Roma Tıbbı

Roma dönemindeki doktorların en ünlüsü Galenos’tur. Küçük Asya’da Pergamon’da (Bergama) doğmuştur. Yunanlı bir mimarın oğludur. M.S. 161’de Roma’ya gitmiş, bütün doktorluk yaşamı orada geçmiştir. Bir tıp geleneği yaratmış ve bunda o derece başarılı olmuştur ki sonunda imparatorluk ailesinin hekimliğine getirilmiştir.

Galenos’un çalışmaları Arap dünyası ve Avrupa’da Ortaçağ boyunca son derece etkili olmuştur. İnsan vücudunun fiziksel yapısı ve işlevleri konusunda önemli araştırmalar yapmıştır. Yasal olmadığı için, kadavraları (insan ölülerini) kesip açarak herhangi bilgi edinemediğinden, maymun ve domuz ölülerinden yararlanmak zorunda kalmıştır. Ne var ki hayvanlar insanlardan farklı olduğu için, 16. yüzyılda Vesalius’un çalışmalarına kadar doğru kabul edilen insan anatomisi ile ilgili kuramları birçok yanlışı içermekteydi. Galenos’un dolaşım sistemi birkaç bakımdan yanlıştı. Kanı kalbe taşıyan toplardamarları vücudun çeşitli bölümlerine taşıyan atardamarları ise vücudun soluna koymuştur. Ayrıca kanın, kalbin septumunda (iç duvarında) bulunan gözeneklerden sızdırıldığına inanıyordu.

Galenos derslerinde, kalbin atardamarlardan kanı ”pneuma” (akciğerlerin havayı içine çektiğinde elde ettiği çeşitli ruh) dediği bir şeyle karışmış olarak pompalandığını anlatıyordu. Kanın vücutta dolaşmadığını, ancak ihtiyacı olan organlara gönderildiğini ileri sürüyordu. Bu kuram yanlıştı, fakat 17. yüzyılda William Harvey adındaki bir İngiliz doktor, kanın sürekli olarak bütün vücudu baştan aşağı dolaştığını saptayana kadar doğru kabul edildi.

Bir Cevap Yazın