Sultan Mehmet koku takıntısı olan birisiydi, kötü kokuya tahammül etmez, elçileri, misafirleri temizlenmeden görmezmiş. Gül suyu ve amber kokularını çok severmiş.

1. Koku Hassasiyeti ve Temizliğe Verilen Önem
Fatih Sultan Mehmet döneminde ve genel olarak Osmanlı sarayında temizliğe ve güzel kokuya büyük önem verilirdi. Fatih’in bu konudaki hassasiyeti tarihi kayıtlara ve uygulamalara yansımıştır:
- Şehir Temizliği: Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethinden sonra şehir temizliğine, sokak ve caddelerin temizlenmesine ayrı bir önem verdiği, bunun için özel uygulamalar başlattığı bilinmektedir. Temizlik, Fatih ile birlikte İstanbul’da ciddiyetle ele alınan bir konu haline gelmiştir.
- Misafir Kabulü: Osmanlı’da misafir ağırlama adabının önemli bir parçası, misafiri güzel kokularla karşılamak ve uğurlamaktır. Özellikle yabancı elçilerin ve önemli misafirlerin huzura kabul edilmeden önce temizlenmesi, buhurla tütsülenmesi veya gül suyu ile ikramda bulunulması, sadece Fatih’e özgü değil, saray protokolünün genel bir gereğiydi. Padişahın, protokol gereği bu kurallara harfiyen uyulmasını istemesi son derece doğaldır.
2. Gül Suyu ve Amber Sevgisi
Gül suyu, amber ve misk gibi kokular, Osmanlı saray kültürünün ve İslami geleneğin vazgeçilmezlerindendir.
- Gül Suyu (Gülâb): Gül suyu, Osmanlı’da zarafet, temizlik ve kutsallığın sembolüydü.
- Fetih ve Temizlik: İstanbul’un fethinden sonra Ayasofya’nın gül sularıyla yıkatılıp ibadete açılması, bu kokunun manevi değerini ve temizlikteki önemini gösteren en bilinen örnektir.
- İkram: Elçilere, misafirlere ve önemli kişilere yemek sonrası ellerini temizlemeleri için gül suyu ikram etmek, saray adabının ayrılmaz bir parçasıydı.
- Amber ve Misk: Bu kokular da gül suyu kadar rağbet görüyordu. Amber ve misk gibi yoğun ve kalıcı kokular, sadece kişisel temizlikte değil, mumlarda, kahvelerde ve hatta kokulu mürekkeplerde bile kullanılırdı.
3. Gül Koklayan Fatih Portresi
- Sanatsal İfade: Nakkaş Sinan Bey tarafından Batı tekniğiyle çizilen ünlü bir minyatürde, Fatih Sultan Mehmet bağdaş kurmuş vaziyette elinde tuttuğu bir gülü koklarken resmedilmiştir.
- Sembolik Anlamı: Bu gül, sadece güzel kokuya olan ilgiyi değil, aynı zamanda tasavvufta ve Divan şiirinde gülün Hz. Muhammed’i ve İslam’ı sembolize etmesi nedeniyle manevi ve siyasi bir anlam da taşır. Fatih’in hem dünyevi (estetik/koku) hem de manevi (İslam’a bağlılık) yönünü vurgulayan güçlü bir imgedir.
Sonuç olarak, Fatih Sultan Mehmet’in kokuya ve temizliğe olan hassasiyeti, abartılı bir “takıntı”dan ziyade, Osmanlı sarayının ve bir dünya imparatorluğunun başkentinin gerektirdiği üst düzey hijyen, protokol ve koku kültürünün en keskin uygulayıcılarından biri olmasıyla açıklanabilir.