İktisadi Düşünme Tarzında Yapılan Hatalar

İktisada Giriş: İktisadi Düşünme Tarzında Yapılan Hatalar

İktisat teorisi bize iktisadi konularda analiz yapma ve ekonomik birimlerin davranışlarını belirlemede yardımcı olur. Etrafımızı çevreleyen olayların daha iyi anlaşılmasını sağlayarak karar alıcıların maliyeti yüksek hatalardan kaçınmalarına da olanak tanır. Ancak diğer analiz araçlarında olduğu gibi iktisat teorisi de dikkatle kullanılması gereken bir araçtır. İktisadi düşünme tarzının temellerini oluşturmaya çalıştığımız bu bölümde genellikle düşülen üç hatadan söz edecek ve bunlardan kaçınmanın yollarını tartışacağız. Sözü edilen bu üç hata diğer şartlar sabitken, birlikte değişim-nedensellik ve tümleme yanılgısı başlıkları altında incelenebilir.

Diğer Şartlar Sabitken: İktisada giriş çerçevesinde ele alacağımız teorik yaklaşımlar çoğunlukla diğer şartlar sabittir varsayımı kullanılarak geliştirilir. Bu varsayıma göre, bir iktisadi olgu incelenirken, bu olguyu etkileyen değişkenlerden belirli bir tanesinin değiştiğini, diğer değişkenlerin ise sabit kaldığını kabul ederiz. Bu varsayım analizleri basitleştirmenin temel araçlarından bir tanesidir. Örneğin, pop müzik konserleri düzenleyen bir organizatörün konser biletlerinin fiyatını düşürdüğü zaman daha fazla kişiye bilet satabileceği yönünde bir teori geliştirdiğini ve ilk düzenlenen konserde bilet fiyatlarını yarı yarıya düşürdüğünü kabul edelim. Fiyatın düşürülmesine rağmen organizatörün beklentisinin gerçekleşmediğini ve sonuçta daha az bilet satıldığını varsayalım. Sizce bu sonuç organizatörümüzün geliştirdiği teorinin yanlış olduğunu mu göstermektedir? Bu soruya cevap vermeden önce dikkatlice düşünmenizi ve kullandığımız analiz yöntemini hatırlamanızı öneririz. Zira satılacak bilet sayısı, bilet fiyatının dışında çok sayıda faktörden etkilenebilir. Örneğin; konserin zamanlaması, yani düzenlendiği tarih ve saat, hava koşulları gibi faktörler bile konsere gitme (ve doğal olarak bilet satın alma) kararı üzerinde etkili olacaktır. Dolayısıyla teori, örneğin, tüketicilerin zevk ve tercihlerini göz önüne almaksızın, bilet fiyatlarını düşürünce daha fazla bilet satılacağını söylememektedir. Aksine teori, bilet satışlarını etkileyen diğer faktörler değişmezken düşük bilet fiyatının satışları arttıracağını ifade etmektedir. Bu nedenle sabit kabul edilen faktörlerden biri değişirse artık diğer koşullar sabitken varsayımı geçerli değildir ve teorinin dayandırıldığı önemli bir varsayım ihlal edilmiş demektir. Varsayımları yerine getirilmediği sürece bir teorinin test edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle, örneğin hava koşullarının değiştiği bir ortamda, düşük bilet fiyatlarına rağmen daha fazla bilet satılamaması konser organizatörü tarafından geliştirilen teorinin yanlış olduğunu göstermez. Bazı iktisat kitaplarında diğer şartlar sabitken varsayımı Latince karşılığı olan Ceteris Paribus deyimi kullanılarak ifade edilir.

Birlikte Değişim – Nedensellik: İktisadi düşünme tarzı sürecinde yapılan bir yanlışlık iki değişkenin sergilediği birlikte değişim ilişkisi ile iki değişken arasındaki nedensellik ilişkisinin birbirine karıştırılmasıdır. Birbiri ile ilişkisi olmayan iki değişkenin aynı anda tesadüfi olarak birlikte değişiyor olması birinin diğerinin nedeni veya sonucu olduğunu göstermez. Örneğin, yapılan bir araştırmada leyleklerin göç mevsimi olan baharın başlangıcında yeni doğan bebek sayısının da arttığı belirlenmiştir. Bir diğer deyişle bölgeye gelen leylek sayısı ile yeni doğan bebek sayısı aynı yönde değişmektedir. Bu birlikte değişim ilişkisine bakarak bebeklerin leylekler tarafından getirildiği sonucuna ulaşamayız. Bu iki değişken arasında bir nedensellik bağı bulunmamakta, ilişki tamamen tesadüfi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu da birlikte değişim ilişkisi ile nedensellik ilişkisinin aynı anlama gelmediğini göstermektedir.

Tümleme Yanılgısı: Birey için doğru olanın grup için de doğru olacağı şeklinde hatalı bir sonuca ulaşılmasıdır. Bir grup bireylerden oluştuğuna göre, birey için doğru olanın grup için de doğru olduğu sonucuna ulaşabilirsiniz. Eğer böyle düşünüyorsanız başlıkta sözünü ettiğimiz tümleme yanılgısına düşüyorsunuz demektir. Bir birey olarak davrandığınızda, bağırarak konuşmanız karşınızdakilerin sizi daha iyi anlamasına olanak tanıyabilir. Acaba bu durum bir odadaki herkesin bağırarak konuşması durumunda herkesin birbirini daha iyi anlayacağı anlamına gelir mi? Tabii ki hayır! Aksine, bırakın herkesin birbirini daha iyi anlamasını, tam bir karmaşa yaşanacak, gürültü kirliliği ortaya çıkacaktır. Bireysel olarak davrandığınızda sizin için doğru olan, gruptaki herkesin aynı şeyi yapması durumunda doğru olmaktan çıkabilir. İktisadi düşünme tarzı bu yanılgıdan uzak durmamızı söylemektedir.

Diğer şartlar sabitken (Ceteris Paribus) varsayımı: Bir İktisadi olguyu etkileyen çok sayıda faktörden sadece bir tanesinin değiştiği, diğer faktörlerin ise değişmediği varsayımıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s