Tıbbi Sekreterlik: ICD 10’da Kullanılan Simgeler

ICD-10 kullanarak yapılan kodlamalarda açıklayıcı notlara, noktalama işaretlerine, kısaltmalara, ilişkili terimlere, hariç tutulması gereken durumlara, istisnalara, eklenmesi gereken durumlara dikkat edilmesi gerekir. ICD-10 Kama-Yıldız Sistemi (†,*): ICD-10, katı hiyerarşik yapıdadır. Kama-Yıldız Sistemi ise çoklu hiyerarşik ihtiyaç nedeni ile geliştirilmiştir. Bazı kodların yanında KAMA işareti; diğer bazı kodların yanında da YILDIZ işareti vardır. Yanında YILDIZ işareti olan tanım ikincil koddur ve bununla ilişkili yanında KAMA işareti olan bir kodun seçilmesi zorunludur.

† Kama simgesi: Bir hastalığın etiyolojisini veya altta yatan sebebini açıklayan kodu belirtir, daima uygun belirti kodu ile sıralanmış olmalıdır.

Yıldız simgesi: Bir hastalığın belirtisini açıklayan kodu belirtir ve daima uygun etiyoloji kodu ile birlikte atanmalıdır. İstatistiklerin sunumunda farklı sınıflandırmalar sağlar.

Kama simgesi kodunun birincil kod olması ve her zaman kullanılması gereği, ICD’nin bir ilkesidir. Yıldız kodu asla tek başına kullanılmamalıdır. Hastalık hangi kod içinde bakılıyorsa, diğer kod parantez içinde verilmektedir.

J17.0* Pnömoni, başka yerde sınıflanmış bakteriyel hastalıklarda

  • A42.0 Akciğer aktinomikozu
  • A22.1 Akciğer şarbonu
  • A54.8 Gonokokal diğer enfeksiyonlar

Parantezler ( ): Parantezler, parantezlerin dışındaki sözcüklerin atanacağı kod numarasını etkilemeyen bir tanı terimini açıklamada kullanılır.

I10 Hipertansiyon (arteriyel) (benign) (esansiyel) (malign) (primer) (sistemik)”
Parantezler, bir hariç terimin başvurduğu kodu içerecek şekilde kullanılmıştır.
H01.0 Blefarit Hariç: blefarokonjuktivit (H10.5)

Köşeli parantezler [ ]: Eş anlamlıları, alternatif sözcükleri ya da açıklayıcı cümleleri açıklamada kullanılır.

A30 Lepra [Hansen hastalığı]
Önceki notlara başvuru için
C00.8 Dudak overlapping lezyonu [Bak.not 5, sayfa 182]
Daha önceden belirtilmiş dört karakterli alt bölümlere başvuru için
K27 Peptik ülser, yeri tanımlanmamış
{Alt bölümler için sayfa 566’ya bakınız}

NEC (Not Elsewhere Classified) Başka Yerde Sınıflanmamış (BYS): “Başka yerde sınıflandırılmamış” ifadesi kodlayıcıya kodlanacak durumla ilgili farklı kodların sınıflandırmanın başka kısımlarında da görülebileceği konusunda bir uyarıdır.

– J16 Pnömoni, diğer enfeksiyöz organizmalara bağlı, başka yerde sınıflanmamış.
– J16.0 Klamidyal pnömoni ve
– J16.8 Pnömoni, diğer tanımlanmış enfeksiyöz organizmalara bağlı maddelerini içerir.

NOS (Not Otherwise Specified) Başka Şekilde Belirtilmemiş: NOS “başka şekilde tanımlanmamış” anlamında bir kısaltmadır. Klinik kayıtta veya hastalık tanımlamasında daha spesifik bir kod atamak için yeterli bilgi bulunmadığı zaman, NOS’un izlediği terimleri içeren kodlar kullanılabilir. Başlıklardaki “ve”: “Ve”, “ve / veya” yerine geçer.

  • A18.0, Kemik ve eklem tüberkülozu;
  • kemik tüberkülozu
  • eklem tüberkülozu
  • kemik ve eklem tüberkülozu olarak kodlanmıştır.

Nokta Tire (.-): Kodlayıcıya bir dördüncü karakterin bulunduğunu ve onun, uygun kategoride aranması gerektiğini belirtir. Bu kural hem tabular listede, hem de alfabetik indekste (dizin) kullanılmıştır.

G03 Menenjit, diğer ve tanımlanmamış etkenlere bağlı Hariç: meningoensefalit (G04.-)

ICD-10 ile Kodlama Sınıflama Sistemi olması nedeni ile hekimlerin doğal dilleri ile yazdıkları tanıları birebir bulmak mümkün değildir. Bu nedenle kodlama zordur ve kullanıcıların eğitimi gerekir.

İsteğe Bağlı Çift Kodlama

Bir kişinin durumunu tam olarak açıklamak için kullanılmak üzere, haç ve asterisk sisteminin dışında, iki UHS koduna izin veren belirli durumlar vardır. Tabulasyon listesindeki “İstenirse,…ek kod kullanınız.” notu, bu durumların çoğunu belirler. Ek kodlar, yalnızca özel çizelgelerde kullanılacaktır. Bunlar: Bu bilginin özel başlıkta görünmediği enfeksiyona neden olan organizmaları belirlemek için, I. Bölüm’den eklenebilen kodlar olan “vücut sistemleri” bölümlerinde sınıflandırılabilen yerel enfeksiyonlar içindir. Bu amaçla, I. Bölüm’de B95 – B97 arasında bir blok kategori sağlanmıştır.

İşlevsel etkinliğe sahip neoplazmalar içindir. İşlevsel etkinlik türünü belirtmek için, IV. Bölüm’deki uygun kod, II. Bölüm’den gelen koda eklenebilir. Neoplazmalar içindir; morfoloji kodu 1. cilt 1181 – 1204. sayfalar arasında, ana UHS’nin bir parçası olmamasına karşın, tümörün morfolojik türünü belirlemek için II. Bölüm koduna eklenebilir. V. Bölüm’deki F00 – F09 (Semptomatik ve organik mental bozukluklar) olarak sınıflandırılan durumlar içindir; burada altta yatan hastalık, yaralanma ya da beynin uğradığı başka bir hasar gibi bir nedeni belirtmek için, başka bir bölümden bir kod eklenebilir. Durumun nedeninin bir toksik etki olduğu yerlerdir; o etkiyi belirlemek için XX. Bölüm’den bir kod eklenebilir. Bir yaralanma, zehirlenme ya da diğer ters etkiyi açıklamak için iki kodun kullanılabildiği yerlerdir; yaralanmanın doğasını açıklayan XIX. Bölüm’den bir kod ve nedeni açıklayan XX. Bölüm’den bir kod. Kodun ek kod olarak seçilip seçilmemesi, toplanan verinin amacına bağlıdır.

Sağlık sektörü her geçen gün büyürken, hastanelerde doğru bilgi akışı ve düzenli kayıt sistemi her zamankinden daha önemli hâle geldi. İşte tam bu noktada tıbbi sekreterlik ve özellikle tıbbi kodlama kavramı hayat kurtarıcı bir rol oynuyor. Peki tıbbi sekreterlikte kodlama nedir? Neden bu kadar önemlidir? Gelin, bu soruları sade, akıcı ve konuşma havasında yanıtlayan bir açıklamayla detaylandırarak anlatalım.

Tıbbi kodlama, sağlık hizmetlerinde yapılan tanı, tedavi, ameliyat ve tıbbi işlemlerin uluslararası standartlara uygun şekilde sayısal kodlara çevrilmesidir. Yani tıbbi kodlama, sağlık sektörünün ortak konuştuğu dil, bir anlamda iletişim köprüsüdür. Bir tanının veya işlemin kodlanması sadece hastanenin iç düzeni için değil, aynı zamanda SGK geri ödemeleri, istatistiksel analizler, hasta kayıtları ve uluslararası veri paylaşımı için de kritik önem taşır.

Tıbbi Kodlamanın Amacı Nedir?

Bu sistemin amacı, hem hastane personeli arasındaki iletişimi güçlendirmek hem de sağlık hizmetlerinin sorunsuz ilerlemesini sağlamaktır. Düşünün ki yüzlerce doktor, hemşire ve tıbbi sekreter aynı hastanenin içinde sürekli veri oluşturuyor. Eğer bu veriler standart bir dille yazılmazsa, hastalık tanısından ameliyat türüne kadar pek çok bilgi karışıklığa uğrayabilir. İşte bu yüzden tıbbi kodlama, sağlık sisteminin görünmeyen beyni gibidir.

Doğru yapılmış bir kodlama sayesinde:

  • Hastanın sağlık geçmişi net şekilde takip edilir,
  • Hastanede yapılan işlemler doğru faturalandırılır,
  • SGK geri ödemeleri sorunsuz olur,
  • Sağlık istatistikleri güvenilir hâle gelir,
  • Ülke çapındaki sağlık politikaları doğru planlanabilir.

Bu noktada tıbbi sekreterler yalnızca bir kayıt memuru değildir; sistemin işleyişini omuzlayan gizli kahramanlardır.

Tıbbi Kodlamada Kullanılan Sistemler

Tıbbi sekreterlik alanında en sık kullanılan kodlama sistemlerinden biri ICD-10 ve güncel olarak yaygınlaşan ICD-11’dir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen bu sistem, tüm hastalıkları belirli kodlara ayırır. Örneğin:

  • J06.9 → Üst solunum yolu enfeksiyonu
  • I10 → Hipertansiyon
  • E11 → Tip 2 diyabet

Bir diğer önemli kodlama alanı ise SUT kodlarıdır (Sağlık Uygulama Tebliği). Bu kodlar, hastanelerde yapılan işlemlerin SGK tarafından doğru şekilde faturalandırılması için kullanılır. Moleküler testler, görüntüleme işlemleri, küçük cerrahiler, hepsi kendi kodlarıyla sisteme işlenir.

Ayrıca ATC kodlama sistemi de ilaçları sınıflandırmak için kullanılır. Yani tıbbi kodlama yalnızca hastalıkları değil, ilaçları ve işlemleri de kapsayan geniş bir alandır.

Tıbbi Sekreter Kodlama Yaparken Ne Bilmelidir?

Bu alanda çalışan tıbbi sekreterlerin belirli bir bilgi altyapısına sahip olması gerekir. Kodlama sadece numara yazmak değildir; arka planda ciddi bir terminoloji bilgisi yatar. Tıbbi sekreter:

  • Tıbbi terimleri bilmeli,
  • Anatomiyi temel düzeyde tanımalı,
  • Hastalık sınıflandırmalarını anlamalı,
  • SUT ve ICD sistemlerini takip etmeli,
  • Yönetmeliklerdeki değişiklikleri izlemelidir.

Tüm bunlar, kodlamanın neden bir uzmanlık alanı olduğunu açıkça ortaya koyar.

Kodlamanın Yanlış Yapılması Nelere Yol Açar?

Bir kodun yanlış yazılması basit bir hata değildir. Bu durum:

  • Hastanın tedavi geçmişini yanlış gösterir,
  • Faturalandırma sorunları yaratır,
  • SGK ödemelerinin kesilmesine sebep olur,
  • İstatistiksel verilerin doğruluğunu bozar,
  • Hastane kalite değerlendirmelerini olumsuz etkiler.

Bu nedenle tıbbi kodlama, hem hastane yönetimi hem de ülke sağlık sistemi için hayati öneme sahiptir.

Sonuç: Tıbbi Kodlama Sağlık Sisteminin Omurgasıdır

Tıbbi sekreterlikte kodlama, sağlık sektöründe düzeni, verimliliği ve doğruluğu sağlayan en kritik yapı taşlarından biridir. Hastanelerin modern dijital sistemlere sahip olduğu bir dönemde, kodlama sayesinde her hasta verisi net, ulaşılabilir ve anlaşılır hâle gelir. Sağlık sektörünün geleceğe ayak uydurabilmesi için tıbbi kodlama olmazsa olmaz bir alandır.

Dilersen bu yazının daha uzun versiyonunu, kısa versiyonunu, akademik anlatımını veya sunum şeklinde hazırlanmış hâlini de oluşturabilirim.

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin