Sanatsal Yazılar: Dramatik Şiir

Bir olayı, durumu tiyatro gibi canlandıran şiirlere dramatik şiir denir. Eski Yunan’daki tragedyalar ile başlayan dramatik şiir, günümüzde manzum tiyatrolarla varlığını sürdürmektedir. Batıda Klasik dönemde de tragedyalar sürmüş, Romantik dönemde şiirle tiyatro ayrışmaya başlamıştır (Gökalp Alpaslan, 2009:177). Batıda Cornille, Shakespeare; Türk edebiyatında güçlü bir geleneği olmamakla birlikte Namık Kemal, Abdülhak Hamit, Faruk Nafiz dramatik şiirin örneklerini verirler.

Bu türe örnek olarak aşağıda Faruk Nafiz Çamlıbel’in Han Duvarları adlı şiirinden ve Azra Erhat’ın çevirisiyle Elektra’dan kısa bir bölüm yer almaktadır.

Han Duvarları
(…)
Bir sarsıntı… Uyandım uzun süren uykudan;
Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.
Karşıda hisar gibi Niğde yükseliyordu,
Sağ taraftan çıngırak sesleri geliyordu.
Ağır ağır önümden geçti deve kervanı,
Bir kenarda göründü beldenin viran hanı…
Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri,
Atlarımız çözüldü; girdik handan içeri.
Bir deva bulmak için bağrındaki yaraya,
Toplanmıştı garipler şimdi kervansaraya.
Bir noktada birleşmiş vatanın dört bucağı,
Gurbet çeken gönüller kuşatmıştı ocağı…
Bir parıltı gördü mü, gözler hemen dalıyor,
Göğüsler çekilerek nefesler daralıyor.
Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı
Her yüze çiziyordu bir hüzün kırışığı.
Gitgide birer ayet gibi derinleştiler,
Yüzlerdeki çizgiler, gözlerdeki çizgiler…
Yatağımın yanında esmer bir duvar vardı,
Üstünde yazılarla hatlar karışmışlardı…
Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler,
Aygın baygın maniler, açık saçık resimler…
Uykuya dalmak için bu hazin günde erken
Kapanmayan gözlerim, duvarlarda gezerken,
Birdenbire kıpkızıl birkaç satırla yandı;
Bu dört mısra değil, sanki dört damla kandı:
Ben, garip çizgilere uğraşırken başbaşa,
Raslamıştım duvarda bir şair arkadaşa:
“On yıl var ayrıyım Kına dağından.
Baba ocağından, yar kucağından,
Bir çiçek dermeden sevgi bağından
Huduttan hududa atılmışım ben!”
(…)

Faruk Nafiz Çamlıbel

Bir Cevap Yazın