1. Aşırı Yüksek Yağ Oranı (Kalın ve Kremsi Yapı)
- Bileşim: Balina sütünün en çarpıcı özelliği yüksek yağ içeriğidir. Türüne bağlı olarak, yağ oranı sütün %35 ila %50’si arasında değişebilir (İnek sütü yaklaşık %3-4 yağ içerir). Bazı türlerde bu oran daha da yüksektir.
- Yoğunluk: Bu yüksek yağ oranı sayesinde balina sütü, su gibi akışkan değil, kalın, yoğun ve kremsi bir yapıdadır. Neredeyse peynir veya mayonez kıvamındadır.
- Amacı: Bu yoğunluk, sütün tuzlu deniz suyu içinde hemen çözülmesini veya dağılmasını engeller. Yavru balinanın, sütü hızla emerek yüksek kalori almasını sağlar.

2. Yüksek Kalori ve Hızlı Büyüme
- Besin Değeri: Sütteki aşırı yüksek yağ oranı, yavruların çok hızlı kilo alması için gerekli olan devasa miktarda enerjiyi sağlar.
- Büyüme Hızı: Örneğin, bir mavi balina yavrusu günde yaklaşık 90 kilogram alabilir. Bu, annesinin günde 190 litreye kadar sütten faydalanmasıyla gerçekleşir. Emzirme dönemi (türe göre 5 ila 7 ay sürer) boyunca yavru, boyutunu katlayarak büyür.
- Protein: Süt, yağın yanı sıra yüksek oranda protein de içerir (yaklaşık %12-15).
3. Emzirme Mekanizması
- Zorlu Koşullar: Balinalar su altında nefes alamadıkları için, emzirme işlemi karadaki memelilerinki gibi uzun süreli değildir. Yavru ve anne, kısa süreli dalışlar sırasında emzirme işlemini gerçekleştirir.
- Meme Uçları: Anne balinanın meme uçları dışarıda değildir. Genellikle meme çatlağı adı verilen bir olukta saklıdır. Yavru, çenesini bu bölgeye yerleştirdiğinde, anne memedeki kasları kullanarak sütü doğrudan yavrunun ağzına fışkırtır. Bu hızlı ve basınçlı yöntem, su kaybını en aza indirir.
İnsan Tüketimi
Balina sütü teorik olarak insan tüketimine uygun değildir ve pratik olarak neredeyse imkansızdır. Elde edilmesi zorluğunun yanı sıra, tadı, kokusu (genellikle balıksı olarak tanımlanır) ve aşırı yağlı yapısı nedeniyle insanlar için cazip bir besin kaynağı değildir. Ayrıca balinalar, denizdeki toksinleri vücutlarında biriktirebilir, bu da sütün toksik olma riskini artırır.