdırlar. Performans ölçümünün her işletme için bireysel anlamda önemi olduğu gibi aynı önem tedarik zincirinin tüm işlevleri içinde geçerlidir. Performans ölçümü tedarik zincirinde yapılan işlemlerin daha anlamlı ve verimli olmasını sağlar, zincir içerisindeki üyelerin iş yapış biçimlerini daha etkin hale getirerek, şekillendirerek rekabet üstünlüğü kazanılmasını sağlar.

Tedarik Zinciri Yönetim Etkinliğinin Arttırılmasında Kullanılan Performans Ölçüleri

Tedarik zinciri yönetimi, analizi ve geliştirilmesi oldukça önemli bir hale gelmektedir. Literatürde tedarik zinciri modellerine ek olarak tedarik zinciri performans ölçümü yönetimi modelleri de yer almaya başlamıştır. Bu modeller içerisinde kullanılan performans ölçümleri gerçek iş dünyası uygulamalarını da doğrudan etkilemektedir.

Tedarik zinciri modelleri çoğunlukla iki farklı performans ölçüsü kullanmaktadır.

Bunlar:

  1. Maliyet,
  2. Müşteri yanıtı ve maliyetin bir bileşkesi

Maliyet, stok ve operasyon maliyetini kapsayabilmektedir. Müşteri yanıtı ölçümleri ise teslim zamanı, stoksuz kalma olasılığı ve müşteriye eldeki stoklarla cevap verebilme oranı gibi ölçümlerdir. Bu modeller değişik operasyonel kısıtlılıklar karşısında belirli değerleri ya minimize etme ya da maksimum kılma gibi amaçlardan oluşan performans ölçme listeleri kullanırlar. Diğer performans ölçümleri tedarik zinciri analizine uygun olarak tanımlanmakta, ancak tedarik zinciri modelleme araştırmalarında henüz kullanılmamaktadır. Bu ölçümler bir tedarik zincirinin önemli karakteristikleri olmalarına rağmen, böylesi ölçümlerin niteliksel yapılarının niteliksel modeller içerisinde birleşimlerinin sağlanmasındaki zorluklar tedarik zinciri modellerinde kullanımlarını gerçekten zor bir hale getirmektedir. Bu ölçüler; müşteri tatmini, bilgi akışı, tedarikçi performansı ve risk yönetimi gibi ölçümlerdir. Maliyet, eylem zamanı, müşteri yanıtı ve esneklik gibi tüm ölçümler ya ayrı ya da bir arada tedarik zinciri ölçüm yöntemleri olarak kullanılmaktadırlar. Ancak kullanılan ölçümler şimdiye kadar belirli zaaflara da sahip olmuşlardır. Basitliğinden dolayı tek bir performans ölçümünün kullanılması oldukça çekicidir. Bununla birlikte, eğer tek bir ölçüm yöntemi kullanılacaksa da kullanılacak olan ölçüm yönteminin sistem performansını en uygun biçimde tanımladığından emin olunması gerekmektedir. Örneğin; bir şirket tedarik zinciri performansını ölçmek için maliyet unsurunu dikkate alabilir. Aslında bu şirket minimum maliyetlerin de altında bir düzeyde işleyen bir tedarik zincirine sahip olmasına rağmen müşteriye yanıt verme zamanında bir performans düşüklüğü ya da talepte yaşanan dalgalanmalar karşısında esnek olma kabiliyetinde bir zayıflık yaşaması da söz konusu olabilir.

Maliyet temel alınması gereken derecede önemli bir ölçüm aracı olmasına rağmen, sadece performans ölçüm aracı olarak maliyetlere güvenmek bazı çöküntülere de yol açabilmektedir. Burada sorun; maliyet kategorilerinin uygunluk eksikliği, maliyet kalemlerindeki çarpıtmalar (özellikle genel giderler konusunda), esnek olmama örneğin raporların değerlerini kaybedecek kadar geç bir zaman dilimi içerisinde elde edilmesidir. Tedarik zinciri yönetiminde bu konu ile ilgili pek çok sorun yaratacak tuzak niteliği taşıyan alanlar söz konusudur. Özellikle bunlardan en önemlisi, stok maliyetleri değerlemesinin yanlış yapılmasıdır. Burada özellikle iki alanda ihmal edilmiş stok maliyetleri söz konusudur:

  1. Eskime ve
  2. Mühendislik değişiklikleri nedeniyle tekrar çalışma.

Bu sorun, örneğin genel gider hesaplamaları ve ihmal edilmiş stok maliyetlerinde olduğu gibi mevcut maliyet muhasebesi yöntemleri tarafından büyük bir sorun haline gelmiştir. Var olan tedarik zinciri modelleri tipik olarak kendilerini geleneksel maliyet ölçümleri ile sınırlarken henüz stratejik maliyet yönetiminin sunduğu avantajları tam olarak kullanamamaktadırlar.

Performans Ölçümü Neden Önemlidir?

Performans ölçümü bir şirketin tedarik zincirinin gelişmiş ya da bozulmuş olup olmadığını değerlendirmeyi mümkün kılan araçlar sunar. Tedarik zinciri performansı ölçümünü önemli kılan unsurları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  1. Ölçümler doğrudan davranışları ve dolaylı olarak da performansı kontrol etme açısından önemli olmaktadır.
  2. Birkaç önemli ölçüm yöntemleri şirketin tedarik zincirini geliştirme amaçları doğrultusunda şirketin belirli bir doğrultu ve yönde ilerlemesini sağlayacaktır.
  3. Yanlış ölçüm metodlarının seçilmesi ve önemli olanların kullanılmaması tedarik zinciri performansının bozulmasına yol açacaktır.
  4. Herhangi bir performans ölçümüne sahip olmadan sadece gerçekleşen olaylardan sonra ortaya çıkan ya da çıkacak olan durumlara göre hareket eden bir tedarik zincirini yürütmek şirketler açısından etkin olmayacaktır.

Tedarik Zinciri Performansı

Tedarik zinciri performansını belirleyen iki temel kriter vardır. Bunlar;

  1. Tepki süresi
  2. Verimlilik

Bu iki temel kriter genel olarak bilinmesine rağmen bu kriterlerin ölçümü için dört ayrı ölçüm sınırlaması vardır. Bunlar;

  1. Müşteri hizmetleri
  2. İçsel verimlilik
  3. Talep esnekliği ve
  4. Ürün geliştirme.

Müşteri hizmetleri: Bu kategori tedarik zincirinin, müşterilerinin beklentilerini karşılama becerisini ölçmektedir. Hizmet verileri pazarın türüne bağlı olarak pazardaki müşteriler, farklı müşteri hizmeti beklentileri içerisinde olacaklardır. Müşteriler bazı pazarlarda hem yüksek düzeyde ürün bulunabilirliği hem de küçük miktarlarda da olsa hızlı bir dağıtım beklentisinde olacak ve bunun için de ödeme yapacaklardır. Başka bir pazardaki müşteriler ise ürünler için daha fazla beklemeyi göze alırken daha fazla miktarda satın alım yapacaklardır. Hangi pazarda hizmet verilirse verilsin, tedarik zinciri pazarda yer alan insanların müşteri hizmeti beklentilerini karşılamak zorundadır.

İçsel verimlilik: İçsel verimlilik bir tedarik zincirinin uygun bir kârlılık düzeyi sağlayacak şekilde işleme kabiliyetine sahip olması anlamına gelmektedir. Pazar koşulları değişken olduğundan uygun kârlılık düzeyi de pazardan pazara değişiklik göstermektedir. Riskli bir biçimde gelişme gösteren pazarlarda, yapılan yatırım ve harcanan paranın karşılanması açısından yüksek kâr marjının olması beklenmektedir. Olgunlaşmış yani risk ve belirsizliğin nispeten düşük olduğu pazarlarda ise kâr marjının daha düşük olması normal görülmektedir.

Talep esnekliği: Bu kategori ürün talep düzeylerinde yaşanan ya da yaşanması olasılığına karşın tedarik zincirinin tepki verme kabiliyetini ölçmektedir. Talep esnekliği ölçeği, tedarik zincirinin mevcut talep durumunun aşılması durumunda bu aşılan kısmın ne kadarını karşılayabileceğini gösterir. Aynı zamanda bu ölçek talep edilecek ürün sınıflarının ne olabileceği konusundaki riske karşı da tedarik zincirinin sahip olduğu tepki yeteneğinin ölçülmesini de içermektedir.

Ürün geliştirme: Ürün geliştirme ölçeği bir tedarik zincirinin hizmet verdiği pazarla beraber gelişmesini sürdürme kabiliyetini kapsamaktadır. Bu ölçüm tedarik zincirinin zamanında yeni
ürünler geliştirme ve bu ürünleri yine zamanında dağıtabilme kabiliyetine ne kadar sahip
olduğunu ölçmektedir

Tedarik Zinciri Performans Ölçüm Sistemleri

Performans ölçüm sürecini düzenleyen ve destekleyen araçlar performans ölçüm sistemleri olarak adlandırılır. Performans ölçüm sistemi farklı amaçlarla kullanılan değişik matrisler (performans ölçümleri) sunmaktadır. Örneğin; karar almayı ve yönetim kontrolünü desteklemek, sonuçları değerlendirme, çalışanları motive etme, öğrenmenin uyarılması, koordinasyon ve iletişimin geliştirilmesi gibi. Performans ölçümü; yönetime sunulan bir sürecin kaynak ya da çıktının verimlilik ve etkinliliğini değerlendiren bir bilgidir. Yapılan pek çok çalışmada performans ölçüm sistemlerinin özellikle finansal ve finansal olmayan ölçümleri içermesi gerektiği belirtilmektedir. Performans ölçümlerinin tasarlanmasında stratejiler ve ölçümler arasında bir bağ oluşturulması, içsel ve dışsal faktörler arasında bir denge sağlanması gibi unsurların dikkate alınması gerekmektedir. Tedarik zinciri yönetimi, çok disiplinli bir alandır ve pek çok farklı bakış açılarından ele alınmaktadır. Tedarik zinciri yönetimi pek çok farklı disiplini içerisinde barındıran ve bu nedenle de farklı bakış açıları ile ele alınması gereken bir alandır. Operasyonel araştırmalar, lojistik, pazarlama, örgütsel teoriler ve stratejiler gibi alanlar tedarik zinciri performans ölçümünde yararlanılan bilimsel kaynaklar olarak değerlendirilir. 1990’ların sonunda, tedarik zinciri alanında kullanılan performans ölçümlerinin çoğu lojistik ve dağıtım ağlarının performans ölçümü üzerine odaklanmaktaydı. Stok maliyetleri ve teslim zamanı ile ilgili performans ölçümleri şüphesiz ki faydalı ölçümlerdir, ancak daha karmaşık tedarik zinciri yapıları ortaya çıktığında bu ölçüm sistemleri yönetim bakışaçısı açısından çok yeterli olamamaktadırlar. Bu açıdan, tedarik zinciri ile ilgili olan performans ölçüm sistemleri bütünsel bir yapı sergilemeli ve aynı zamanda bütünleşik bir ölçüm sistemi uyarlanmalıdır. Tedarik zinciri performans ölçümleri kaynaklar, çıktı ve esneklik gibi kriterlere göre düzenlenebileceği gibi stratejik, taktiksel ve operasyonel ölçümler olarak karar verme süreçlerinin öne çıkartıldığı kriterler temel alınarak da düzenlenebilmektedir.

Tedarik zinciri yönetiminde en önemli sorunlardan birisi; tedarik zinciri içerisinde yer alan her bir firmanın ve bu firmaların ortaya koyacakları çabaların ve bu firmaların çalışanlarının nasıl organize edileceğidir. Performans herhangi bir sistemdeki güdüsel davranışları ölçer. Bir firma içinde ve tedarik zinciri boyunca performans ölçütleri seçimi çok önemlidir. Yöneticiler, tedarik zinciri ortaklarının ve çalışanlarının davranışlarını performans ölçütleri kullanarak koordine eder. Bu; olası ölçümler kullanımı yoluyla hedeflerimize doğru ilerleme olup olmadığını belirlemektir. Yöneticiler verimliliği arttırabilmek için ölçüm yaparlar. Ölçüm; ölçüm döngüsü içerisindeki adımlardan sadece birisidir, bu adımla birlikte değerlendirme, planlama, geliştirme adımlarından geçilir ve tekrar ölçümleme yapılır. İdeal performans ölçümü; tedarik zinciri içerisindeki her firmayı bu firmaların tüm çalışanlarını, zincir içerisindeki tüm çabaların daha fazla kâr elde etme doğrultusunda yönlendirilmesi için itici güç rolü üstlenir. Tedarik zincirinde yer alan her firma için nihai performans ölçüsü, yatırım geri dönüş oranı ya da sermaye kullanım verimliliği olarak karşımıza çıkar. Ancak, bu ölçümün hangi zaman ölçeğinde yapılacağı yani çeyrek dönemler bazında mı yoksa yıllar itibari ile mi değerlendirilmesi gerektiği de önemli bir sorundur. Bu sorunun cevabı ise, tedarik zincirinin uzun dönemli yarar elde etmesi için tedarik zincirinde yer alan firmalar ve bu firmaların çalışanlarını hem uzun hem de kısa vadede sürekli olarak güdüleyecek mükemmel bir performans ölçümü olmadığıdır. En uygun performans ölçümünün seçimi için yapılması gereken hem tedarik zincirinin bir bütün olarak hem de zincir içerisinde yer alan firmaların ayrı ayrı izlenmesi gerekmektedir.

Tüm performans ölçütlerinde potansiyel problemlerin var olduğu göz önüne alındığında, seçilen tüm ölçümlerin firmanın ve tedarik zincirinin finansal başarısı ile ne kadar ilgili olduğunu anlamanıza yardımcı olur. Gelir tablosu ile bağlantılı olan tedarik zinciri performans ölçümlerinin önemli değişkenleri; satış gelirleri, lojistik maliyetler ve lojistik kâr dağıtımıdır. Örneğin; tedarik zinciri üyeleri satış gelirlerini iyileştirmek için satılan malın maliyetini azaltırken aynı zamanda müşteri hizmetlerini de geliştirmek zorundadırlar. Bu durumu ise; satın almalarını, malzeme ihtiyaç planlamasını, üretim planlamalarını ve operasyonların kontrolünü daha iyi bir biçimde geliştirerek gerçekleştirebilirler. Geleneksel olarak, performans ölçümü, eylem etkinliğini ve verimliliğinin nicel süreç olarak tanımlanmasıdır. Diğer bir deyişle, performans ölçümü performansın karmaşık gerçekliğinin benzer koşullar altında iletilebilen ve rapor edilebilen , bir dizi sınırlı sembollere dönüştürülmesi anlamına gelir. Performans ölçümleri yöneticilerin performansı izlemeleri, süreçleri net bir şekilde görmelerini, motivasyonu ve iletişimi arttırmaları ve sorunları teşhis etmeleri açısından çok önemli geri bildirim bilgisi sağlamaktadır. Tedarik zinciri yönetiminde performans ölçümleri, tedarik zinciri üyeleri arasındaki karşılıklı anlayışı ve bütünleşmeyi kolaylaştıran bir unsurdur. Aynı zamanda, stratejilerin etkinliğini ortaya çıkarmak, başarı ve potansiyel fırsatlarını belirlemek için görüş sağlamaktadır. Özellikle tedarik zinciri yönetiminde iş hedeflerinin ve stratejilerinin yeniden tasarlanması ve yeniden mühendislik süreçleri konularında kararların alınmasında, vazgeçilmez bir katkı yapar.

Tedarik zinciri yönetimi içerisinde performans ölçümü oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Tedarik zincirine ait genel sisteminin ve bu genel sistemi oluşturan bireysel sistem bileşenlerinin performansının zamanında ve doğru bir değerlendirmesinin yapılması çok önemlidir. Etkili bir performans ölçüm sistemi,

  1. Sistemi anlamak için bir temel oluşturur,
  2. Sistemin bütünü içerisindeki tüm davranışları etkiler ve
  3. Tedarik zinciri üyeleri ve dış paydaşlar için çabaların sonuçları hakkında bilgi sağlar.

Gerçek anlamda, performans ölçümü stratejik formülasyonu yönlendirerek, bu stratejinin uygulanmasının izlenmesinde önemli bir rol oynamasının yanı sıra karmaşık bir değer yaratma sistemi olarak tedarik zincirini bir arada tutan birleştiricidir. Ancak, önemine rağmen, 1990 yılı öncesinde, tedarik zinciri performansı genellikle basitleştirilmiş ve kimi zaman sadece maliyet azaltma temeline dayanan teknikler ile ölçülmekte idi. Uygun bir performans ölçüm sistemini eksikliği, etkin tedarik zinciri yönetimi için önemli bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. İyi bir performans ölçümü aynı zamanda harekete geçirici niteliktedir. Bu tarz bir performans ölçüm sistemi yöneticilere sadece tedarik zinciri içerisindeki sorunları tanımlamasına değil aynı zamanda bu sorunları ortadan kaldırma olanağı sunar ve böylelikle müşteri ile olan ilişkilerin sürekli bir biçimde zarar görmesi de önlenmiş olur. Etkin tedarik zinciri performans ölçümünün bu genel müşteri odaklı özelliklerinin ötesinde, tedarik zincirinin tümünü kapsayan performans göstergelerinin geniş bir yelpazesinin değerlendirilebilmesi arzu edilen bir durumdur. Bunlar ise;

  1. Zaman içerisinde tüm tedarik zinciri içerisinde hem ortalama tutulan stok hacmindeki
    ve hem de stok dönüşüm sıklığındaki değişimler,
  2. Gelişen müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için bir bütün olarak tedarik zinciri adaptasyonu
  3. Karşılıklı güvene dayalı içsel tedarik zinciri ilişkileridir.

Son olarak, tedarik zinciri performansının etkili ölçümü; bütünleşik zincirin kendisinin de ilerisine farklı açılardan bakmasını gerektirir. Örneğin bazı bütünleşik tedarik zincirleri ölçümlerin objektifliğinden emin olmak için, tedarik zinciri üyelerinin faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerde müşterilere yönelik araştırma yapmak için dışarıdan kontroller tutabilirler. Buna ek olarak yöneticiler, performans değerlendirmelerinden sorumlu olduklarından, içsel tedarik zincir performansını kendi endüstrileri de dahil olmak üzere başka endüstrilerin de tedarik zincirleri ile sürekli bir biçimde kıyaslamak zorundadırlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s