Hristiyanların Roma Baskısından Kaçmaları

Roma İmparatorluğu’nda, Yahudilik, Paganizm ve İran kökenli Mithra inancı yaygındır. Hz. İsa, Gaile kentinde insanları hak dine çağırır. Umut verdiği bahtsız insanlar onu dinler ancak Hz. İsa Musevi din adamlarının otoritesini tehdit etmiştir. Kudüs’teki Roma idaresince isyancı olarak suçlanır. Mahkûm edilir ve çarmıha gerilir. Arkadaşları Gaile’ye kaçar. Onlardan biri Aziz Pierre, Hz. İsa’nın anısı etrafında topladığı arkadaşlarına yeniden dirilişi anlatır. Hz. İsa’nın, Ahit’te dünyanın sonu geldiğinde geleceği vaat edilen Mesih olduğunu anlatmaktadır. Pierre’nin söylemleri sonucunda binlerce kişi cemaat halinde bir araya gelir. Resmi dini inkâr edip sadece ruhun selameti ile ilgilendikleri için Kudüs’teki Yahudi din adamları tarafından baskıya maruz kalırlar. Havari Etienne işkence ile öldürülür ve cemaatleri dağıtılır. Kalanlar Suriye kıyılarındaki sitelere göç ederler. Hz. İsa’nın yol arkadaşı olan havarilere Antakya’da “Hristiyan “ adı verilir. Havarilerin söylemleri yoksul insanlar arasında hızla yayılır. Zulüm, İncil’in mesajını Kudüs’ün dışına atmıştır.

44 yılında Yahudi ve Roma makamlarınca Kudüs’ten kovulan Havari Pierre, Antakya’ya gider. Zenginliğin ve yoksulluğun iç içe bulunduğu Roma dünyasının 3. Büyük kenti Antakya’da, Hristiyan havariliği gelişme alanı bulur. Şamlı bir sanatkâr iken Hristiyanlığa geçen Paul ile tanışır ve birlikte İskenderiye taraflarına giderler. Konuşmalarını sinagogda yapan havarilerin aslında yeni bir dini yayma gibi amaçları yoktur. Yahudiliği reddetmeden “Yalnızca ben doğru yoldayım “ iddiasındalar.

Sinagogların yaygın oluşu Hıristiyanlığın yaygınlaşmasını kolaylaştırmıştır. Paul ve Pierre çıktıkları Makedonya ve Atina seyahatinden Kudüs’e geri döndüklerinde, Yahudilerin öfkesinden Roma vatandaşlığı sayesinde kurtulurlar. Tutuklanarak yargılanmak üzere Roma’ya gönderilirler. Paul mahkemede, imparatorluğun inancını mahkûm eder. Roma sömürüsünün ezdiği yoksullar arasında, Hristiyan söylemler toplumsal bir kışkırtma görevi gördüğü için yetkililer, “Hristiyanlar devletin güvenliğine zarar vermektedir” yargısına varırlar. İmparator Neron’a göreyse bunların hepsi kargaşaya yol açabilecek birer anarşisttirler. 64 yılında Roma’da çıkan ve altı gün süren yangından zarar görenler, Yahudileri yangını çıkartmakla suçlarlar. Yahudiler ise suçu Hristiyanlara atarlar. Bu olay sonrası zarara bağlı oluşan öfke ve sinir Hristiyanlara karşı ilk kitlesel zulmün kaynağı olur. Havari Pierre, hayatını kaybeder. Hristiyanlar, ya sirklerdeki vahşi hayvanlara atılır ya da zifte bulanıp Neron’un bahçelerinde meşale gibi yakılır. O zamandan sonra Hristiyanlık; Musevilikten net bir şekilde ayrılır. Söylemlerini Yunanca yapan havariler, din niteliğini Yunanca, Katolik kelimesi ile ifade etmişlerdir.

İmparator Commodius devrinde, kiliseler koşulsuz olarak kurulu düzeni kabul ettikleri için Roma Devleti ile kilise yakınlaşması doğar. Hristiyanlık, zor durumda olan Roma İmparatorluğu için, bir anda birliği sağlayacak bir materyal hâline gelir. Roma’nın barbar kavimlere karşı vereceği mücadelede, dayanacağı ve birliği sağlayacağı tek güç hâlini alır. İnciller kaleme alınır. Katoliklik geleneği tamamlanır. Kral Konstantin monarşiyi yeniden yapılandırma çalışmalarının başarısı için Hristiyanlığın saygınlığından yararlanmayı düşünür. Yayınladığı Milano bildirisi ile 313 yılında Hristiyanlığı resmen tanır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s