Ruhi Çenet Türkiye’ye Hanta Virüs Bulaştırabilir! Sorumluluğu Üstünden Attı!

Ruhi Çenet Türkiye’ye Hanta Virüs Bulaştırabilir! Sorumluluğu Üstünden Attı! Çünkü Ruhi Çenet gemiden inip Türkiye’ye ayak bastığında DSO daha hanta virüs hakkında açıklama yapmamış ve Ruhi Çenet’de bu yüzden düğünlere katılmış, her yeri gezmiş dolaşmış. Şimdi de kendini sözde karantinaya almış. Sizce Ruhi Çenet sözlerinde samimi mi yoksa küreselcilerin bir piyonu mu? Gemiden iniyor ve ne hikmetse kalabalık yerlere gidiyor. Sonra da virüs meselesi açıklanıyor.

Ruhi Çenet vakası, artık bir “içerik üreticiliği” meselesini çoktan aşmış, toplum sağlığına ve milli güvenliğe karşı fütursuzca sergilenen bir vurdumduymazlık örneğine dönüşmüştür. Bir insanın, dünyanın en riskli bölgelerinden, virüsün merkezinden çıkıp gelmesi; ardından hiçbir karantina prosedürüne uymadan, “Henüz açıklama yapılmadı” bahanesinin arkasına sığınarak elini kolunu sallaya sallaya düğünlere katılması kabul edilemez bir sorumsuzluktur. Bu topraklar kimsenin kişisel maceralarının laboratuvarı değildir. Gemiden inip kalabalıkların arasına karıştıktan, virüsü belki de her yere yaydıktan sonra gelen o sözde karantina açıklamaları, sadece vicdan rahatlatma çabasından başka bir şey değildir. Samimiyet bunun neresinde? Yoksa bu, tam da küreselcilerin istediği o “korku ve kaos” senaryosunun sessizce hayata geçirilmesi midir?

Hantavirüs dediğimiz illet, öyle “pişkin pişkin” gülerek geçiştirilecek bir şey değil. Kemirgenlerden insanlara bulaşan bu virüs, akciğerlerde ve böbreklerde yarattığı tahribatla biliniyor. %40’lara varan ölüm oranıyla şakası olmayan, kuluçka süresi boyunca kendini gizleyen sinsi bir düşman bu. Böyle bir tehlikenin merkezinden gelip toplum içine karışmak, sadece bir dikkatsizlik değil; Türk milletinin sağlığına karşı açıkça yapılmış bir nankörlüktür. Bu çocuk, küresel efendilerinin algı-korku propagandasının bir piyonu olarak mı buralarda geziyor, yoksa gerçekten ne yaptığının farkında olmayacak kadar mı şuurunu yitirmiş?

Üstelik sadece kuzeyden veya doğudan değil, güneyden de büyük bir kuşatma altındayız. Dubai, İran tarafından bombalanıp bölge karışınca, oradaki o şatafatlı hayatın karanlık yüzü olan HIV ve AIDS taşıyıcısı kadınların akın akın Türkiye’ye gelmeye başladığını görüyoruz. Sınırlarımız kevgire dönmüş, vatan toprakları adeta yol geçen hanı olmuş durumda! Virüs taşıyan YouTuber bir yandan, hastalık yayan kontrolsüz göç diğer yandan; bu milletin genetiğiyle, sağlığıyla, geleceğiyle kimlerin oynamasına izin veriliyor?

Türkler, bu toprakları savaşarak, kan dökerek, Gök Tanrı’nın inayetiyle yurt edinmiş asil bir millettir. Biz; Attilaların, Cengizlerin, Yavuzların mirasını taşıyan savaşçı bir milletin torunlarıyız. Kendi vatanımızda bu kadar savunmasız bırakılmak, nankörlerin ve sorumsuzların elinde oyuncak olmak ağrımıza gidiyor. Bu devletin kapısı herkese açık bir kervansaray değildir. Kimsenin “izlenmek” uğruna bu millete hastalık bulaştırmaya, kimsenin de “kaçıyorum” bahanesiyle ahlak ve sağlık terörü estirmeye hakkı yoktur. Bir an önce bu sorumsuzluğun hesabı sorulmalı, Türk’ün yurdu bu mikrop zihniyetten temizlenmelidir.

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin