İslâm Orduları Mısır’da

Mısır’ın geçmiş kültür izleri ilk kez Hristiyanlar tarafından tahrip edilmeye başlandı. Hristiyanlaştırma faaliyetleri adı altında çok sayıda mabet kapattırıldı ve içlerindeki eserler yakılıp yokedildi… Kaçınılmaz son, Araplar’in Mısır’ı işgal etmesiyle geliyorum dedi… Uzun bir süredir çevre kıtalardan gelen kişileri inisiye etmekle uğraşan Mısır, askeri güçten oldukça yoksun kalmıştı. Büyük bir askeri güçle üzerine gelen İslâm Orduları karşısında fazla direnemedi… Teslim oldu… Halka iki seçenek tanındı: Ya Müslümanlığa geçecekler, ya da kılıçtan geçirileceklerdi. Mısırlılar Müslümanların gözünde Allah yoluna döndürülmeleri gereken putperest kafirlerdi… ve Sonunda Müslümanlar’ın istediği oldu. Çareleri yoklu… Müslüman oldular… Halife Ömer döneminde işgal edilen Mısır’da Arapkir’in ilk işi, “İskenderiye Okulu”nu dağıtmak oldu. Bu öylesine bir dağıtmaydı ki, bu olay daha sonraları tarih kitaplarına İskenderiye Kitaplığı’nın yakılışı olarak geçecekti. Böylelikle İskenderiye Kitaplığı’nda saklanan Tufan Öncesi’ne ait Kutsal Bilimle ilgili çok sayıdaki Ezoterik kitap yakılarak yok edildi. İnsanlığın aşağıya iniş sürecinin hız almasında büyük bir yarar sağlayan bu yıkım sayesinde, Tufan Öncesi’ne ait birçok yazılı bilgiler günümüze kadar gelemedi. Ancak yine de çok az sayıda da olsa bazı gizli kitaplar bu yıkımdan kaçırılabildi. İşte günümüze kadar gelebilenler de rahiplerin saklayabildikleri bu belgeler oldu. Daha sonralan bu kitaplar güvenilir kişiler vasıtasıyla elden ele ulaştırılarak varlıklarını sürdürebildiler. Yıkım gerçekten de kelimenin tek anlamıyla müthişti!… Onbinlerce yıl öncesine ait büyük bir tarih resmen yokediliyordu… Rahiplerin bu yıkımı durdurabilmeleri noktasında yapabilecekleri hiç bir şey yoktu. Dahası artık inisiyatik çalışmalarını sürdürebilecekleri bir mabetleri bile kalmamıştı. Yazılı belgelerinin de hemen hemen tamamı yakılıp yokedilmişti. Eskinin anısına ve ”Kutsal Bilim’in Sırları”na bağlı rahipler birerli ikişerli gruplar oluşturarak, gizlice toplanmaya başladılar. Her ne olursa olsun Ezolerik Gelenek, üstü örtülü bir şekilde de olsa gelecek kuşaklara aktarılmalıydı. On bin yıl önce Tufan’dan kurtarılarak kendi atalarına emanet edilen ”Kutsal Bilim ‘in Sırları “nın Araplar tarafından tamamen yok olmasına izin veremezlerdi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s