Dinozorlar Yavrularına Bakar Mıydı?

Eğer bakabilecek boyutlardaysa bakardı. Bu ne demek oluyor diyeceksiniz. Açıklayalım. Bazı Dinozorların boyu devasaydı. Örneğin Argentinosaurus gibi. Bunlar çok büyük olduğu için yumurtalarını koruyamazdı veya bir yerde duramazlardı. Sürekli sürü halinde ilerlerlerdi. Bundan dolayı çok yumurta yaparlar ve yumurtaları öylece bırakırlardı ve yoluna devam ederdi. Normal boyutlarda olan dinozorlar ise yavrularına bakar ve onları beslerdi. Dinozorlar yavrularına şefkat beslerdi.

Dinozorlar insanlardan önce dünyaya hükmediyordu ve gerçekten de çok güçlü ve dayanıklı canlılardı. Her türlü iklimde yaşayabilen dinozorlar olduğu gibi bir süre su altında da kalabilen ve sonra tekrar karaya çıkabilen dinozor çeşitleri de vardı. Örneğin Spinosaurus. Başı timsaha benzeyen bu dinozor, su altında avlanabilirdi. Boyu Trex’den bile büyüktü. Spinosaurus ‘un omugasından dışarıya doğru genişlemiş olan 2 metreye kadar erişebilen uzun ayırdedici çıkıntıları bulunur. Bazı yazarların bunun kaslarla kaplı kambur veya kabartı şeklinde olduğunu öne sürmesine rağmen muhtemelen yelkenli şeklindeki bu çıkıntılar deri ile birbirlerine bağlıydılar. Bu yapı için termoregülasyon ve gösteriş de dahil çok yönlü işlevler öne sürüldü. Yapılan son tahminlere göre Spinosaurus bilinen bütün etçil dinozorlar içerisinde (Tyrannosaurus rex ve Giganotosaurus da dahil) en büyük olanıdır. Bu tahminlere göre Spinosaurus yaklaşık olarak 15-16 metre uzunluğunda ve 6.5-7 ton ağırlığındadır.

Spinosaurusun dinozor meraklıları tarafından büyüklüğü, yelkensi çıkıntısı ve uzun kafatası ile bilinmesine rağmen dinozor en çok yakın zamanda keşfedilen birkaç diş ve kafatası parçasının dışında yok edilen kalıntılarından bilinir. Buna ek olarak şimdiye kadar dinozorun sadece belkemiği ve kafatası ayrıntılı bir şekilde tanımlandı, kol ya da bacak kemikleri henüz bulunamadı. Spinosaurusun çene ve kafatası ile ilgili makale 2005’te yayımlandı. Bu makaleye göre dinozorun yaklaşık 1.75 metre olduğu tahmin edilen kafatası etçil dinozorlar içinde en uzunudur. Kafatasında testere gibi olma niteliği azalmış aralıksız konik şekilli dişlerin olduğu, çene ve burundan oluşan dar kısım vardı. Yukarı çenenin en ön kısmının her iki yanında ve üst çene kemiğinin orta ön kısmında (inter maksiller kemik) altı veya yedi diş ve onların arkasındaki çene kemiğinde on iki diş vardı. İnter maksiller kemikteki ikinci ve üçüncü diş diğerlerinden fark edilebilir bir şekilde büyüktü. Bu dişler diğer dişler ve anterior maksilladaki büyük diş arasında bir boşluk oluşturuyordu. Bu boşluk alt çenedeki büyük diş tarafından kaplanıyordu. Çene ve burundan oluşan kısmın büyük anterior dişleri tutan en uç tarafı genişti. Gözlerin hemen önünde küçük bir kabartı bulunuyordu.Ancak bulunanlara rağmen hala davranışları hakkında en ufak bir bilgimiz yoktur.Etobur olduğu kesin olarak bilinen çok az gerçekten biridir.Hızı hala bilinmiyor;ancak saatte 60 ila 70 kilometre hızla koştuğu tahmin ediliyor. Spinosaurusun yelkeni sırt omurlarından büyüyen oldukça uzun sinirsel dikenlerden oluşur. Bu dikenler büyüdükleri omurlardan yedi ya da on bir kat daha büyüktür.

Spinosaurusun ilk tanımlanan kalıntıları 1912’de Mısır’da Bahariye Vadisi’nde bulundu ve 1915’te Alman paleontolog Ernst Stromer tarafından isimlendirildi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s