Şeriatçı Şarkıcı Begüm Polat Erotik Fotoğraflarıyla Servet Elde Ediyor!

Türkiye’nin şeriatla yönetilmesini savunan ve halifeliğin geri gelmesini isteyen Begüm Polat’ın serveti dudak uçuklatıyor! Erotik fotoğraflarını satışa sunan ve kişiye özel erotik içerik elde eden Begüm Polat, Türkiye’de şeriat olmadığı için insanların mutsuz olduğunu ve şeriat gelirse Türkiye’nin her anlamda ilerleyeceğini söyledi.

Vitrini Şeriat, Kasası Erotizm: Bu Ne Perhiz Bu Ne Lahana Turşusu?

Türkiye son yıllarda çok fazla “absürtlük” gördü ama Begüm Polat’ın sergilediği bu son performans, ironi tarihine altın harflerle geçecek türden. Bir yanda ücretli abonelik sistemleriyle erotik içerik satarak modern dünyanın tüm “özgürlükçü” nimetlerini nakde çeviren bir figür; diğer yanda aynı ağızla “Şeriat gelsin” diyerek o sattığı içeriklerin, bizzat savunduğu sistemde “haddi” ve “infazı” olduğunu unutmuş gibi davranan bir zihin yapısı.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Eğer savunduğunuz o nizam gerçekten gelse, bugün “abonelik” adı altında pazarladığınız o karelerin bedelini hangi meydanda, nasıl ödeyeceğinizi hiç düşündünüz mü? Yoksa bu “Şeriat” çağrısı da tıpkı o fotoğraflar gibi, sadece daha fazla tıklanmak, daha fazla konuşulmak ve daha fazla “müşteri” çekmek için tasarlanmış bir PR çalışması mı?

İnancı bir pazarlama stratejisi, bedeni ise bir ticari meta haline getirmek arasındaki o uçurumda dans ederken, aslında neyi temsil ettiğinizi de kaybediyorsunuz. Bir taraftan muhafazakar kesimin hassasiyetlerini “slogan” seviyesinde sömürüp, diğer taraftan o hassasiyetlerin en keskin sınırlarını ihlal ederek para kazanmak; samimiyetsizliğin en şeffaf halidir.

Gerçekten Şeriat istiyor olamazsınız. Çünkü Şeriatın olduğu yerde, sizin bugün yaptığınız “ticaretin” ne kapısı açık kalır ne de vitrini. Sizinki Şeriat özlemi değil, popülarite sarhoşluğuyla gelen bir “saçmalama özgürlüğü” kullanımıdır. İnsanların inançlarıyla dalga geçer gibi yapılan bu açıklamalar, ne o savunduğunuzu iddia ettiğiniz sisteme ne de savunduğunuz özgürlüklere hizmet ediyor.

Toplumun sinir uçlarıyla oynamak, bir “tıklanma” taktiği olabilir; ancak bu kadar derin bir tutarsızlık, izleyicinin gözünde sizi “aykırı bir sanatçı” değil, sadece pusulasını şaşırmış bir figür haline getirir.

Sonuç olarak; ya sattığınız içeriğin arkasında durun ya da istediğiniz sistemin kurallarını bir zahmet okuyun. Çünkü bu ikisi aynı bedende sadece “gülünç” duruyor.

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin