Bileşikliğin Gen Haritalamada Kullanımı

Bileşikliğin Gen Haritalamada Kullanımı

1911 yılında, Biolog Thomas Hunt Morgan kalıtımın kromozom teorisi üzerine çalışırken, büyük bir çığır açmıştır. Morgan aynı kromozom üzerindeki bazı karakterlerin birlikte kalıtıldığını, bazı karakterlerin ise ayrı ayrı da kalıtılabildiklerini fark etmiş ve teorilerini krossing overdaki kromozomlar arası parça değişimi ile destekleyen sonuçlar bulmuştur. Mendel’in gametlere bağımsız allel dağılımı ile çelişen bu sonuç F1 neslinde beklenenden farklı kombinasyonlarda (rekombinant) allellerin oluşmasına neden olmuştur. Krossing over fikrini ortaya atarken, Morgan aynı zamanda rekombinasyonun sıklığının kromozom üzerinde genler arasındaki mesafe ile ilişkili olduğunu ve krossing overdaki genetik bilgi değişiminin genler arasındaki bağlılığı kırdığını da öne sürmüştür. Morgan bu hipotezlerini destekler şekilde genlerin kromozomların üzerinde, ipteki inciler gibi dizildiklerini hayal etmiştir. Bir kromozom üzerindeki komşu iki gen, diğerlerine oranla daha yüksek şansla birlikte kalıtılırlarken; aynı kromozom üzerindeki birbirinden uzak genler rekombinasyon boyunca büyük olasılıkla birbirlerinden ayrılacaklardı. Böylece, Morgan “iki gen arasındaki bağlantının gücü, aynı kromozom üzerinde bulunan genler arasındaki mesafeye bağlıdır” önermesini yapmıştır. Bu önerme, ilk genom haritalarının oluşturulmasında temel olmuştur.

Morgan hipotezini ortaya koyduktan çok kısa bir süre sonra, Morgan’ın öğrencisi 19 yaşındaki Alfred Henry Sturtevant, bu önermeyi kullanarak bir kromozomun üzerindeki genlerin haritasının yapılabileceğini ortaya koymuştur. Sturtevant Drosophila melanogaster’de (meyve sineği) aynı kromozom üzerinde vücut rengi, kanat büyüklüğü, göz rengi gibi 6 karakter belirleyerek haritalamaya başlamış ve bu karakterleri kullanarak çaprazlama deneyleri düzenlemiştir. Örneğin, vücut rengi ve kanat tipi ile ilgili genler arasındaki mesafeyi belirlemek için, Sturtevant yabanıl tip olan gri vücutlu ve normal kanatlı sinekleri, siyah vücutlu ve körelmiş kanatlı sineklerle çaprazlamıştır (Şekil 4.5). Bu çaprazlamada, rekombinasyonun kanıtı olarak atasal fenotiplerden farklı olarak beklenenden farklı fenotipler ve sayısal oranlar elde etmiştir

Diğer karakterler için de benzer test çaprazlamaları yapıp incelediğinde elde ettiği oranların gelişigüzel olmadığını fark etmiştir. Bundan sonra ise, harita birimi adını verdiği ve rekombinasyonların frekansından yararlanarak hesapladığı mesafe birimini oluşturmuştur. Buna göre, %1’lik rekombinasyon frekansı bir harita birimine denk gelmektedir ve bu birime hocası Thomas Hunt Morgan’dan esinlenerek centimorgan (cM) adını vermiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s