Cüce Cinler

Cüce cinler boyları çok uzun olmayan define bekçisi olarak bilinen cin türüdür, bunların bir diğer adı da lebrikondur. Gerçekte defineyi her cin beklemez bunlarda tıpkı insanlar gibi ırk ırk ayrıdır, insanların nasıl mala mülke düşkünü olan varsa cinlerdeki durumda aynıdır. Boyları kısa sevimli görünmelerine rağmen mala mülke düşkün tamahkar oldukları kesindir.Zaten John Ronald Reuel Tolkienin kurgusal romanı Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit`de de bu cücelerden altınla ugrastiklari için sıkça bahsedilir .Hatta cuce cinler iskandinav mitolojisinde bile geçer. Normalde çok zararsız olan bu tür cinler iş hazineye gelince çeşitli kılıklara girerek insanları korkutup bölgeden uzaklaştırabilir. Ortalama 85 – 95 cm boyunda her kılığa girebilen türlerdendir, kazı esnasında normalden daha büyük yılan olabildikleri gibi en çok kurbağa şekline girerek insanları hazine olan yerden uzaklaştıracak farklı yöntemlere başvurur. eski çağ insanları ise bu cinlerin tuatha soyundan geldiklerine inanmışlar ayrıca bu cinleri yakalayan kişiler serbest bırakma karşılığı bildiği bütün define yerlerini söyletebilir..

Eski Dönemlerde Anlatılan Cüce Cin Hikayeleri

1850 lerde kayalara resmedilen bu cüce cinler o dönemdeki hikayelere göre çiftçinin biri bu cini yakalamış ve hazinenin yerini söylemesi için tehdit etmiş zorda kalan cüce cin hazinenin düz arazide kanarya otunun altında olduğunu söylemiş, çiftçi gösterdiği kanarya otuna bir kırmızı kurdele bağlar daha sonra küreği eline almak için cini bırakır, bıraktığı cin bir anda kayıp olmuştur telaşlanan çiftçi daha sonra cini bırakıp hazineyi kazmaya karar verir, bir bakarki her taraf kanarya otu ile dolu, hazinenin yerini kaybettiğini düşünürken kırmızı kurdele bağladığı otu bulur ve hazineyi alır başka bir hikayeye göre genç bir kızın yanına gelen cüce cin ona hazine olduğunu bu hazineyi kendisine vereceğini söyler, genç kız bu teklifi kabul ettikten sonra yola koyulurlar, genç kız arkasına baktığında cüce cini takip eden fakat ona dokunamayan arı sürüsünü görür ve hazineyi almadan geri döner.

Leprikon

Leprikon, İrlanda mitolojisinde İrlanda Adası’nda yaşadığına inanılan yeşil giyinen, ayakkabıcılıkla uğraşan küçük vücutlu cinler. İrlandalı mitoloji araştırmacılarının söylediklerine göre Kelt ırkı insanların İrlanda adasına ayak basmadan önce burası Leprikonların ortak yaşam alanıydı. Leprikonların boyları ortalama 90–92 cm’dir. Leprikonlar ve diğer yaratıklar Kelt ve Kelt öncesi tarihin birer sembolüdür. Ayakkabı yapımıyla para kazandıkları, çok zengin oldukları ve savaş zamanında birçok hazine gömdükleri söylenir. Bir efsaneye göre, bir leprikon’a gözlerinizi kırpmadan baktığınız sürece kaçamayacak, ancak gözünüzü kırptığınızda ya da başka yöne çevirdiğinizde, anında yok olacaktır.

Antik Roma ve Yunanca olan cinleri, daha yarı tanrı ya da başka bir şekilde ruhlar olarak düşünülmüş, insanlardan üstündür. Cinler, Altın Çağ döneminde ölen ve yaşayan insanların koruyucu olanların ruhlarıydı. Ama şimdiki çağda kahramanca bir kişi de ölümünden sonra bir cin olabilir. Aksi halde cin, büyük tanrılardan gelen birer ışıma (Emanation) olarak kabul edilir. Bazı yazarlar cin ve tanrıları eşit kılıyorlardı ve onları sadece insanlarla olan ilişkilerinden ayırdılar. Bazı yazarlar bile eşit tanrı ve tanrılara sahipler ve onları yalnızca insanlara olan bakışlarıyla ayırt ettiler. Romalılar cinlere kurbanlar teklif etti. Cinler ayrıca, kahinlerın da yardımcılarıydı. Yunan filozofu Sokrates için, cin bir “iç ses” idi ve onu uyardı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s