Evet arkadaşlar yine bir Türkiye klasiği ile karşı karşıyayız. Her sene aynı mevzular, ayın geç kalmalar. YKS’ye Giren Tangalı, Dekolteli Kızlar Neyi Amaçlıyor? Hem Sınava Geç Kalıp Hem de İsyan Ediyorlar! Bu kızlar okula mı gidiyorlar yoksa film çekmeye mi? Bu kızlar pavyona mı giriyor yoksa sınava mı? Kimi resmen yataktan kalktığı donlarla geliyor kimi de sanki gece düğüne gider gibi geliyor. Kimi de sanki tenis kortuna gider gibi. Kimisi de plaja gider gibi resmen bikini tarzı kıyafetle geliyor. Yeter artık. Ahlak, disiplin, ciddiyet diye bir şey kalmadı ülkede. Artık mevzu kimin açık kimin kapalı olduğu mevzusu değil. Keza Türbanlılar da daracık deri taytlar ve kot pantolonlar giyiyor. Kızlar resmen teşhircilik yapıyor. Analar, babalar kızlarına sahip çıksın bu böyle olmaz. Kızlar resmen kutsal bir sınavı, topluma kendilerini en rüküş, en çıplak halleriyle dayattıkları bir teşhir alanına dönüştürmüş durumda. Buradan analara, babalara sesleniyorum: Evlatlarınıza, kızlarınıza sahip çıkın! Bir ana baba, evladını o kapıdan o kıyafetle uğurlarken hiç mi içi sızlamaz, hiç mi dur demez? Bu gidişat gidişat değil, bu böyle olmaz, olamaz!

Biz ki asırlar boyu dünyaya nizam vermiş, ahlakı ve disipliniyle tarihin akışını değiştirmiş şanlı bir Türk milletiyiz. Bizim köklerimizde, o asil Türk töresinde edepsizliğe, başıboşluğa ve ciddiyetsizliğe asla yer yoktur. Türk töresi demek; büyüğüne saygı, küçüğüne sevgi ama en önemlisi kendine ve toplumuna karşı sarsılmaz bir saygı demektir. Atalarımız, her adımını bir vakarla, bir duruşla atardı. Savaş meydanında da, ilim meclisinde de Türk’ün adı geçtiği an akıllara sadece disiplin, ciddiyet ve sarsılmaz bir ahlak abidesi gelirdi. Bizim ulu atalarımız, kadınıyla erkeğiyle iffeti ve haysiyeti her şeyin üstünde tutardı. Türk toplumu, tarihin hiçbir döneminde böyle bir yozlaşmaya, böyle ucuz bir modernleşme masalı altında bedenini pazarlayan bir şuursuzluğa prim vermemiştir. Türk insanı, nerede nasıl davranacağını, devletin ve ilmin makamına nasıl girileceğini feci şekilde iyi bilirdi.
Türk kadını denince akla dünyanın en asil, en vakur, en saygın portresi gelir. Tarihte devlet yöneten Tomris Hatunlardan, cepheye mermi taşıyan Nene Hatunlara kadar Türk kadını her zaman toplumun baş tacı, namus ve iffet timsali olmuştur. Çünkü Türk kadınının en güzel, en parıltılı süsü onun yüksek ahlakıdır, efendi giyinişidir, vakur duruşudur. Gerçek Türk kadını, asaletini bedenini hunharca sergileyerek değil; zekasıyla, ahlakıyla, anaçlığıyla ve saygınlığıyla gösterir.
Ancak bugün o sınav kapılarında gördüğümüz, batı özentisi bir yozlaşmanın çukuruna düşmüş, o sözüm ona modern ama özünde tamamen cehalet kokan o çıplaklığı savunanları, o dekoltelileri, tangalıları yerin dibine sokmak her namuslu vatandaşın boynunun borcudur. Sınav salonu gibi ciddi bir mekanı plaj kafesine çeviren bu zihniyet, Türk kadınının o asil mirasına sürülmüş kara bir lekeden başka bir şey değildir. Kendi öz değerlerinden kopmuş, bedenini teşhir etmeyi özgürlük zanneden bu zavallı güruh, bu ülkenin geleceğini temsil edemez. Kendine saygısı olmayanın, devletin sınavına da, milletin değerlerine de saygısı olmaz. Kendinize gelin, titreyip özünüze dönün; burası yozlaşmış batının podyumu değil, burası şanlı Türk yurdudur!