Devesi Çalınan Bedevi! TYT Türkçede Beyin Yakan Bedevi Sorusu! Devesi Çalınan Bedeviyi Konu Alan Sorunun Cevabı Neydi?

Evet arkadaşlar, yine bir TYT klasiği ve yine o meşhur, okuyana kadar adamın ömrünü tüketen, zaman hırsızı Türkçe sorularından biriyle karşı karşıyayız. Hakikaten insan isyan etmeden duramıyor; böyle soru mu olur, böyle ölçme değerlendirme sistemi mi olur Allah aşkına? Gencecik çocukların hayat memat meselesi olan, saniyelerle yarıştıkları bir sınavda, koskoca bir paragraf dolusu bedevi hikayesi okutup zamanlarını insafsızca çalmak, akıllarını bulandırmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Soruyu hazırlayanlar herhalde sınavın bir hız ve psikoloji yarışı olduğunu tamamen unutup, çocukları çölde deve peşinde koşturarak güya derin felsefe yaptırmaya çalışıyorlar. Öncelikle şu soruya ve şıklara bakalım;

Bir bedevi çölde ilerlerken kendisine çaresizlik içinde el sallayan bir adam görür. Devesini hemen ona doğru sürer. Oldukça bitkin görünen adam, cılız bir sesle ancak “Lütfen biraz su!” diyebilir. Bedevi, devesinden atlayıp matarasına yöneldiği sırada adam büyük bir çeviklikle deveye biner ve uzaklaşmaya başlar. Bedevi, şaşkın bir şekilde adamın arkasından bakar ve ona şöyle seslenir: “Tamam, devemi aldın fakat senden bir ricam var. Bu olayı, yaşadığın sürece kimseye anlatma!” Bedevinin, devesinden çok bu olayı başkalarının duymamasını önemsemesi adamı meraklandırır. Deveyi durdurur ve bedeviye bu isteğinin nedenini sorar. Bedevi şöyle yanıtlar: “İnsanlar bu olayı duyarlarsa bir daha asla çölde muhtaç kalmış birine yardım eli uzatmazlar.”

Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerin hangisidir?

A-) Sana kötülük edene bile daima iyilikle karşılık ver.

B-) Her durum ve koşulda insanlıktan ümidini kesme.

C-) Sosyal uyumun karşılıklı saygıdan geçtiğini unutma.

D-) İnsanlara dürüst davranmayı öğütlemekten vazgeçme.

E-) Toplumsal dayanışmayı kendi önceliklerinden üstün tut.

Şu sorunun uzunluğuna, o dolambaçlı anlatımına bir bakın. Sınav salonunun o feci stresli atmosferinde, kalbi küt küt atan bir gencin bu upuzun bedevi kıssasını okuyup, bir de üstüne şıklardaki o birbirine benzeyen felsefi yorumlar arasında boğulması resmen bir eziyettir. Neymiş efendim, bedevi devesini çaldırmış da tek derdi çölde bir daha kimsenin muhtaçlara yardım etmemesiymiş. Buradaki sözüm ona doğru şık da “Toplumsal dayanışmayı kendi önceliklerinden üstün tut” maddesi olacakmış. Yahu, geleceğini iki saate sığdırmaya çalışan o çocuğun önceliği, o an optik formu tıkır tıkır doldurmak mı yoksa bedevinin toplumsal dayanışma felsefesi üzerine kafa yormak mı?

İşte bizim eğitim sistemimizin ve sınav mantığımızın en büyük prangası tam olarak budur. Bilgiyi, analitik zekayı, mantığı lojistik olarak düzgünce ölçmek yerine; böyle ağdalı edebiyatla, upuzun hikayelerle çocukların dikkatini dağıtmayı, morallerini bozmayı başarı sayıyorlar. Soru mu soruyorsunuz, yoksa masal saati mi yapıyorsunuz belli değil. Bu saçma sapan, ucu bucağı gelmeyen paragraf sorularıyla her sene binlerce gencin emeği, zaman yetiştiremediği için heba olup gidiyor. Gerçekten yeter artık. Sınavları birer kelime oyunu ve zaman tuzağı olmaktan çıkarıp, çocukların asıl kapasitesini ölçecek netliğe ve ciddiyete kavuşturmak bu ülkenin eğitim namusunun borcudur!

Adayların Sosyal Medya Tepkileri

-Bu soruyu yazanın 7 ceddini öpeyim.

-Soruyu yazan tuvalette ekmek yedi sanırım.

-Oğlum biz Arap mıyız niye Araplarda örnek veriyorlar?

-Başlayacam bedevesine de. Sabah sabah uğraştığımız şeye bak.

-İnsanların zekasıyla alay ediyorlar

-Böyle soru dünyanın hangi okulunda görüldü?

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin