Kovalent Bağların Oluşumu
Kovalent Bağların Oluşumu Ametal atomları arasında elektron ortaklaşması sonucu oluşan bağ türüne kovalent bağ denir. Kovalent bağlar ile oluşan bileşikler kovalent bileşikler veya moleküler bileşikler olarak adlandırılır.
Kovalent Bağların Oluşumu Ametal atomları arasında elektron ortaklaşması sonucu oluşan bağ türüne kovalent bağ denir. Kovalent bağlar ile oluşan bileşikler kovalent bileşikler veya moleküler bileşikler olarak adlandırılır.
Metalik Bağdan Kaynaklanan Özellikler 1. Metallerin parlaklığı: Bunun nedeni ışığın yansımasıdır. Çünkü metal yüzeyine gelen ışın demeti metaldeki serbest elektronları uyararak yüksek enerji katmanına çıkarır. Türkçe Malumatlar Uyarılmış elektronlar temel hallerine dönerken soğurdukları ışının tamamını geri yayar. Bu nedenle metal yüzeyleri parlaktır. Bazı metallerin farklı renkte olmasının nedeni görünür bölgedeki ışınlardan birini yansıtıp diğerlerini soğurmasıdır….
Elementleri elektron dizilişlerine göre metal, ametal ve yarı metal olarak sınıflandırabiliriz.
Asitlik ve Bazlık Özelliklerinin Değişimi Elementlerin asitlik ve bazlık özellikleri genellikle oksitleri ve hidroksitleri üzerinden incelenebilir. XOH yapısındaki bileşik suda çözündüğünde X+ ve OH– iyonlarını veriyorsa bazik karakterli olduğu anlaşılır. X2O(k) + H2O(s) →2XOH(suda) XOH(suda) → X+(suda) + OH– (suda) OH yapısındaki bileşik suda çözündüğünde XO– ve H+ iyonlarını veriyorsa asidik karakterli olduğu anlaşılır. X2O(g)…
Bitkilerde ve Hayvanlarda Klonlama Rekombinant DNA teknolojisinin tarımda farklı kullanım alanları bulunur. Bu yöntemle bitkinin tohum verimliliği, ürün miktarı ve kalitesi artırılabilir. Hayvan hücrelerine rekombinant DNA’nın aktarımı sonucu yeni özelliklerin kazanılmasına ait bazı örnekler aşağıda verilmiştir. • İnsanlardan izole edilen büyüme hormonu geninin fare embriyolarına aktarımı sonucu normale göre daha iri fareler elde edilmiştir. •…
Bir insan yemek yemeden sadece su içerek yaklaşık beş hafta yaşayabilir. Ancak susuzluğa en fazla on iki gün dayanabilir. Yapılan hesaplamalara göre bir insan ihtiyaç duyduğu suyun yaklaşık % 50’sini içeceklerden, % 35’ini yiyeceklerden, % 15’ini ise besin maddelerinin hücrelerde yakılmasından karşılar. İnsan vücudunda olduğu gibi bitkilerde de su oranı oldukça yüksektir. Bitkiler; fotosentez, terleme,…
Dünyadaki Kullanılabilir Su Kaynakları ve Su Tasarrufu Yeraltı suları, akarsular, göller, denizler, okyanuslar, kar ve buzullar Dünya’daki su kaynaklarını oluşturur. Dünyanın % 70’inin sularla kaplı olmasına karşın içilebilir su kaynakları bunun yalnızca % 1’i kadardır. Bu suyunda % 97’si tuzlu su, sadece % 3’lük kısmı tatlı sudur. Yani Dünyanın dörtte üçü suyla kaplı olmasına rağmen…
Suyun Sertliği Sular yerkabuğunda denizlere ve göllere doğru Kireçli topraktan geçen yağmur suları içinde Ca2+ iyonları oluşur. Böylece sert su meydana gelir. akarken farklı toprak türleri olan bölgelerden geçer. Bu sırada kayaçlarla sular bir araya geldiğinde kayaçlardaki kalsiyum (Ca2+) ve magnezyum (Mg2+) iyonları suya geçer. Bu iyonlar suda diğer metal iyonlarına nazaran çok daha fazla…
Amniyosentez Nedir? Amniyosentez Uygulamaları Hangi Durumlarda Yapılır? Amniyosentez Nedir? Amniyosentez, rahim içerisine iğne sokularak bir miktar sıvı alma işlemidir. Bu sıvı ve sıvı içindeki fetal hücreler incelenerek bebeğin kromozom yapısı, genetik hastalık taramaları, enfeksiyon varlığı ve metabolik hastalıkları ile ilgili bilgiler edinilebilir. Amniyosentez uygulamaları şu durumda yapılır: • Anne adayı 35 yaş ve üzerindeyse, •…
Gerçek Sıcaklık ve Hissedilen Sıcaklık Belirli bir yükseltide ölçülen sıcaklığa gerçek sıcaklık denir. Hissedilen sıcaklık ise gerçek sıcaklık, nem, güneş ve rüzgar hızından yararlanılarak hesaplanan değerdir. Hava sıcaklığı çoğu zaman nemden ve rüzgarlardan dolayı ölçülenden farklı olabilmektedir. Sıcak hava koşullarında nemin, soğuk hava koşullarında da rüzgarın hissettiğimiz sıcaklık üzerinde büyük önemi vardır. Hissedilen sıcaklık, vücudun…
Laboratuvar güvenlik kuralları 1. Kimya laboratuvarında, laboratuvar önlüğü ve kapalı ayakkabı giyilmelidir, deneye göre özel koruma gözlüğü ve maske kullanılmalıdır. 2. Etiketsiz, bilinmeyen malzemeyle temasa geçilmemelidir. 3. Laboratuvarda sigara içilmemelidir. 4. Kırık, çatlak ve kirli cam eşyalar kullanılmamalıdır. 5. Kimyasal maddelere kesinlikle çıplak elle dokunulmamalıdır. 6. Kimyasal maddeler koklanmamalıdır ve tadına bakılmamalıdır. 7. Laboratuvarda yiyecek,…
Kimya laboratuvarında, deney yaparken zarar görmemek ve bir kaza yaşamamak için güvenlik kurallarına uygun davranılmalıdır. Laboratuvarda bulunan kimyasallar yanıcı, patlayıcı, zehirli ve tahriş edici etkiye sahip olabilir. Kullanılan kimyasal maddeler çevreye zarar vermemek için atık toplama kaplarında biriktirip uzman kişilere teslim edilmelidir. Güvenlik ve sağlık açısından belirtilen kurallar ve sembollerin anlamları öğrenilip laboratuvarda daha dikkatli…
Atmosferin Özellikleri Ve Atmosferin Canlılar İçin Önemi Atmosfer, % 78 azot (N2), % 21 oksijen (O2), % 0,9 argon (Ar) ve % 0,1 diğer gazlardan oluşan 100 km kalınlığında dünyamızı çevreleyen bir gaz karışımıdır. Atmosfer, canlının hayatının devamını sağlayabilmesi için en önemli unsurlardan biridir. Atmosfer olmadan hiçbir ses duyulmaz ve iletişim kurulamaz. Atmosfer bitkiler için…
Suyun Varlıklar İçin Önemi Canlılar için yaşamsal öneme sahip olan su, bilinen tüm canlılar için gerekli ve vazgeçilmez bir maddedir. Çünkü canlı vücudunda gerçekleşen tüm fiziksel ve kimyasal olaylar sulu ortamda gerçekleşir. Yeryüzünün yaklaşık üçte ikisi sularla kaplıdır. Normal bir insanda yaklaşık 35 litre su bulunur. Her gün terleme ve boşaltım sistemleriyle su kaybedilir ve…
Çevre Kirliliğini Azaltmak için Alınacak Bazı Önlemler ➢ Fabrikalardan çıkan baca gazları filtre edilmeli ➢ Yeni teknolojiler sürekli olarak değerlendirilerek insanlara veya çevreye zararlı olmayan kimyasallar geliştirilerek üretimi yapılmalı ➢ Ormanlar korunmalı ve yeşil alanlar arttırılmalı ➢ Fosil yakıtların kullanımı azaltılmalı, yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmalı ➢ Üretimde kullanılan çevreye zararlı maddeler kullanıldıktan sonra gerekli tedbirler…
Hamilelikte Bebeğin Gelişimini Olumsuz Etkileyen Faktörler Son yıllarda hızla gelişen teknikler sayesinde anne ve babalar anne karnındaki bebeğin gelişim evrelerini detaylı olarak takip edebilmektedir. Ultrason ve amniyosentez hamileliğin izlenmesinde en yaygın olarak kullanılan yöntemlerdir. Ultrason hamilelik takibinde en yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biridir. Hamilelikte hiçbir problem olmasa bile belirli aralıklarla ultrason kontrolü yapılmaktadır. Hamileliğin farklı…
Bebeğin Anne Karnındaki Gelişimini Etkileyen Faktörler Bebeğin anne karnındaki gelişimini etkileyen birçok faktör vardır. Bunlardan bir kısmı fetuse (anne karnındaki bebek) ait yapısal bozukluklar ya da hastalıklar, diğer bir kısmı ise anneyle ilgili durumlardır. Hamilelikte sigara içilmesi, alkol ve uyuşturucu kullanımı, folik asit yetersizliği gibi etkenler bebeğin gelişimini olumsuz etkiler. a. Sigara Hamilelikte sigara kullanımı…
Derinin temel görevleri • Sahip olduğu mekanoreseptörler ile dışarıdan gelen birçok uyarının alınmasını sağlar. • Duyu organı olmanın dışında vücudu koruma görevi de vardır. Vücudu mekanik, kimyasal, ışın ve termal etkilere karşı korur. • Mikroorganizmaların vücuduna girişini engeller. • Terleme ile vücut sıcaklığının ayarlanmasını ve boşaltım atıklarının atılmasını sağlar. • Güneş ışığının etkisi ile kolesterolün…