Kişisel Hijyen ve Önemi

Kişisel hijyen denildiğinde sadece mikrobiyel açıdan temizlik olgusunun sağlanması değil, kişinin kimyasal zararlı maddelerden uzak kalması, fiziksel etmenlerden olumsuz etkilenmemesi, psikolojik rahatlığının sağlanması; günlük yaşam sırasında daha az zararlı ışın, gürültü, toz, radyasyona maruz kalma gibi durumların da değerlendirilmesi gereklidir. Ayrıca günlük alışkanlıklar çerçevesinde kişinin yaşam tarzı, mesleği gibi durumlara bağlı olarak ani hareketler, ağır kaldırma, dikkatsiz ve uygunsuz hareketlerle sakatlanma olguları da kişinin sağlık durumunu yakından etkiler. O hâlde “sağlık hâlinin korunması, devam ettirilmesi ve hastalıkların engellenmesi amacıyla yapılan uygulamalar ve yardımcı koşulların hepsini birden kapsayan işlemlerin bütünüdür” şeklinde tanımı yapılan hijyenin, kişisel anlamda sağlanabilmesi için yapılabilecek her türlü faaliyette kişisel hijyenik tedbirlerin içindedir.

Gıda üretim tesisleri, iş yerleri başta olmak üzere ve toplumsal hijyeni oluşturmada alınacak hijyenik tedbirlerin en zayıf halkasını kişisel hijyen oluşturmaktadır. Alınacak bütün önlemlere rağmen bir kişinin bilerek veya farkına varmadan bu koşullara uymaması, alınacak önlemlerin tam anlamıyla istenen koşulları sağlamasına engel olacaktır. Bu nedenle yaşam alanlarında alınacak önemli tedbirlerin yanı sıra kişisel olarak uyulması gereken önemli kuralların bilinmesi ve bunlara azami uyum gösterilmesi hem kişinin sağlıklı ve kaliteli yaşam sürdürmesini sağlayacak hem de toplumsal düzene önemli bir katkıda bulunacaktır.

Kişisel hijyenin sağlanması kişinin kendi sağlığını koruyacağı gibi kendisinden sonra gelecek nesillerin sağlıklı vücuda sahip olması ve sağlıklı ortamlarda yaşaması açısından da önem arz etmektedir. Hijyenik koşullara önem veren ve bu önemli düzen üzerine yaşamayı kendine görev bilen bir insan, kendi sağlığı için yaşadığı ortamı ve çevreyi de düzenli kullanmaya özen gösterecektir. Bu şekilde kendi sağlığı için sağlıklı çevreyi de oluşturmuş olacaktır. Kişisel hijyenik koşulların oluşturulması, dolaylı yönden geleceğimizin mirasçılarına hijyenik çevre koşullarının bırakılmasını sağlarken, yeni kuşaklara sağlıklı genler aktarılmasıyla sağlıklı olmalarını da sağlamaktadır. İnsanoğlunun doğuştan sağlıklı olabilmesi atalarından aldığı iyi genlerle belirlenmektedir. Doğan çocuğa anne ve babanın fiziksel özelliklerinin yanı sıra, akıl, ruh ve fizyolojik açıdan yetileri de aktarılır. O hâlde kişi sağlıklı yaşam koşullarını oluştururken sadece kendi yaşantısı açısından değil, gelecek kuşaklarının sağlıklı olabilmesi için de çaba sarf etmelidir. Burada asıl vurgulanmak istenen konu gelecek nesillere aktarılacak genlerin, kişinin kendi kendine alacağı tedbirlerle korunması gerekliliğidir. İnsan vücuduna etki eden birçok olumsuz etken, sağlığı gözle görülür bir şekilde etkilerken, özel karakterleri ve kabiliyetleri nakleden genler üzerine de etki edebilmektedir. Günümüzde gelişen teknolojinin imkânlarından faydalanarak insanoğlu çok uzaklardaki sevdikleri ile görüntülü olarak konuşabiliyor, çok kısa sürelerde uzak mesafeleri aşabiliyor ve istediği mevsimde istediği meyveyi yiyebiliyorken maalesef aynı zamanda geçmişte yaşayan insanlara göre de daha fazla radyoaktif, kanserojen, genotoksik maddeye maruz kalmaktadır. Bu tür sorunlara sebep olabilecek ve yeni kuşaklara olumsuz etkiye neden olabilecek etkenleri aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.

  1. Kimyasal maddeler (Bitkilerde kullanılan kimyasal ilaçlar; herbisitler),
  2. Tedavi amacıyla kullanılan ilaçlar,
  3. Uyuşturucu maddeler ve alkol,
  4. Radyasyon,
  5. Enfeksiyonlar (Toksoplasmosis, kızamık, kızamıkçık, AIDS)
  6. Annede beslenme bozuklukları,
  7. Annedeki hormonal bozukluklar.

Sağlıklı nesillere sahip olabilmek için risklerin iyi bilinmesi ve bunlara karşı önlem alınması kişisel hijyenin amaçlarındandır. Hijyen kelimesinin sadece temizlik olgusunun sağlanması olarak ifade edilmesi nedeniyle birçok klasik bilgi kaynağında hijyenik önlemlerin alınmasında fizyolojik kirlenme olgusunun giderilmesi ve mikrobiyal temizliğin sağlanmasına ilişkin bilgiler verilmektedir. Sağlıklı kalmak, sağlığı devam ettirebilmek, sağlıklı nesillere sahip olabilmek adına yapılacak olumlu kişisel davranışlar bütününe kişisel hijyen diyebiliriz. İnsanın doğuştan gelen kalıtsal özellikler, anatomik yapısı, fiziksel, fizyolojik, psikolojik özellikleri ve yetenekleri ile doğduktan sonra kazanmış olduğu yetenek, kültürel yaşam tarzı, giyinme, beslenme gibi kişiselliğini ve davranışlarını oluşturan faaliyetlerini düzenlemesi, aldığı kişisel hijyenik önlemler kapsamına girmektedir. Buna göre kişisel hijyeni, insanın vücudunu sadece enfeksiyon hastalıklara sebep olan mikroorganizmalara karşı korumak için gereken önlemler olarak düşünmemek gereklidir. Vücut, el, yüz, ayak, saç, tırnak gibi vücudun yapılarının hijyenik temizliğinin sağlanmasının yanında, yaşanılan ortamda vücuda zarar verebilecek fiziksel, kimyasal, psikolojik faktörlerin iyi bilinmesi bunlara karşı kişinin kendisini korumak için önlem alması gerekmektedir. Kişisel hijyen uygulamalarının sağlanması amacıyla toplumsal bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gereklidir. Bu tür bilinçlendirmeye ilişkin uygulamaların ve eğitimlerin başarılı olması için daha öncesinde hedef kitlede hijyenik algının ölçülmesi ve hijyeni etkileyen faktörlerin de bilinmesi gereklidir. Toplumlarda, ailenin yapısı, bireyin hijyene olan isteği ve hijyene ilişkin bilgi düzeyi, kişisel özellikler, kültürel yapı, sosyoekonomik durum, gelişmişlik düzeyi gibi faktörler kişisel hijyen faaliyetlerini direkt etkilemektedir.

Bir Cevap Yazın