Rasyonel Davranış Nedir?

Rasyonel davranış: Tercih yapmak veya karar almak durumunda olan bir iktisadi birimin kendi hedefine uygun biçimde hareket etmesidir.

İktisadi düşünme tarzının temel ilkesi karar alıcıların rasyonel davrandıkları ilkesidir. Bir diğer deyişle, karar alıcılar kendilerine belirli bir amaç veya hedef belirler ve tercihlerini bu amaca ulaşmak yolunda yaparlar. Dolayısıyla kendi çıkarlarına göre hareket ederler. Örneğin, tüketiciler açısından ele alındığında varsayılan amaç; elde edilen mutluluğu veya refahı maksimize etmek, en yüksek düzeye çıkartmaktır. Burada rasyonel davranış, tüketicinin elde etmeyi beklediği faydayı en yüksek düzeye çıkartacak tercihleri yapmasıdır. Örneğin, bir tüketici X markasını Y markasına tercih ediyor ve her iki marka da aynı fiyata satılıyorsa tercihini her ortamda X malını seçmek şeklinde kullanmalıdır. Rasyonel davranış, tüketicilerin asla yanlış karar vermeyecekleri anlamına gelmemektedir. Tüketici yeni piyasaya sürülmüş veya kalitesi iyileştirilmiş Y markasını deneyebilir ve sonuçta yanlış bir tercihte bulunduğunu anlayabilir. Bu türden denemeler tüketicinin rasyonel olmayan bir tercih yaptığı anlamına gelmez. Ancak X markasının Y markasına göre daha üstün olduğunu belirledikten sonra Y markasını satın almaya devam etmek rasyonel olmayan (irrasyonel) bir tercihtir. Üreticiler de tıpkı tüketiciler gibi kendi çıkarları doğrultusunda tercih yaparlar. İktisatçılar her üreticinin elde ettiği kârı maksimize etmek amacına sahip olduğunu varsayarlar. Burada kâr bir ürünün satışından elde edilen kazanç ile bunu üretmek için katlanılan maliyet arasındaki olumlu farktır. Örneğin, bir çiftçi 4 bin liraya mâl olan mahsulünü 6 bin liraya satarsa 2 bin lira kâr elde eder. Kâr maksimizasyonu amacının bir sonucu üreticinin, üretimi gerçekleştirmek için mümkün olan en az kaynağı kullanma eğilimine sahip olacağı şeklinde ifade edilebilir. Gerekli olandan daha fazla kaynak kullanmak üretimin maliyetini arttıracak ve sonuçta kâr azalacaktır. Bu da rasyonel olmayan bir davranıştır. Toplumdaki her bir ekonomik birimin rasyonel davranmasının sonucu ekonomide etkinliğin sağlanması sonucunu doğurmaktadır. Kapitalist üretim ilişkilerini sistematik biçimde ele alan ilk iktisatçı olarak değerlendirilen Adam Smith, Ulusların Zenginliği (Wealth of Nations) isimli kitabında bu etkinlik mekanizmasını görünmez el benzetmesi ile açıklanmış ve piyasalarda dengenin otomatik olarak sağlanacağını ortaya koymuştur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s