Vücut Temizliği Nedir? Nasıl Yapılır?

Vücut temizliğinde vücudun en geniş organlarından olan ve vücudu saran derinin temizliğinin yapılması gereklidir. Derinin temizlenmesine ilişkin bilgilerden önce derinin yapısının ve görevlerinin bilinmesi, temizliğinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak açısından faydalı olacaktır. Derinin üç tabakası vardır. En dışta epidermis, ortada dermis en altta da subkutis (hipodermis) tabakası vardır. Derinin bu tabakaları yapısal olarak birbirlerinden farklılık gösterirler. Ayrıca bulundukları vücut bölümlerine göre de kalınlıkları değişiklik gösterir.

Epidermis Tabakası: Bu tabaka da dört alt tabakadan oluşmaktadır. En dıştan içe doğru; stratum korneum (keratinize tabaka), stratum granulozum (granüler tabaka), stratum spinozum (malpighi tabakası), stratum germinativum (bazal tabaka) tabakalarından meydana gelmiştir. Bazal tabaka, devamlı bölünme faaliyetleri ile yeni keratinositler oluşturur. Bu tabaka epidermisin diğer tabakalarını meydana getirir. Stratum spinozum epidermisin en büyük tabakasıdır. Bu tabakadan sonra granüler tabaka ve sonrasında epidermisin en üst tabakası olan keratinize tabaka gelir. Bu tabakada, bazal tabakada üretilen ve gittikçe canlılıklarını kaybeden keratinositler vardır. Bu ölü keratinositler keratinize tabakada kısa süre kalarak dökülürler. Keratinize tabaka, derinin yarı geçirgen özelliğini sağlar. Bu özellikle kimyasal maddelerin vücuda zarar vermesi, mikroorganizmaların vücuda girişleri engellenir. İnce lipit tabakası ile örtülü olması ve asidik bir pH’ya sahip olması fizyolojik bariyer olarak görev yapmasını sağlar.

Melanin salgılayan melanositler ve bağışıklıkla ilgili görevleri olan hücreler de epidermis tabakasında bulunur.

Dermis Tabakası: Derinin, epidermis tabakasından sonra gelen bağ dokusundan oluşan elastik yapıdaki tabakasıdır. Kan damarları, sinir uçları ve lenf damarları ile kaplı olduğu için canlı tabakadır. Yapısını bir protein olan kollajen oluşturur. Deriye dokunma duyusu yeteneğini kazandıran tabakadır.

Subkutis Tabakası: Dermisin altında bulunan bu tabaka yağ dokusundan ibarettir. Derinin travmaları engelleyici özelliği bu tabakadan sağlanmaktadır. Ayrıca bu tabakada depolanan yağ doku, gerek görüldüğü takdirde enerji sağlama işleminde kullanılır. Karın bölgesi ve kalçalarda en kalın olan tabakadır. Deride kıl, tırnak, yağ bezleri ve ter bezleri (ekrin ve apokrin ter bezleri) gibi deri ekleri bulunmaktadır.

Kıllar; vücutta bulundukları bölgelere göre önemli görevler alırlar. Vücudun tamamında bulunan kılların kök kısımlarındaki sinir ağları sayesinde dokunma duyusunun algılanmasında yardımcı olurlar. Ayrıca vücudun ısı dengesinin sağlanmasında da görev alırlar. Kirpikler ve kaşlar toz, toprak, rüzgâr, fazla ışık maruziyeti ve kurumaya karşı gözleri korurlar. Burun ve kulak içindeki kıllar yabancı cisimlerin ve tozun bu organlara girmesini engellerler.

Tırnaklar; parmakların son kısımlarında derinin epidermis katmanının sertleşerek keratinleşmesi ile oluşan tırnaklar, koruma, kavrama, derin duyu ve dokunma işlevlerine sahip yapılardır. El ve ayak parmak uçlarında bulunan tırnaklar kan damarları ve sinir uçlarından zengindir.

Yağ bezleri; dermisin üst katlarında bulunan yağ bezlerinin salgıları kanalla kıl foliküllerine akıtılır. Kulak arkası, saçlı deri, alın, kaş, perianal ve genital bölgede çok bulunurlar. Deri yüzeyinin yağlanması, antibakteriyel ve antifungal etkinin sağlanmasında görevi olduğu düşünülmektedir. Ter bezlerinin salgı yapan kısmı dermis ve epidermis tabakalarında bulunur. Kanalları ise dermis tabakasını geçer ve epidermis tabakasının yüzeyine açılır. Ter bezleri ekrin ve apokrin olmak üzere iki tiptedir. Vücudun çeşitli bölgelerinde ter bezleri bulunmaktadır. Avuç içi, ayak tabanı, koltuk altı, alın, anal ve genital bölgede ter bezleri vardır.

Ter; su, üre, ürik asit ve amonyaktan oluşur.

Ekrin ter bezleri; dermisten derinin dış yüzeyine doğru uzayan salgı kanallarına sahiptirler. Derinin asidik yapıda pH’ya sahip olmasında ve terin içindeki sıvının atılması sayesinde de termoregülasyonun sağlanmasında görevi vardır. Ayrıca toksik karakterdeki maddelerin atılması da ekrin ter bezlerinden salgılanan ter sayesinde olmaktadır. Ekrin ter salgısı ayak tabanı, avuç içi ve alında fazla miktarda olur.

Apokrin ter bezleri; koltuk altı, anal, genital bölge ve kirpik diplerinde bulunurlar. Salgıları ekrin ter salgısından daha koyu kıvamlı ve alkali karakterdedir. Bu salgıların bakterilerle kontamine olması kokuya sebep olur. Vücutta ısı dengesinin kurulması ve zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmalarında görevi vardır.

Deri anatomik yapısı ve eklentileri ile bir bütün olarak canlıları dış ortama karşı korumak, iç dengeyi düzenlemek için mükemmel koruyuculuk görevi yapmaktadır. Derinin görevlerini aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür.

1. Derinin yapısında bulunan keratin ve lipit tabakası patojen mikroorganizmaların vücuda girişine engel olur.

  1. Mast hücreleri, makrofajlar ve diğer savunma hücreleri ile vücudun bağışıklık sisteminin sağlanmasına katkıda bulunur. Bu yapısı ile derinin hijyenik bir özelliği vardır.
  2. Derideki melanositler ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin direkt iç organlara gitmesini engeller.
  3. Vücudun sıvı dengesini sağlar.
  4. Derinin dermis katındaki esneklik sayesinde, vücuda gelen travmaların iç organlara zarar vermesi önlenir.
  5. Terleme işlevi ile ısı dengesinin sağlanmasına katkıda bulunur.
  6. Dokunma, ağrı, basınç, sıcaklık gibi duyuların algılanmasında birincil görevli organdır.
  7. Bitkisel ve hayvansal kaynaklı olan D vitaminin öncül şekilleri deride güneş ışınlarının da etkisi ile D vitaminine çevrilir.
  8. Deri altındaki yağ dokusu olası travmaların vücuda zarar vermesini engellerken, yedek enerji deposu olarak görev alır.

Önemli görevleri olan derinin temizliğinin sağlanması, zaten kişinin hijyenik şartlarda yaşamasını sağlamaya çalışan derinin görevlerini yapmasına yardımcı olacaktır. Bu amaçla yapılacak kişisel hijyenik tedbirlerin gelişigüzel yapılmaması gereklidir. Yapılacak işlemlerin derinin doğal bütünlüğünü bozmamasına özen gösterilmelidir. Anatomik yapısı gereği terleme ve yağ salgılanması ile deri yüzeyinde dış ortamlardan karışan tozlarla deri yüzeyini kaplayan kir tabakasının giderilmesi gereklidir. Terleme ile vücuttan atılan toksik maddeler ve terin giderilmesinde geç kalınması sonrasında terde üreyen mikroorganizmalar istenmeyen kokulara neden olur. İstenmeyen ter, kir, koku, yağ ve ölü deri hücrelerinin vücuttan arındırılması amacıyla banyo yapılması gereklidir. Banyoda kullanılacak suyun güvenli kaynaktan geldiğinden emin olunmalıdır. Sağlıklı insanda vücut ısısı 36.5 oC’dir. Banyo sırasında kullanılacak su kişisel olarak tercihe göre değişmekle birlikte 33-37 oC arasında olması en idealidir. Önemli olan vücuda zarar vermemesidir. Çok sıcak su kan dolaşımı ile ilgili rahatsızlıkları olan bireylerde zararlı olabilir. Eğer durum itibariyle banyo yapılması mümkün değilse, kokuya sebep olan bölgelerin sabunla ve suyla yıkanması gerekmektedir. Temiz olmanın sadece temiz kokmakla sağlanacağı düşüncesi ile deodorant ve parfümlerin sıkılması yanlış bir düşüncedir. Gerekli temizlik önlemlerinin alınması ve direkt deriye sıkılmaması şartı ile deodorant ve parfümler kullanılabilir. Banyo esnasında kirlerin giderilmesi ve masaj etkisi oluşturarak rahatlamanın sağlanması amacıyla, kese, sünger ve lif gibi malzemeler kullanılabilir. Saçlı derinin temizlenmesi amacıyla doğal vücut florasının bozulmasına neden olmayacak tarzda şampuan ya da sabunlar, cildin köpüklenerek yıkanması amacıyla da sabun ve diğer doğal ürünlerden yararlanılır. Köpüklenmeyi sağlayacak olan temizlik maddesi ister sabun ister şampuan olsun vücuda zararlı olmaması gereklidir. Yıkanma işleminde saçlar, gövde, kollar, bacaklar, anal ve genital bölgeler kir kalmayacak şekilde yıkanır. Banyo işlemi sonrasında kişiye özel olan bornoz ve havlu ile vücudun her yeri ıslak yer kalmayacak şekilde kurulanır. Eğer ciltte aşırı kuruma varsa bu amaçla nemlendirici kremler kullanılmalıdır.

Banyo yaparken dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da, banyoya girerken, çıkarken veya banyo esnasında ıslak zeminden dolayı düşme ihtimalinin ve yaralanma durumunun olmasıdır. Evlerde sıklıkla rastlanan bu kazaların önlenmesi amacıyla banyoda gerekli önlemlerin alınması gereklidir. Vücut temizliğini sağlamak amacıyla yapılan banyo işlemi sonrasında;

  1. Vücutta kan dolaşımı sağlanır.
  2. Ciltteki ölü hücreler atılır.
  3. Mikroorganizmalar uzaklaştırılır.
  4. Vücutta koku giderilir.
  5. Kaslarda gevşeme ve dolayısıyla bir rahatlama sağlanır.

Eğer sağlık açısından kişiyi engelleyen bir olgu yoksa sağlıklı bir insanın haftada en az
üç kez banyo yapması gereklidir.

Bir Cevap Yazın