Avrupa Savunma Fonu (European Defence Fund – EDF) olarak adlandırılır.
Bu fon, AB’nin savunma sanayii ve askeri teknolojiler alanında stratejik özerklik kazanma çabasının merkezinde yer alır.
Avrupa Savunma Fonu (EDF) Nedir?
EDF, AB üye devletlerinin savunma projelerinde ortak araştırmayı (Research) ve geliştirmeyi (Development) finanse etmek için kullanılan temel araçtır.
| Özellik | Açıklama |
| Bütçe | 2021-2027 dönemi için yaklaşık 8 milyar Euro bütçeye sahiptir. |
| Amaç | AB’deki savunma pazarı parçalanmış durumdadır. EDF, üye devletler arasındaki işbirliğini teşvik ederek yeni nesil askeri yeteneklerin (örneğin, insansız sistemler, yapay zeka ve siber güvenlik teknolojileri) ortaklaşa geliştirilmesini sağlamayı hedefler. |
| Temel Kural | Fon, genellikle en az üç farklı üye ülkeden üç ayrı şirketin veya kuruluşun ortaklaşa yürüttüğü projelere tahsis edilir. |
| Stratejik Hedef | AB’nin, uluslararası krizlerde ABD gibi dış aktörlere olan teknolojik bağımlılığını azaltmak ve güvenlik ve savunmada kendi yeteneklerini geliştirmektir. |
Yunanistan Türkiye’nin Girmesini Engelleyecek mi?
Türkiye, bir NATO üyesi olmasına rağmen AB üyesi değildir ve EDF fonlarına doğrudan veya dolaysız katılımı, AB’nin “Üçüncü Ülkelerle İşbirliği” kurallarına tabidir.

Kısa Cevap: Evet, mevcut siyasi ortam ve kurallar çerçevesinde Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Türkiye’nin EDF fonlarından yararlanmasını veya fonlanan projelerde ortak olarak yer almasını engelleme veya ciddi şekilde kısıtlama yetkisi ve niyeti vardır.
Engelleme Mekanizması ve Siyasi Gerçeklik
- Üçüncü Ülke Katılımı Kısıtlaması: EDF yönetmeliği, fonların esas olarak AB üyesi ülkeler ve Norveç gibi (AB ile savunma anlaşması olan) “ilişkili” ülkeler arasında kalmasını amaçlar. Türkiye, bu özel savunma programlarına ilişkin bir “ilişkili ülke” statüsüne sahip değildir.
- Veto Gücü ve Siyasi Zemin: Türkiye’nin herhangi bir EDF projesine büyük ölçekli katılımı veya EDF projeleriyle işbirliği, AB Üye Devletleri arasında oybirliği veya yüksek çoğunlukla kabul gerektirebilir. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz’deki gerilimler ve egemenlik anlaşmazlıkları nedeniyle, bu siyasi kartı Türkiye aleyhine defalarca kullanmıştır.
- Örnek: Benzer bir AB savunma programı olan PESCO (Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği) kapsamında, Türkiye’nin katılımı geçmişte Yunanistan ve Kıbrıs tarafından veto tehditleri nedeniyle mümkün olmamıştır. EDF de benzer bir siyasi dinamiğe sahiptir.
Sonuç: Türkiye, NATO’nun kilit bir müttefiki olmasına rağmen, AB ile olan siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle EDF gibi temel AB savunma programlarına katılım yolu fiilen kapalıdır. Türkiye’nin bu fonlara erişimi, büyük ölçüde Ankara ile Atina ve Lefkoşa arasındaki ilişkilerin yumuşamasına bağlıdır.