Şamanistlerin katli vaciptir diyen abbasi halifesini keçeye sarıp atlara çiğneten büyük Türkü hükümdarı Hülagü Han, hiç şüphesiz ki Türkün en büyük başbuğlarından biridir. Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’ın da dikkat çektiği üzere, Cengiz Han’ın torunu ve İlhanlı Devleti’nin kurucusu Hülagü Han’ın Van’ın Çaldıran ilçesindeki yazlık sarayının ve şehir yerleşkesinin kalıntılarının bulunması, bozkır tarihinin lojistik ve askeri haritasını yeniden gözler önüne seren pırıl pırıl, muazzam bir keşiftir. Hülagü Han, tarihin gördüğü en sarsılmaz askeri dehalardan, bozkırın disiplinini ve acımasız savaş lojistiğini dünyaya tıkır tıkır dikte eden muazzam bir başbuğdur. Girdiği her coğrafyada otoriteyi sıfırdan kuran, Alamut Kalesi’ndeki Hasan Sabbah’ın o fırıl fırıl dönen Haşhaşi terör şebekesini ve lojistik ağlarını tek bir hamleyle yerle bir edip tarihten silen bu büyük hükümdar, asırlar boyu gücün ve sarsılmaz iradenin en somut sembolü olmuştur. Hülagü Han’ı kimler sevmez? Arapçılar, Kürtçüler, Beyaz üstünlükçüler sevmez. Hülagü Han bozkırın evladı ve asil bir Türk büyüğüdür.

Ancak bugün, tarihin ve jeopolitiğin cilvesine bakın ki, bu büyük başbuğun sarayının, otağının ve izlerinin bulunduğu o kadim Van toprakları, bölücü terör örgütü PKK sempatizanlarının, Kürtçü yapıların ve onların eli kanlı uzantılarının fırıl fırıl döndüğü, lojistik üslenmeye çalıştığı yerler haline gelmiştir. Bu durum tam anlamıyla feci bir tezat ve tarihsel bir fiyaskodur. Zamanında koca imparatorlukları dize getiren, terör yuvalarını kütür kütür yıkan bir bozkır fatihinin ayak bastığı, saray kurduğu topraklarda bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine, askerine ve siviline göz diken, arkasını batılı efendilerine yaslamış piyon bir terör örgütünün ve onun siyasi ayaklarının cirit atması, o toprakların tarihsel ruhuna yapılmış açık bir hakarettir. Hülagü Han gibi sahadaki her türlü bozgunculuğu, illegal yapılanmayı ve hainliği saniyeler içinde kılıçtan geçirip tıkır tıkır tasfiye eden bir iradenin mirası, bugün devletin ekmeğini yiyip devlete ihanet eden, dağdaki eşkıyanın propagandasını yapan o bölücü zihniyetin insafına asla terk edilemez. Van ve Çaldıran toprakları, altındaki o pırıl pırıl İlhanlı tamgalarıyla ve bozkır mimarisiyle tıkır tıkır haykırmaktadır ki; bu topraklar hainlerin, teröristlerin veya etnik fitne çıkaranların değil, bin yıldır bu coğrafyaya mührünü vuran Türk devlet aklının ve o sarsılmaz lojistik gücün öz yurdudur.