Koyunla keçi dışarıdan bakınca birbirine benziyor gibi durabilir ama aslında huyları da, suları da, fiziksel donanımları da birbirinden tamamen farklı, bambaşka iki dünyadır. Bu iki hayvanı birbirinden ayıran en temel fark, hayata ve doğaya bakış açılarında gizlidir.

Evvela en belirgin fiziksel farktan, yani kuyruktan başlamak lazım. Bir sürünün yanından geçerken hayvanların arkasına bakman yeterli. Keçinin kuyruğu her zaman diktir, gururlu bir sancak gibi yukarı doğru bakar ve altı genellikle tüysüzdür. Koyunun kuyruğu ise tam tersine, uysalca aşağı doğru sarkar; hatta bizim buraların yerli ırklarında o kuyruk kaba ve yağlı bir kütle halindedir. Tüylerine geldiğinde ise koyun tam bir yün fabrikasıdır; sırtında kalın, kıvırcık ve yumuşak bir yapağı tabakası taşır. Keçi ise öyle ponçik bir yün giymez; tüyleri sert, düz ve kıl şeklindedir. Erkek keçilerin, yani tekelerin çene altında imza niteliğinde bir sakalı olur, koçlarda ise sakal aranmaz; onların olayı kafanın yanından çıkıp heybetli bir şekilde kıvrılan o yuvarlak, o cihanşümul boynuzlarıdır. Keçinin boynuzu ise daha düz, kılıç gibi geriye doğru uzanır.

İşin karakter ve asalet boyutuna geldiğimizde ise fark iyice derinleşir. Keçi, hayvanlar aleminin en dik kafalı, en meraklı ve en bağımsız ruhlu canlılarından biridir. Kolay kolay boyunduruk kabul etmez, gözü hep yükseklerdedir. Bir dağın yamacına, uçuruma, hatta bir ağacın tepesine tırmanmış bir hayvan görürsen bil ki o keçidir. Yiyeceğini seçerken bile asildir; yerdeki otla pek işi olmaz, çalıların taze sürgünlerini, ağaç kabuklarını, dik dik duran filizleri ayırt edip yemeyi sever. Önüne bir engel çıksın, aşmak için sonuna kadar zorlar, inatçıdır.
Koyun ise tam bir teslimiyet ve cemaat hayvanıdır. Sürü psikolojisinin yeryüzündeki tanımıdır koyun. Başı her zaman yerdedir, uslu uslu önündeki otu otlar. Önündeki koyun nereye giderse, arkasındaki de körü körüna onu takip eder; uçurumdan atlasa peşinden gidecek kadar sorgusuz bir sadakati vardır. Korkaktır, ürkektir, bir tehlike sezdiği an keçiler gibi dağılıp kaçmak yerine birbirine sokulup tek bir kütle olmaya çalışır.
Uzun lafın kısası; koyun bu toprakların uysal, kanaatkar ve düzene ayak uyduran tebaasıysa; keçi her an isyana hazır, sınır tanımayan, özgürlüğüne düşkün dağlı bir savaşçıdır. Biri başı yerde rızkını arar, diğeri başı dik göklere tırmanır.