Mimetik Dil Görüşü Nedir?

Mimetik Dil Görüşü / Mekanik Dil Görüşü

Mimetik Dil Görüşü Mimetik; taklitçi (mimesis) anlamına gelmektedir. Mimesis’in kelime anlamı; taklit, benzetme, öykünme, yeniden yaratma ve yansıtmadır. Mimesis, gerçekte; doğa ve insan davranışının sanatta ve edebiyatta taklide dayanan temsilidir. Yunanca taklit anlamına gelen Mimesis, önceleri Aristoteles tarafından kullanılmıştır. Aristoteles “Sanat taklittir” demektedir. Yansıtma (mimesis) kuramı sanat felsefesinin en eski, en tanınmış kuramlarından biridir. Bu anlayışa göre, nesneler dünyası, doğa biçimleri sanat için daima bir örnek, bir model oluşturur. Bu görüşe göre dil gerçekliği tasvir eder. /m.a.s.a/ hiçbir zaman “masa” değildir. Tasvir gerçeğin bir taklididir. Dolayısıyla dil ile gerçeklik arasında bir karşılık ilişkisi vardır. Dildeki anlam problemini felsefi anlamda ciddi olarak ele alıp inceleyen ilk filozof, Platon’dur ve Platon’dan önce dilin yapısı ve gerçeklikle olan bağlantısı hakkında ileri sürülen görüşler, anlam bağlamında değil, kelimenin temsil ettiği gerçeklik bağlamında ele alınmaktadır. Platon’un kendisi, dile ilişkin görüşlerini sistematik bir şekilde incelerken, kendinden önceki görüş ve mütalâalardan hareket etmekteydi ve bu çerçevede Kratylos diyalogunda, kavramın göstergesi olan adın nesneyi gerçek anlamda yansıtıp yansıtmadığını tartışmakta idi. Kratylos diyalogunda Platon, nesnelere verdiğimiz adların, tıpkı resimler gibi nesnelerin taklidi olduğunu söyler: “Ad, nesnenin sesle yapılan öykünmesidir” (Kratylos, 423b). Adlar, nesnenin gerçekliğini göstermek için yapılmış resimleridir. Bu ifade, farklı bağlamda söylense de Wittgenstein’in “Dil, dünyayı resmeder” (Wittgenstein, 1922:1.1) sözü ile benzerlik içinde bulunmaktadır.

Bir Cevap Yazın