Fakirlerden Bilim Adamı Olmaz

Bir bilimcinin dediği gibi: “Araştırmanız için paranızın olması gerekir. Para yoksa araştırma da yok. İşin özeti budur.”

Eskiden bilim insanları araştırma programlarını belirlerken oldukça özerkti. Araştırmalarının çıkarlarının şirketlerinin amaç ve çıkarlarıyla nasıl örtüşeceğini hesaba katar ve laboratuarın amaçlarıyla uyum içinde olan fikirler üretirlerdi. Araştırmalarını herhangi bir yönetim yönlendirmesi olmaksızın yürütürlerdi. Yöneticiler bilim insanlarını, önerileri değerlendirmek suretiyle, dolaylı olarak denetlerdi. Ancak projelerin değerlendirilmesi oldukça gayrı resmiydi. Önerilen teknik bilgiye ihtiyaç olduğuna ikna olurlarsa projeleri desteklerlerdi. Yürürlükte bulunan eklemli modelde ise Ar-Ge yöneticileri ve iş sahası yöneticileri, araştırma için gerekli fonların tahsisatıyla araştırmaları denetlemektedir. Hangi projelerin üstlenileceğini, nasıl gerçekleştirileceklerini ve hangi projelerin durdurulacağını nihai olarak fonlar belirlemektedir. Yöneticiler, fon sağlama ölçütünü kullanarak, belirli tipteki araştırma projelerinin teşvik edilmesine ya da desteklenmemesine; bilim insanlarının teknik yardım ve ekipman edinip edinmemesine ve işin bitirileceği zaman zarfına karar vermektedir. Bir bilimcinin dediği gibi: “Araştırmanız için paranızın olması gerekir. Para yoksa araştırma da yok. İşim özeti budur.” Yeniden yapılanmadan evvel bilim insanları, araştırmalarının şirket için ne bakımdan değerli olduğunu temellendirmek zorundaydı. Yüz yüze kaldıkları sorunlardan biri, projelerinin -spesifik sonuçlar bilinmediği için- kısa vadede şirket açısından nasıl değerli olduğunu gösterememeleri, ve çalışmalarının nihai amacını iş tamamlanmadan belirleyememeleri güçlüğü idi. Karşılaştıkları diğer sorun, üst düzey yöneticiler bilim insanlarının disiplinlerinde eğitim görmedikleri için, projelerin teknik içeriğini büyük ölçüde budamak zorunluluğuydu. Farklı yönetim kademelerini ikna etmek bilim insanları için önemli bir iştir, zira üst düzey yöneticiler bir projenin bileşenlerini genelde anlamazlar. Genellikle bilim insanlarının en yakın amirleri, onların ne yapmakta odluğunu bilir ve projelerdeki açıkları bulacak bir konumda olabilir. Üst düzey yöneticiler ise bilim insanlarının uzmanlığından farklı uzmanlıklara sahiptir ve onların işini değerlendirecek donanımları yoktur. Fon sistemindeki değişikliklerle, bilim insanları fon sağlamak için hem kendi yöneticileriyle hem de dışarıdaki yöneticilerle uğraşmak zorunda kalmıştır. Ar-Ge yöneticilerinden farklı olarak, iş sahası yöneticileri bilim ve mühendislik disiplinlerine dair nadiren bir ardalana sahiptir. Bunun yerine finans, ticaret, muhasebe, bütçe, piyasa vb. konularda uzmanlaşırlar. Sonuçta projeleri bilimsel ve teknik ayrıntılar bakımından değil ürünler bakımından desteklemeye çalışırlar. Bilim insanları artık araştırma projelerinin bilimsel içeriğini tartışamazlar. Bir mühendisin dediği gibi: “ İş sahası yöneticileri teknik insanlar değildir ve onları bir projeye fon sağlamaya ikna etmek acı vericidir.” Eski günlerde pek çok kurumsal Ar-Ge yöneticisinin uzun vadeli perspektifleri vardı ve iş sahalarının acil ihtiyaçlarının ötesine geçen çalışmaları desteklerlerdi. Şirketin genel çıkarının hızlı gelişen teknolojiler olduğunu vurgularlardı. Sonuçta, bilim insanları, yöneticilerini temel, uzun vadeli projeleri desteklemeye ikna ederdi. Yeniden yapılanmayla birlikte bilim insanları, eğer önerileri uzun vadeli ise kendi yöneticilerinden de iş sahalarındaki yöneticilerden de fon alamıyorlar. Kurumsal Ar-Ge yöneticileri finansal dönüşümlere acil tepki göstermeleri gerektiği için artık uzun vadeli projelerden heyecanlanmıyorlar. Araştırmalara fon sağlayan iş sahalarındaki yöneticiler, kendi acil ihtiyaçları için kısa vadeli spesifik sorunları ele almakla meşguller. “Birkaç aydan daha fazla sürecek bir şeyi düşünmek bile istemiyorlar.” Bu da bir yandan –mühendislik alanını düşünürsek- meslekle ilgili kuramsal ve pratik gelişimi eskinin bir tekrarı konumuna iterek yaratıcılıktan yoksu n bırakıyor, diğer yandan da mühendisi de aynı şekilde teknik bir tekrarın –öznesi değil- nesnesi haline getiriyor. Yeniden yapılanmadan önce araştırma yapmış olan bilim insanları ve mühendisler, şimdilerde zamanlarının büyük bölümünü projelerini pazarlamak için harcıyor. Yeniden yapılanmayla oluşan fon sağlama süreçleri bilim insanlarına, iş sahalarından fon sağlayabilmek için, pazarlamacı rolü oynamaya zorluyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s