Türkçülüğün Irkçı Önderleri: Rıza NUR ve Nihal ATSIZ

Osmanlı İmparatorluğundan çıkan isyanlar, azınlıkların taşkınlıkları, Türk olmayanların ihanetleri Osmanlı Türklerini derinden etkilemişti. Bu etkilenenlerden biri de hiç şüphesiz ki Rıza Nur’dur. Ancak Rıza Nur tüm bu ihanet süreçleri neticesinde ırkçı olmamıştı. Rıza Nur’un ırkçılığı Türk tarihinin derinliklerinde yatar. Rıza Nur’a göre Türkler üstün ırktı ve Gök Tengri tarafından seçilmiş bir ırktı. Bu ırk tüm dünyayı yönetmeliydi. Dünyada Türkten güzel, Türkten ahlaklı, Türkten üstün başka hiçbir ırk yoktu. Nihal Atsız ile Rıza Nur tanışıktan sonra Atsız’ın görüşleri de daha bir radikalleşti ve Irkçı Türkçülüğün önderi oldu. Rıza Nur Atsız’ın ırkçılığını çok beğendi. Atsız’ın diğer ırklara karşı olan tutumu Rıza Nur tarafından takdirle karşılaştı. Nihal Atsız yaptığı ırkçılık neticesinde Rıza Nur tarafından evlat edinildi ve Rıza Nur Nihal Atsız’ın manevi babası oldu.

Rıza Nur’un Irkçılığı

Rıza Nur (1879-1942), hekim, siyasetçi ve yazar kimliğiyle tanınır. Özellikle “Oğuzname” adlı eseri ve diğer yazıları, onun Türk ırkına olan inancını ve bu konudaki radikal görüşlerini yansıtır. Rıza Nur’un ırkçılığı şu yönleriyle öne çıkar:

  • Biyolojik Irkçılık Vurgusu: Rıza Nur, Türk ırkının biyolojik olarak üstün özelliklere sahip olduğuna inanıyordu. Türklerin “saf” bir ırk olduğunu, diğer ırklarla karışmanın dejenerasyona yol açacağını savunuyordu. Bu bağlamda, Türk ırkının fizyolojik özelliklerine ve genetik mirasına aşırı vurgu yapmıştır.
  • Irk Temelli Ayrımcılık: Türk olmayan unsurlara karşı sert bir tutum sergilemiş, onların devlette ve toplumda önemli roller üstlenmelerine karşı çıkmıştır. Özellikle gayrimüslimlere ve Türk olmayan Müslüman unsurlara (örneğin Kürtler ve Araplar) yönelik olumsuz ve dışlayıcı ifadeler kullanmıştır. Ona göre Türkler, diğer milletlere üstün yaratılmış bir ırktı ve devleti yönetecek asil kan onlardaydı.
  • Tarihi Yorumda Irk Vurgusu: Türk tarihini, tamamen ırk temelinde yorumlamış, Türklerin tarih boyunca üstlendikleri misyonu ırksal özelliklerine bağlamıştır.
  • “Oğuzname” ve Irksal Teori: En bilinen eseri “Oğuzname”de, Türk ırkının kökenleri ve saflığı üzerine kendi ırksal teorilerini geliştirmiş, bu teoriye dayanarak Türklerin tarihteki rollerini ve gelecekteki potansiyellerini açıklamaya çalışmıştır.

Nihal Atsız’ın Irkçılığı

Hüseyin Nihal Atsız (1905-1975), yazar, şair, tarihçi ve ideolog kimliğiyle Türkçülük akımının en bilinen ve radikal savunucularından biridir. Atsız’ın düşünce sisteminde ırkçılık ve Turancılık iç içe geçmiştir. Atsız’ın ırkçılığı şu unsurları içerir:

  • Türk Irkının Üstünlüğü ve Seçilmişliği: Atsız da Rıza Nur gibi Türk ırkının diğer ırklardan üstün olduğuna, belirli tarihsel ve kültürel özelliklerle donatıldığına inanmıştır. Türklerin tarih boyunca büyük devletler kurmuş olmasını bu ırksal üstünlüğe bağlamıştır. Ona göre, “Türk” olmak bir ayrıcalık ve üstünlüktü.
  • Irk Saflığı Vurgusu ve Karışmaya Karşı Çıkış: Türk ırkının saflığının korunması gerektiğini şiddetle savunmuştur. Özellikle Türk olmayanlarla evlenmenin veya karışmanın, ırkın bozulmasına ve dolayısıyla Türk milletinin gerilemesine yol açacağına inanmıştır. Bu bağlamda kan saflığı kavramına büyük önem vermiştir.
  • Anti-Komünizm ve Anti-Semitizm: Atsız’ın ırkçılığı, aynı zamanda güçlü bir anti-komünizm ve anti-semitizmle birleşmiştir. Yahudileri, komünistleri ve Türk olmayan diğer etnik grupları Türk milletinin düşmanı olarak görmüş, onlara karşı sert eleştiriler ve ithamlar yöneltmiştir. Bu durum, onun ırkçı söylemlerini daha da radikal bir boyuta taşımıştır.
  • Tarihi ve Edebi Eserlerde Irkçı Unsurlar: Romanlarında, şiirlerinde ve tarih araştırmalarında Türk ırkının büyüklüğünü ve kahramanlığını vurgularken, Türk olmayan unsurları genellikle olumsuz bir şekilde resmetmiştir. Örneğin, “Deli Kurt”, “Bozkurtların Ölümü” gibi eserlerinde idealize ettiği “Türk tipi” ve “Türk ruhu” hep ırksal temellere dayanmıştır.
  • Türkçülük ve Turancılığın Irksal Temeli: Atsız’ın Turancılık ideali, tüm Türk soyluların birleşmesini öngörüyordu ve bu birleşme tamamen ırk temelinde kurgulanmıştı.

Atsız’ın düşünceleri, özellikle gençlik üzerinde etkili olmuş, ancak akademik ve siyasi çevrelerde büyük tartışmalara yol açmıştır. Türk milliyetçiliğinin ırkçı kanadının en önde gelen temsilcisi olarak kabul edilir.

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin