Pestisitlerin Sınıflandırılması

Fumigantlar (gazlar) gibi, bazı pestisitler sadece özel bir zararlıya karşı değil aynı zamanda ayrım gözetmeksizin çok geniş zararlı gruplarına (mantar, böcek, istenmeyen otlar, nematodlar gibi) karşı da kullanılırlar. Bazıları ise zararlıyı gelişmesinin belli bir döneminde hedef alır. Örneğin ovisitler, larvisitler ve adultisitler, böceklerin ve benzeri eklem bacaklıların sırasıyla yumurtaları, olgunlaşmamış ve yetişkin dönemlerini kontrol etmek için kullanılırlar. Pestisitler hedef zararlılara, vücuda giriş yollarına, zehirliliklerine ve kimyasal yapılarına göre sınıflandırılabilir.

Zararlılara Göre

Pestisitlerin hedef zararlılara göre sınıflandırılması Tablo 10.1’de verilmiştir.

Vücuda Giriş Yollarına Göre

Pestisitler, zararlının vücuduna giriş yaptığı yola göre aşağıdaki gibi sınıflandırılabilirler.

Mide zehirleri: Zararlı tarafından ağızdan alındıktan sonra etkilerini gösteren bu maddeler mideden emildikten sonra tüm vücuda dağılırlar ve etkilerini oluştururlar.

Temas zehirleri: Genellikle uygulama yüzeyleriyle doğrudan temasın bir sonucu olarak deri veya kütiküladan emilerek zararlıya girerler.

Fumigantlar: Uçucudur ve solunum sistemi yoluyla gaz şeklinde zararlıya girerler.

Sistemik zehirler: Zehirin mide, temas veya solunum yoluyla vücuda girerek tüm vücuduna dağıldığını ifade ederler.

Boğulma etkisi yapan zehirler: Sivrisinek larvaları gibi zararlıların solunum fonksiyonunu engelleyen genellikle yağlar veya monomoleküler yüzey filmleri ve/veya zararlıların yüzeyde kalmasını engelleyerek, böylece yaşamaları için gereken yeterli oksijeni almalarını engelleyen ve suyun yüzey gerilimini azaltan maddelerdir.

Kimyasal Yapılarına Göre

Pestisitlerin çoğu kimyasal yapılarına göre inorganik ve organik olarak sınıflandırılırlar.

İnorganik pestisitler: Bunlar karbon içermezler; genellikle kristalize halde, tuza benzer, dayanıklı ve suda çözünürler. Bu sınıfta çevrede kalıcı ve memelilere oldukça zehirli, ağızdan alınan tipte zehirler olan arsenik, civa ve siyanür bulunur.

Organik pestisitler: Bunlar karbon, hidrojen ve genellikle oksijen, nitrojen, fosfor veya kükürt içerirler. Görünümleri değişkendir ve genellikle suda çözünmezler. Organik pestisitler de sentetik ve doğal pestisitler diye ikiye ayrılırlar.

Sentetik Organik Pestisitler

Bunlar, organik fosforlular, karbamatlar, sentetik piretroitler, böcek gelişme düzenleyicileri, organik klorlular gibi çeşitli gruplara ayrılırlar.

Organik fosforlular (OF’ler): Yapılarında fosfor içerirler, zararlının epidermisine nüfuz ederek kolinesteraz enzimini inhibe ederler; böylece zararlının sinir sistemini etkileyerek temas zehiri olarak etki gösterirler. Haşere kontrolünde kullanılan OF’lerin örnekleri naled, malatiyon, diazinon, diklorvos, azametifos, koumafos, propetamfos, mevinfos ve klorpirifos’tur. Yağ dokularında kolayca depolanmadıkları ve genellikle alkali çözeltilerde parçalandıkları için memeli dokularında birikmezler. Bununla beraber Merkezi Sinir Sistemine girme kolaylığı ve etkisinin çabukluğu nedeniyle OF’ler pestisit uygulayıcılarının en fazla maruz kaldığı akut pestisit zehirlenmelerini temsil eder. Bu ürünlerin birçoğu uygulanmaları takip eden 72 saat içinde parçalanırlar.

Karbamatlar: Azot ve kükürt içerirler, ağızdan ve temas yoluyla etki gösterirler, kolinesterazı inhibe ederler ve böceklerin sinir sistemini aşırı bir şekilde uyarırlar. Bu grubun üyeleri çevrede birikmez ve alkali şartlarda hızla inaktive olurlar. Karbamat örnekleri bendiokarb, karbaril, aldikarb ve propoksur’dur. Bu grup, insan ve hayvanlardaki pestisit zehirlenmelerinin nedeni olarak OF’lerden sonra ikinci sıradadır.

Sentetik piretroitler: Kimyasal yapıları doğal piretrinlere benzer, ama çevrede dayanıklılıklarını artırmak için kimyasal yapılarında değişiklik yapılmıştır. Birçoğu temas zehiri olarak etki eder. Sentetik piretroit örnekleri resmetrin, lambda-sihalotrin, siflutrin, sipermetrin, deltametrin ve permetrin’dir. Yüksek düzeyde etkinlik gösterdiklerinden genellikle etkin maddenin çok az miktarı bile hedef organizmaların kontrolü için yeterli olmaktadır. Suda yaşayan hedef olmayan canlılara çok az miktarlarda uygulandıklarında bile olumsuz etkileriyle karşılaşılabilir.

Böcek gelişim düzenleyicileri (Insect growth regulators, IGR): Son larval dönemden pupa dönemine dönüşümü engelleyerek böceğin gelişmesini etkileyen juvenil hormon (gençlik hormonu) benzerleri ve deri değişim sırasında böceğin dış kabuğuna kasların eklentilerini engelleyerek etki eden kitin sentez inhibitörlerini içerir. IGR örnekleri, kullanıldığında suda yaşayan yararlı organizmalara güvenli olan metopren ve suda yaşayan yararlı organizmalara zararlı olabilen diflubenzuron ve novaluron’dur.

Klorlu hidrokarbonlar (Organik klorlular-OK’lar): Sentetik organik insektisitlerin en çok bilinen grubudur. Yakın zamana kadar en çok kullanılan insektisitlerdir. Klorlu hidrokarbonların örnekleri DDT, metoksiklor ve klordan’dır. Hepsi klor içerir ve temas veya ağızdan zehirli olurlar. Çevrede kalıcılıkları ve gıda zincirine girmeleri (insanlarda yağlı dokularda birikirler) olumsuz ekolojik etkilere neden olur. Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinde tamamen yasaklanmıştır.

Doğal Organik Pestisitler

Bunlar, bitkisel ve mikrobiyal pestisitler diye ayrılırlar.

Bitkisel pestisitler: Değişik kimyasal yapılı bitkilerden türeyen bileşiklerdir, temas ve/ veya mide zehiri olarak etki ederler. Bu grupta krisantemumdan ekstrakte edilen piretrinler, tütünden ekstrakte edilen nikotin, rotenon ve striknin bulunur. Birçoğu çevrede kalıcı değildir.

Mikrobiyal pestisitler: Etkin maddeleri bakteri, virüs, mantar veya bu tür organizmaların öteki ürünleridir. Örneğin, BTI olarak adlandırılan ürün, Bacillus thuringensis var. israelensis bakterisinden elde edilen ve sivrisinek ve karasinek larvalarının kontrolünde kullanılan bir pestisittir. Ürün canlı bakteri içermemesine rağmen, ölü bakterilerin içindeki kristalize toksinler mide zehiri olarak etki ederler. Bu larvasitin sudaki dipteralara karşı özel etkinliği, çevrede duyarlı olunması gereken alanlarda kullanım için onu çekici hale getirmiştir. Mikrobiyallerin öteki örnekleri Bacillus sphaericus ve sivrisineklerin mantar paraziti olan Laegenidium giganteum’dur.

İnsektisit ve herbisit olarak kullanılan petrol yağları ham petrolden rafine edilmiştir. Insektisit olarak formüle edildiklerinde seyreltilmeden uygulanabilirler veya bir emülgatörle karıştırılır ve suyla uygulanırlar.

Zehirliliklerine Göre

Pestisitler genellikle sıçanlarda ağızdan ve deri yoluyla öldürücü doz-50 (ÖD50) miktarlarına göre Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından beş gruba ayrılırlar. Ayrıca, bir de Tablo 5 bileşikler vardır. Kimyasal maddelerin her birinin ÖD50 miktarı bellidir. Ancak, son sınıflandırma formülasyona bağlıdır. Bu şekilde yapılan sınıflandırma Tablo 10.2’de özetlenmiştir.

Bir Cevap Yazın