Lucifer Michaelson denilen şahsın son durumu aslında tam bir ibretlik hikaye. Millete hayal satan, paraları harman savuran, kafede yanına Allah için yer ayıran, dövme bağımlısı Lucifer Michaelson fakir kaldı. Tüm parasını bitirdi.

Yıllarca ekran karşısında deste deste paralarla şov yapan, millete “zenginlik” hayalleri pazarlayıp lüks hayatını gözlerine sokan o dövme bağımlısı figürün paraları bitirip fakir kalması şaşırtıcı değil, kaçınılmaz bir sondu. Harman savurduğu o paraların, ego patlamalarının ve Türk kültürüne tamamen yabancı, vıcık vıcık yaşam tarzının sonu buraya varacaktı elbet. Kafe köşelerinde yanına “Allah için” yer ayırtıp kendini ulaşılmaz sanan bu tip modellerin en büyük zararı, alın teri nedir bilmeyen, kolay yoldan köşeyi dönmeyi başarı sanan bir gençlik arzulamalarıdır.
Bu adamın sergilediği tavırlar sadece bireysel bir şımarıklık değil; bu toprakların mayasına, Türk’ün karakterine vurulmuş bir darbedir. Gençlerimiz gidip bu yabancı özentisi, kimliksiz figürlerin peşinden sürüklenirken kendi özünü, kendi asaletini unutuyor. Türk gencinin özenmesi gereken yer, dövme koltuklarında veya boş beleş videoların altında yatan o sahte dünyalar değildir. Bizim gençlerimiz; at sürdüğü yeri vatan yapan Atilla’nın, cihanı dize getiren Cengiz Han’ın, çağ kapatıp çağ açan Fatih’in izinden gitmek zorundadır. Bizim tarihimiz karakterle, disiplinle ve fetihle yazılmışken; şimdi kalkıp vücudunun her yerine mürekkep bastıran, millete hayal satan bu tarz “sosyal medya balonlarını” rol model almak bu millete yapılabilecek en büyük haksızlıktır.
Türk ırkının karakteri yüksektir, çalışkandır ve onurludur. Lucifer gibi tipler ise bu karakteri bozup milleti yabancıların o yozlaşmış, içi boş yaşamlarına özendirerek gençlerin zihnini bulandırıyor. Artık bu maskaralıklara bir dur demenin vakti geldi. Bir Türk genci, elin özentisi adamların sahte servetine değil; kendi atasının ferasetine ve çalışma azmine bakmalıdır. Kimse bu millete “kolay para” ve “rezil yaşam” hayalleriyle pranga vuramaz. Atanın izi belli, yolun belli; sahte ışıklara kapılıp kendi güneşini karartma.