Süperkıtalar

Alfred Wegener bir Alman meteoroloji uzmanıydı. Berlin, Heidelberg ve Innsbruck Üniversitelerinde okudu. 1910’da bir gün bir dünya haritasına bakarken, Afrika’nın batı kıyılarının bir bölümünün, Güney Amerika’nın doğu kıyılarını tamamlayan bir biçimde olduğu dikkatini çekti. Bundan ve fosil kanıtlardan yola çıkarak, iki kıtanın bir zamanlar Pangaea adını verdiği tek bir “süperkıta” halinde birbirine yapışık olduğunu ileri…

Read More

Tekbiçimli Değişme

Charles Lyell İskoçya’da dünyaya geldi. Oxford Üniversitesi’nde hukuk okudu, ama 21 yaşındayken yerbilim le ilgilenmeye başladı. 1831’de Londra’daki King’s Collage,’a yerbilim profesörü olarak atandı. Konunun, zengin amatörler için bir hobi olmaktan çıkıp herkesçe kabul edilen bir bilim haline gelmesini sağladı. Lyell, yerbilimsel özelliklerin çok uzun zaman dilimlerinde oluşan doğal süreçlerin bir sonucu olduğunu düşünüyordu. Rüzgar…

Read More

Plüton Kuramı

James Hutton önce İskoçya’da avukatlık eğitimi almasına, ardından doktor olmasına karşın, sonunda ünlü bir yerbilimci oldu. 1795’te Yer Kuramı’nı yayımladı. Bunda Kitab-ı Mukaddes’ teki tufan fikrine yer vermedi. Onun yerine Dünya’nın milyonlarca yılda yavaş yavaş değiştiğini ve bugün de değişmekte olduğunu ileri sürdü. Ona göre, yerkabuğu önce rüzgar, su, deprem ve yanardağ gibi doğal güçler…

Read More

Neptün Kuramı

Abraham Werner demir ve maden endüstrileriyle bağlantıları olan zengin bir Alman ailesinin çocuğuydu. Başta hukuk okudu, ama sonra yerbilim okumak için hukuku bıraktı. 1775’te, Saksonya’da, Freiberg’te madencilik ve mineral işim konusunda araştırmalar yapan bir enstitü kurdu. Kaya ve toprak çeşitlerini sınıflandırmak için geniş ölçüde kabul gören ilk sistemi hazırladı. 18. Yüzyılın sonlarında, birçok insan, Dünya’ya…

Read More

Dünya’nın Yaşı

19. Yüzyıldan önce, Dünya ve onun tarihi ile ilgili kuranların çoğu Kitab-ı Mukaddes’e dayandırılıyordu. Fakat insanlar yavaş yavaş Dünya’nın Kitab-ı Mukaddes’te ileri sürülenden daha yaşlı olduğu konusunda kanıtlar bulmaya başladılar. Bazı kaya katmanlarının diğerlerinden daha yaşlı olduğunu gördüler. Fosillerden elde edilen kanıtlar da soyu tükenmiş birçok bitki ve hayvan türünü gözler önüne serdi. Yanardağlar ve…

Read More

Doğal Seçilim

Darwin, canlı varlıkların yiyecek ve barınak için birbirleriyle yarışmak zorunda olduklarını gördü. Her türün içinde, kimi bireylerin rastgele bir biçimde ötekilere oranla daha fazla hayatta kalmalarını sağlayan bazı özelliklere sahip olarak doğduklarını fark etti. Ona göre, böyle bireylerin soyundan gelenler, zaman içinde gerçekleşen bu özellikleri kalıtım yoluyla alır. Türün söz konusu yararlı özelliğe sahip olmayan…

Read More

Darwin’in Buluşları

Sefer heyeti HMS Beagle adlı bir gemiyle yola çıktı. Araştırma gezisi beş yıl sürdü. Gemi Brezilya’ya, Arjantin’e Şili’ye Peru’ya ve Pasifik Okyanusu’nds Ekvador açıklarındaki Galapagos Adaları’na uğradı. Kayalık on adadan oluşan bu adaların her birinde farklı bir vahşi yaşam varlığını sürdürüyordu. Darwin, yol boyunca bitki, kuş ve hayvan örneklerinin dışında kaya ve fosillerin de bulunduğu…

Read More

Güney Amerika Seferi

Charles Darwin İngiltere’de Shrewsbury’de, başarılı bir doktorun oğlu olarak dünyaya geldi. Shrewsbury’de okula gitti, daha sonra tıp okumak için Edinburg Üniversitesi’ne devam etti. Fakat toptan hoşlanmadı ve babasının zorlamasıyla, papazlık eğitimi almak üzere Cambridge Üniversitesi’ne geçti. Sonunda papazlık derecesi aldı, ama bu alanda çalışmak da onu mutlu etmedi. Buna karşılık, bitkibilim ve böcekbilime çok büyük…

Read More

Kralın Botanikçisi

Lamarck boş zamanlarında bitkiler konusunda eğitim aldı. Öyle başarılı oldu ki 1781’de Fransa kralının botanikçisi oldu. Fransız Devrimi’nden 10 yıl sonra, Paris’te, yeni Doğa Tarihi Müzesi’ne profesör olarak seçildi. Orada dersler verdi, gösteriler hazırlayıp sergiler düzenledi. Fosillerle modern hayvan biçimleri arasındaki farklar dikkatini çekince Lamarck, bitki ve hayvan türlerinin aynı kalmadığı, kuşaktan kuşağa değişikliğe uğraması…

Read More

İlk Evrim Düşünceleri

Lamarck Şövaltesi Jean-Baptiste de Monet, soylu ama yoksul bir anne babanın on birinci ve en küçük çocuğu olarak Fransa’da dünyaya geldi. Güçlüklere dolu bir yaşam sürdü. Yaptığı çalışmalar unutulmuş bir durumda, kör ve yoksul olarak hayata gözlerini kapadı. 16 yaşındayken orduya katıldı, ama sağlığı kötü olduğu için ayrılmak zorunda kaldı. Tıp alanında yükselmeyi istediği halde,…

Read More

Evrim

17. Yüzyılın sonuna kadar çoğu Avrupalı, doğadaki her şeyin eskiden beri hep aynı olduğuna inanıyordu; bitki ile hayvan türlerinin, Tanrı’nın yaratmış olduğu ilk halleriyle değişmeden kaldığını Düşünüyorlardı. Ancak, 18.yüzyılda bununla çelişen çok sayıda kanıt elde edildi. İnsanlar, bitkilerin ve hayvanların özelliklerinin çok uzun zaman dilimlerinde değişikliğe uğraması gerektiğini ileri sürmeye başladılar. Bugün, buna evrim diyoruz….

Read More

Yeni Bir Gazın Bulunması

Joseph Priestley İngiltere’de, Yorkshire’da doğdu. Papazlık eğitimi aldı, ama hemen bilimsel çalışmalarla ilgilenmeye başladı. Çalışmaları sayesinde tanınan biri haline geldi, ama politik baskılar onu 1791’de İngiltere’den ayrılıp ABD’ye gitmek zorunda bıraktı. Priestley 1774’te en önemli buluşunu yaptı. Cıva oksit denilen kimyasal maddenin ısıtılınca bir gaz açığa çıkardığını fark etti. Yanan bir mumu bu gaza tuttuğunda…

Read More

Elementler Arasındaki İlişki

Dimitri Mendeleyev Rusya’da, Sibirya’da on dört çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak doğup büyüdü. Petersburg Üniversitesi’nde bilim öğrenimi gören parlak öğrencilerden biriydi. Daha sonra da orada kimya profesörü oldu. Farklı kimyasal elementler Arasındaki ilişkiyi inceledi. O zamanlar çok az bilim adamı, bazı elementler arasında, atom ağırlıklarıyla ilişkili birtakım benzerlikler olduğunun farkındaydı. Bu bir elementin atom…

Read More

Modern Bir Atom Kuramı

John Dalton, İngiltere’nin kuzeyinde küçük bir köyde doğdu ve kendi kendini yetiştirdi. Fikirleri en temel kimyasal sürecin, yani elementlerin bileşik oluşturma sürecinin, daha iti kavranması sağladı. 1808’de Yeni Kimya Felsefesi Sistemi’ni yayımladı. Bu kitapla ortaya atılan iki temel düşünce vardı. Biri, bütün kimyasal elementlerin atom denilen ve kimyasal tepkime sırasında artık daha fazla parçalanmayan çok…

Read More

Kimyasal Yapıtaşları

Lavoisier 1789’da Robert Boyle’un kitabına dayandırdığı Kimyasal Adlandırma Yöntemi’ni yayımladı. Burada, elementlerin (artık daha basit maddelere bölünmeyen maddeler) kimyasal yapıtaşları olduğunu düşüncesini geliştirdi. Lavoisier, 33 elementlik bir liste yaptı ve bu listeyi, bu elementlerin bileşik (birden fazla elementten meydana gelen maddeler) oluşturmak üzere ne şekilde biraraya geldiklerini gösterecek biçimde düzenledi. Kitap ayrıca, maddeler için kimyasal…

Read More

Oksijen Adının Verilişi

Lavoisier, yanma sürecini incelemek için bir dizi deney yaptı. Öncesinde ve sonrasında dikkatle tartarak birtakım maddeleri açık havada ısıttı. Elde ettiği sonuçlar, maddelerin ağırlık kaybetmekten çok, genellikle daha çok ağırlaştığını gösterdi. Bu da onu, maddelerin havadan bir şeyler soğurması gerektiği sonucuna götürdü. Bu bilinmeyen maddenin Priestley’in tanımladığı gaz olduğunu gösterdi ve ona yeni bir ad…

Read More

Modern Kimyanın Kurucusu

Antoine Lavoisier (1743-1794) Paris’te doğdu. Avukatlık eğitimi aldı. Ama bilimle ilgilenmeye başladı ve bilimsel çalışmalarını desteklemek için vergi tahsildarlığı yaptı. Vergi tahsildarları Fransız Devrimi’nin önderlerinin hiç hoşlanmadıkları insanlardı. Lavoisier de devrimin sonunda idam edilen birçok insandan biri oldu. Antoine Lavoisier Hakkında Daha Fazla Malumat Edinmek İsteyenlere; Antoine Lavoisier Marie Anne Lavoisier Aşkı! – Türkçe Malumatlar…

Read More

Yunanistan’ın Türkiye’nin Yarısını İstemesi

Yunanistan’ın Türkiye aleyhine olan istekleri hiç bitmiyor. Her durumda Türkiye ile sorun yaşamaya çalışan Yunanistan, her seferinde isteklerini daha da çoğaltıyor. Elinde imkan olsa Türkiye’nin en az yarısını işgal edecek olan Yunanistan sizce bu isteklerinden ne zaman vazgeçecek? Kıbrıs’ın tamamını kendilerine katmak istediler ve Türkleri katletmeye başladılar fakat sonunda ise Kıbrıs’ın yarıya yakınını Türkiye’ye kaptırdılar….

Read More

Kadınlar Ve Cengiz Koraltan

Evli kadınlar, mutsuz kadınlar veya dul kadınlar farketmez. Hatta Travestilere de yürür. Cengiz Koraltan Cinsiyet de ayırt etmez. İşte eşitlikçi ve ayrımcı olmayan bir birey! Cengiz Koraltan gibiler mutsuz kadınların her zaman imdadına yetişir. Gerçekten de bazı kadınlar böyle erkeklere bayılmaktadır. Cengiz Koraltan’a sapık diyenler acaba Cengiz Koraltan’ın altına yatmak için sıraya giren kadınlar için…

Read More