İlk Türk Devletlerinde Ticaret Politikası

İlk Türk Devletlerinde Ticaret Politikası Orta Asya’da Türkler komşu milletlere genellikle başta at olmak üzere canlı hayvan, konserve et, deri, kösele, kürk gibi ürünler satarlar, karşılığında hububat ve giyim eşyası alırlardı. Eski Türk topluluklarında ve devletlerinde ticaret, büyük ölçüde “değiş tokuş” esasına dayanıyordu. Diğer bir ifadeyle alınan mal karşılığında başka bir mal verilmekteydi. Bu da hiç şüphesiz alınacak ve verilecek mal hususunda tarafların karşılıklı anlaşmalarına bağlıydı. Türkler, değiş tokuş için en çok atı kullanmışlardı. Ticarette kullanılan başka bir ödeme aracı da kıymetli madenlerden yapılmış çeşitli kap kacaklardı. Yaptıkları ticarette parayı da kullanan Türkler; özellikle Bizans, Çin ve Sasani gibi komşu … Okumaya devam et İlk Türk Devletlerinde Ticaret Politikası

Orta Asya Türk Devletleri: İlk Türk Devletlerinde Töre

Orta Asya Türk Devletleri: İlk Türk Devletlerinde Töre İlk Türk devletlerinde hukukun temelini ve kaynağını geleneklerden alan sözlü hukuk kuralları denilen töre oluştururdu. Anlamı çok geniş olan töre devletin kuruluş ve işleyiş düzenini de ifade ederdi. Aileden başlayarak toplum ve devlet hayatının her aşamasında uyulması mecburi olan ama zamanla da değişebilen bir olgu olan töre; sosyal düzeni sağlayan örf, âdet, gelenek ve ahlaki değerlerden beslenerek ortaya çıkmıştır. Orta Asya’daki konargöçer yaşam tarzının etkisiyle oluşan töre, sadece bu coğrafyayla sınırlı kalmamış, çağlar boyu farklı bölgelerde kurulan Türk devletlerinde de etkili olmuştur. Hareketli göçebe Türk toplumunu yönetmek, her zaman disiplin altında tutmak, … Okumaya devam et Orta Asya Türk Devletleri: İlk Türk Devletlerinde Töre

Türk Adı Ve Anlamı

Yerli ve yabancı tarihçiler ile Türkoloji uzmanlarınca yürütülen bilimsel araştırmalarda Türk adının değişik anlamlarda kullanıldığı görülmektedir. A. Vambery (Vamberi) “türemek”, G. Nemeth (Nemet) “güç-kuvvet” A.N. Kononov (Kononov) ise “insan” anlamına geldiği düşüncesindedir. Ziya GÖKALP’e göre Türk “töreli” demektir. Kaşgarlı Mahmut 11. yy. da “olgunluk çağı” olarak adlandırmış iken en eski Çin kaynaklarında ise Türk adı “miğfer” anlamında kullanılmıştır. Türk adının siyasi olarak ilk kez kullanılması Göktürk (552) döneminde olmuştur. Okumaya devam et Türk Adı Ve Anlamı

Türklere Gelen Bizans Elçisinin Raporu

568 yılında Bizans İmparatoru 2. Justinos (justin) İstemi Yabguya,Zemarkhos (Zemarkos) adında bir elçi göndermiştir. Elçi, İstemi Yabgunun Tanrı dağlarındaki yazlık merkezi Ak-Dağ (Altın-dağ) da huzuruna çıkmıştır. Bizans elçisinin hatıraları; Göktürk hayatını, kudretini ve sanatını gözler önüne sermesi bakımından çok kıymetli bir belgedir. Bu rapora göre İstemi Yabgu, Bizans elçisini önce Ak-dağ veya Altın dağdaki muhteşem çadırına kabul atti. Kağan, gerektiğinde bir at tarafından çekilmeye hazır, iki tekerlekli bir taht üzerinde oturuyordu. Çadır, türlü renklerde ipek kumaşlarla süslenmiş bulunuyordu. Altın dağda kabul töreni için ayrı, oturmak için ayrı, yemek yemek için ayrı çadırlar vardı. Çadırların hepsinin de içi renk renk ipek … Okumaya devam et Türklere Gelen Bizans Elçisinin Raporu

Kılıcımın Altında Kelle Görüyorum!

Moğol İmparatorluğunun İlhanlı kanadına bağlı Baycu Noyan, büyük bir savaşçıydı. Verilen emirleri tavizsiz bir şekilde yerine getiren Baycu Noyan, yozlaşmış Selçukluların da kabusu olmuştu. Selçuklular, Türklüğü Arap ve Fars kültürü içinde eritirken bir yandan da savaşçılık özelliklerini kaybetmişlerdir. Bundan dolayıdır ki Selçuklular Moğollardan Turan taktiğini yiyecek kadar kendi özünden uzaklaşmıştı. Ayrıca Selçuklu safında savaşan pek çok asker de Moğol tarafına geçmiştir. Cengiz Han’ın kurduğu Türk-Moğol Kağanlığı, töre bakımından eski göçebe bozkır töresini ve Türk dini olan Tengricilik ile harmanlanmıştı. Selçuklu öncü birlikleri Derbent’ten sere serpe inerken, bu sırada o bölgede Baycu Noyan pusuya yatmıştı. Selçuklu ordusunun o halini gören Baycu … Okumaya devam et Kılıcımın Altında Kelle Görüyorum!

Cengiz Han’ın Gerçek Adı Nedir?

Büyük Türk-Moğol fatihi Cengiz Han’ın gerçek adı Timuçin’dir. Çeşitli Türk lehçelerinde de benzer şekilde yazılır. Bazılarında Timuçin diye telaffuz edilirken bazılarında ise Temuçin denilerek telaffuz edilir. Yesügey bir gün savaşta Timuçin adlı cengaver bir kişiyi ele geçirir ve onun cengaverliğinden çok etkilendiği için doğacak olan oğluna da Temuçin adını veriri. İşte bu Temuçin daha sonra Cengiz Han olacaktır. Cengiz ise Timuçin’in sonradan kullandığı bir addır. Cengiz söcüğü ise Tengiz’den türemiştir. Tengiz ise deniz demektir. Timuçin 1206 yılında Kurultay tarafından büyük Han ilan edilmiştir ve artık adı Cengiz Han’dır. Timuçin ya da Cengiz adı Kuran’da geçiyor mu? Hayır geçmiyor. Kuran’da Arap … Okumaya devam et Cengiz Han’ın Gerçek Adı Nedir?

Göktürkler Neden Budist Olmadı?

Göktürkler bir ara Çinlilerden etkilenerek Gök Tanrı’ya ihanet edip budist olacaktı ancak Tonyukuk’un uyarıları ile budistlikten vazgeçildi. Göktürklerin budizme geçmemesinin nedenlerini ise şöyle sıralayabiliriz 1-) Budizm dini insanlık ve miskinlik telkin eder. 2-) Budizm göçebe yaşantıya uygun bir din değildir. 3-) Budizm şehirleşmeyi getirir ve bu da sayıca az Türklerin bir yere hapseder, neticesinde ise Çinliler sayıca üstün olduğu için şehirlerde kısılıp kalan Türkleri mağlup eder. 4-) Budizm Çin Kültür Emperyalizmini yayar. 5-) Budizme geçmek Türklüğe ve Gök Tanrıya ihaneti simgeler. Tonyukuk ise Budizm ile ilgili şunları söylemiştir: Türkler için Budizm Dini ve ardından gelen şehirleşme ölümden başka birşey değildir. … Okumaya devam et Göktürkler Neden Budist Olmadı?

Mimetik Dil Görüşü Nedir?

Mimetik Dil Görüşü / Mekanik Dil Görüşü Mimetik Dil Görüşü Mimetik; taklitçi (mimesis) anlamına gelmektedir. Mimesis’in kelime anlamı; taklit, benzetme, öykünme, yeniden yaratma ve yansıtmadır. Mimesis, gerçekte; doğa ve insan davranışının sanatta ve edebiyatta taklide dayanan temsilidir. Yunanca taklit anlamına gelen Mimesis, önceleri Aristoteles tarafından kullanılmıştır. Aristoteles “Sanat taklittir” demektedir. Yansıtma (mimesis) kuramı sanat felsefesinin en eski, en tanınmış kuramlarından biridir. Bu anlayışa göre, nesneler dünyası, doğa biçimleri sanat için daima bir örnek, bir model oluşturur. Bu görüşe göre dil gerçekliği tasvir eder. /m.a.s.a/ hiçbir zaman “masa” değildir. Tasvir gerçeğin bir taklididir. Dolayısıyla dil ile gerçeklik arasında bir karşılık ilişkisi … Okumaya devam et Mimetik Dil Görüşü Nedir?

Friedrich Max Müller: Türkçe Mükemmel Bir Dildir!

Türkçenin bir dil bilgisi kitabını okuyanlar, bu dili öğrenmek niyetinde olmasalar bile, yine de, zevk duyarak okumaya devam ederler. İsim ve fiillerin çekimindeki düzenli sistem ve dil bilgisi ilgili diğer bütün durumların ortaya konuluşundaki ustalık insanı hayrete düşürür. Bu dili inceleyenler, dilin yapısındaki saydamlık, kolayca anlaşılabilirlik vasfı ve insan zekasının belirtme gücü karşısında hayranlık duyarlar. Türk dili, düşünceyi, duyguyu ve heyecanı en ince ayrıntılarına kadar belirtecek bir kudrete sahiptir. Türk dilindeki ses ve şekil elemanlarının, baştan sona kadar düzenli ve ahenkli bir sisteme göre birbirleri ile bağdaştırılması, insan zekasının bu dilde abideleşen bir başarısı olarak tecelli eder. Birçok dilde, bu … Okumaya devam et Friedrich Max Müller: Türkçe Mükemmel Bir Dildir!

Bilge Kağan’ın Türk Irkına Öğüdü

Bilge Kağan’ın Sözü : Türk ırkının adı sanı yok olmasın diye babam kağanı, anam katunu yücelten Tengri, il veren Tengri, Türk bodununun adı, sanı yok olmasın diye, Tengri bahşettiği için, benim de talihim olduğu için kağan olarak tahta oturdum. Tengri bağışladığı, özüm, kutum var olduğu için kağan oldum. Türk Oğuz beğleri, ırkım, işitin: Üstte Gök çökmese, aşağıda yer delinmezse Türk bodunu, ilini, töreni kim bozabilir? Türk ırkı, silkin ve uyan! Türük bodunug atı küsi yok bolmazun tiyin, kangım kaganıg ögüm katunug kötirmiş Tengri, il birigme Tengri, Türük bodun atı, küsi yok bolmazun tiyin, özümin ol Tengri kagan olurtdı erinç. Tengri … Okumaya devam et Bilge Kağan’ın Türk Irkına Öğüdü