Bu geminin hikayesi biraz tuhaf; çünkü mühendisler onu yüzsün diye değil, gerektiğinde batabilsin diye inşa ettiler. Adı, FLIP (Floating Instrument Platform).
FLIP, aslında bir gemiden çok, devasa bir bilimsel şamandıra diyebiliriz. Pasifik Okyanusu’ndaki dalgaları, deniz altındaki sesleri ve havadaki etkileşimleri incelemek için tasarlanmış. Klasik bir gemi gibi suyun üzerinde yatay dururken, göreve hazırlandığında işler değişiyor.

Geminin arkasında, suyla doldurulabilen balast tankları var. Görev zamanı geldiğinde bu tanklara su pompalanmaya başlanıyor. Geminin burnu yavaşça yukarı kalkarken, kıç tarafı hızla denize dalıyor. Bu işlem yaklaşık yirmi sekiz dakika sürüyor.
Sonunda, 108 metrelik bu devasa yapı, sadece yirmi metrelik burnu suyun üzerinde kalacak şekilde dikey pozisyona geçiyor. Yani, gemi adeta ayakta durmaya başlıyor.
Bu dikey pozisyon, inanılmaz bir stabilite sağlıyor. Durgun bir göl kadar hareketsiz kalabiliyor. Bilim insanları bu sayede, okyanusun seslerini, en ufak dalga hareketlerini veya akıntıları bile en hassas şekilde ölçebiliyor.
Elbette, gemi dikeyken içindeki her şey de dikey olmak zorunda. Mutfaktaki tezgahlar, yataklar, hatta duşlar bile hem yatay hem de dikey pozisyonda kullanılabilmek üzere çift tasarlanmış.
FLIP, insan zihninin doğanın güçlerini alt etmek için tasarladığı, denizcilik dünyasındaki en garip ve en başarılı bilimsel platformlardan biridir. Batmak için tasarlanması, onun en büyük gücüdür.