Bireysel Temizliğin Önemi

Dışarda birçok kirleten maddenin etkisi altında kalan kişinin bu maddelerden temizlenmesi, arınması gereklidir. Bu maddelere karşı vücudun kendi doğal savunma mekanizmaları mevcuttur. Bunların en başında vücudumuzun sıvı-elektrolit dengesini sağlayan, iç organlarımızı dış faktörlerden koruyan derimiz gelmektedir. Derimiz dış ortamla devamlı etkileşim hâlinde bulunan, dokunma duyusunun algılanmasında görevi olan organımız olması nedeniyle en çok kirlenen organlarımızdandır. Ayrıca burnumuzda bulunan kıllar ve sümük, kulaklarımızdaki kıllar ve kulak kiri (buşon), gözyaşı, göz kapakları ve kirpikler hep vücudu dışardan gelecek zararlı etkenlere karşı koruyan savunma mekanizmalarıdır. Bu mekanizmalarla dışardan gelecek mikrobiyal tehditler engellenmeye çalışılır. Tabi ki savunma sistemimiz sadece bunlardan ibaret değildir. Vücudumuzda daha karmaşık düzeyde, organlarımızın da katılarak oluşturduğu aktif savunma sistemleri oluşturulmuştur. Bir dış etkenin tehdidinde bu sistemler derhal uyarılarak savunmaya geçerler ve vücudu bu ajanlara karşı korumaya çalışırlar. Bütün bu savunma sisteminin oluşturulmasında ve devamlılığının sağlanmasında bireysel olarak yapılacak temizlik faaliyetleri önemli bir yer teşkil etmektedir. Vücut için yapılacak temizlik işlemleri;

  1. Vücutta biriken atıkların ve salgıların uzaklaştırılmasına,
  2. Kötü kokularının giderilmesine,
  3. Vücut deri yüzeyinde bulunan patojen mikroorganizmaların vücuttan uzaklaştırılmasına,
  4. Fizyolojik olarak dinlenen ve rahatlayan bireyin, psikolojik olarak da kendisini iyi
    hissetmesine,
  5. Fiziksel görünümde iyileşme sağlayarak, özgüvenin sağlanmasına,
  6. Burun, göz, kulak, deri gibi ilk olarak dikkat çeken organlarda sağlıklı hâl ve temizliğin
    sağlanmasına ve toplumsal saygınlığa yardımcı olur.

Belli bir düzen içerisinde çalışan insan vücudunun zarar görmemesi ve görevini devam ettirebilmesi için vücutta uygun koşulların oluşturulması ve devamlılığının sağlanması gereklidir. Aksi takdirde vücut bu olumsuz durumu kapatmaya çalışsa da belli bir süre sonra devamlı alışkanlık hâline getirilen yaşam tarzı ve maruz kalınan ajanın etkisi ile vücut yenik düşer ve vücutta sadece hastalık açısından değil, ruhsal yönden de sağlıksızlık durumu baş gösterir.

Bir Cevap Yazın