Toksikoloji: Zehir Nedir? Zehirin Sınıflandırılması

Sözcük anlamıyla zehir, hücrelere ve yaşayan dokulara kimyasal ya da biyokimyasal nitelikte zararlar veren her türlü maddedir. Genel olarak zehir, vücutta şekillenebilen ancak canlı organizma ile nitel ve nicel olarak geçimsizliği bulunan ve vücutta kimyasal veya fizikokimyasal yıkım yapan bir maddedir. 1821’de Orfila tarafından “çok küçük dozda alındığı veya canlı vücuduna uygulandığında sağlığı bozan veya ölümüne neden olan bir madde” olarak tanımlanmıştır. Daha anlaşılır bir yaklaşımla zehirler gerçek zehirler ve zehirleyici maddeler olarak bölümlenmiştir. Gerçek zehirler, çok az miktarlarda bile organizmada zarara neden olan maddelerdir. Zehrin en tipik özelliği bu zararlı etkisini en küçük dozlarda bile göstermesidir. Zehirleyici maddeler ise ancak çok miktarda veya yüksek derişimde vücuda girdiği zaman, ya da yanlış kullanılınca zehirleyici olabilen maddelerdir.

Aslında zehir olmadığı gibi zehirsiz bir madde de yoktur denilebilir. İlaçlar da yüksek dozlarda verildiğinde zehirlenmeye yol açar. Bu nedenle, zehirle ilacın farkını belirtecek bir tanım yapılması da gerekir. Buna göre, bir madde, organların işlevlerinde fizyolojik alan dışına çıkan değişimler yaparsa zehir, bozulan işlevleri fizyolojik durumuna döndürürse ilaç olarak nitelenmelidir. Yüksek miktarlarda alınan ilaç veya çeşitli maddeler zehirleyici olabilirler. Bu nedenle zehir ile ilaç arasındaki ayrım genellikle nitelikten çok nicelik (doz) ve kullanım amacı ile ilgilidir.

Zehirlerin Sınıflandırılması

Zehirler kaynaklarına, kimyasal yapılarına ve etkilerine göre aşağıdaki gibi sınıflandırılır.

Kaynaklarına Göre

Zehirler bitkisel, hayvansal, madensel, sentetik ve enerjetik olarak beş alt sınıfta toplanabilir.

Bitkisel zehirler: Bitkilerde alkaloid (atropin, morfin, koniin), glikozid (kalp glikozidleri, siyanogenetik glikozidler), saponin, solanin, tanen, eterik yağ ve organik asitler gibi aktif unsurlar bulunur. Bunlar ve benzerleri toksikolojik yönden önemlidir. Hayvansal zehirler: Yılan, arı, akrep, örümcek gibi hayvansal orijinli çoğu protein niteliğinde olan organik zehirlerdir.

Madensel zehirler: Bakır, kurşun, civa, kadmiyum, arsenik, bizmut, talyum, fosfor, flor ve diğer elementler gibi geniş bir grubu kapsar.

Sentetik zehirler: Tarım zararlıları ve hayvanlardaki dış parazitlere karşı kullanılan bileşikler (böcek öldürücüler), ilaçlar, deterjanlar, yapay gübre ve endüstride kullanılan günlük yaşamımıza giren pek çok sayıdaki maddeyi kapsar.

Enerjetik zehirler: Radyasyon, X ışınları.

Kimyasal Yapılarına Göre

Organik ve inorganik zehirler olarak bölümlenir. Bakır, kurşun, civa, kadmiyum, arsenik gibi inorganik bileşikler, bunların organik maddelerle oluşturdukları tuzlar inorganik zehirlerdir. Hidrokarbonlar, alkoller, eterler, fenoller, aldehidler, esterler, aminler, bitkisel ve hayvansal zehirler ile mantar zehirleri gibi pek çok bileşik organik zehirler kapsamdadır.

Toksikolojik Etkilerine Göre

Etki şekli ve etkilediği yere göre kan, sinir sistemi, kas ve protoplazma zehirleri olarak sınıflandırılır.

Kan zehirleri: Karbon monoksit, nitrat, nitrit gibi zehirler hemoglobinin oksijen taşıma yeteneğini azaltarak hipoksiye yol açarlar. Siyanürler doku solunumuyla ilgili enzimleri engellerler. Saponinler eritrositlerde hemoliz yaparak anemiye neden olur. Radyoaktif maddeler ve bazı ilaçlar hematopoetik sisteme etkiyerek anemi ve löykopeni şekillenmesine sebep olur.

Sinir sistemi zehirleri: Merkezi sinir sistemini uyaran ve deprese eden ilaçlar ve bazı alkaloidler ile periferik sinir sistemine etkiyen kolinerjik adrenerjik maddeler bu kapsamdadır.

Protoplazmik ve parenşimatöz zehirler: Karaciğer, akciğer ve böbrek gibi organlarda işlev bozukluğuna yol açan arsenik, cıva, fosfor, fenol, alkol, karbon tetraklorür ve kloroform gibi maddelerdir.

Bir Cevap Yazın