Kitaptan Konu Çalışmak Mı? Video İzleyerek Konu Çalışmak mı? Her İkisini Birlikte En Etkin Şekilde Nasıl Yapabiliriz?

Kitaptan Ders Çalışmak Mı? Video İzleyerek Ders Çalışmak mı? Yoksa Her İkisi mi…. Her İkisini Birlikte En Etkin Şekilde Nasıl Yapabiliriz?

Malum, günümüz teknolojisi karşımıza tonla ilgili ders videosu çıkarıyor. Gerçekten bazen video dersler, görsel hafıza açısından daha yararlı olabiliyor ancak bu her videoda geçerli mi? Bir de bu çalışılan derse göre de değişir. Onu bir yorumlayalım.

Şimdi kitapla çalışmayı düşünelim. Kitap aslında işin omurgası. Konunun sınırlarını o çiziyor. Ne bilmen gerekiyor, hangi kavramlar önemli, hangisi detay… Hepsi orada. Ama kitap çalışmak her zaman kolay değil. Bazen bir paragrafı üç kere okuyorsun, yine de tam oturmuyor. Hele konu yeni ve soyutsa, kitap tek başına insanı yorabiliyor. “Anlıyorum galiba ama emin değilim” hissi çok oluyor.Video tarafında bu his biraz azalıyor. Çünkü biri senin yerine konuyu süzüp anlatmış oluyor. Nerede duracağını, nerede örnek vereceğini seçmiş. O yüzden video izlerken konu daha akıcı geliyor, zihinde bir resim oluşuyor. “Ha, mesele buymuş” dediğin anlar genelde videoyla geliyor. Özellikle başlangıçta motivasyon da sağlıyor, insanın çalışma isteğini artırıyor.Ama işte tam da burada küçük bir tuzak var. Video izlerken öğrenme hissi çok güçlü oluyor. Gerçekten anlamış gibi hissediyorsun. Fakat kitabı açıp baktığında, “Ben bunu gerçekten biliyor muydum?” sorusu geliyor. Çünkü video daha çok genel çerçeveyi veriyor, detayları senin yakalamanı bekliyor. O detaylar da genelde kitapta. Bu yüzden ikisini karşı karşıya koymak yerine yan yana koymak daha mantıklı. Mesela önce video izleyip konuya aşinalık kazanıyorsun. Terimler yabancı gelmiyor, anlatılanlar havada kalmıyor. Sonra kitabı açtığında metin daha anlaşılır oluyor, okudukların yerine oturuyor. Ya da tam tersi: Kitaptan çalışıyorsun, takıldığın yerde videoya dönüyorsun. Video o düğümü çözüyor, tekrar kitaba dönüyorsun. Aslında mesele yöntemden çok denge. Sadece kitapla gitmek bazıları için fazla ağır, sadece videoyla gitmek ise yüzeysel kalabiliyor. İkisini birlikte kullandığında hem anlama hem kalıcılık artıyor .En sonunda şuna geliyorsun: Herkesin çalışma şekli farklı ama çoğu zaman en iyi sonuç, tek bir yönteme saplanınca değil, yöntemleri birbirine destek yaptığında çıkıyor. Kendi düzenini kurduğunda, hangisini ne zaman kullanman gerektiğini zaten hissediyorsun.

Kitaptan Ders Çalışmak

Dersten derse göre değişir ancak bence bazı dersler kitaptan çalışıldığında daha iyidir. Türkçe derslerinde güncelleme (TDK) ile ilgili videoları izlemek bence yeterli. Gidip de video ders notları alıp izlemeyi (Türkçe dersiniz ortalamadan aşağı değilse) saçma buluyorum ve evet, geçmişte kendim de böyle yaptım ve hiçbir zaman o videoları bitiremedim (kaldı ki Türkçe dersiyle aram iyidir) . Dedim ya güncellemeler dışında videolara gerek yok. Ha bir de takıldığın yerlerde video izlemek çok daha güzel oluyor. Çünkü o videolar 40 – 50 günlük kamplar oluyor ve onu bitirmek gerçekçi gelmiyor. Yapan muhakkak vardır, ben yapmıyorum. Rüştü Hocanın kampı var 49 günlük, toplam süresi 10 saat o videoların ama 49 ayrı video var. Ben onu izleyecek bile olsam günde 2 – 3 küsür video izler 18 – 20 güne bitiririm. Bu sadece bir örnekti. Hele ki 80 – 90 günlük kamplar var… Yuh diyorum gördükçe.

Video İzleyerek Ders Çalışmak

Video izleyerek ders çalışmak hepsinde de etkili olabiliyor ancak her dersi video izleyerek ve her ders için kamp kitabı alırsak işimiz iş. Kısa sürelik kamplar yapılabilir ama bir dersin ortalama 35 – 40 günlük kampı oluyor. Her dersten de böyle yapamayız ki yahu. Ben sayısal öğrencilere alan derslerinde kesinlikle kitabın yanında kamp videolarını öneriyorum. Ama sizin TYT’de Matematik dışında kamp videosu kullanmanız çok da gerekli değil açıkçası. Sadece sayısal da değil, hangi alandan giriyorsanız onun derslerini videolar ve kitap birlikteliğiyle yürütmeniz sizin için iyi olacaktır. Kendim sayısal öğrencisi olduğumdan ister istemez ilk olarak bu örneği veriyorum. Yoksa bu tavsiye sözel ve eşit ağırlık için pek tabii geçerlidir. Sayısal öğrencileri için TYT Fen şeklinde tek bir kamp yok ama TYT Sosyal için Bilgi Sarmal çok iyi bir kamp çıkarmış. Normalde önermezdim ama o kitabın mantığını görünce çok beğendim o nedenle öneriyorum. Haliyle eşit ağırlık ve sözelcilere de öncelik sadece bunlar olmama kaydıyla TYT Fen kamplarını öneriyorum. (Lakin çok uzun olan kampları kullanmayın, o kadar vakit öldürmenize gerek yok hala bunu savunuyorum ben.)

Her İki Şekilde Birleşik Ders Çalışmak

Olabilecek en iyi yöntem bu. Çok iyi olduğun derslerde kamp videosu bitirmeyi saçma buluyorum. Ama şu ayrımı iyi yapmanız gerekli. Çok sevdiğiniz bir derstir ama ortalamasınızdır, kendinizi iyi zannedebilirsiniz. Nasıl olsa ben iyiyim diye de boşlanmamalı elbette. Çünkü insan çok sevdiği derste kendini olduğundan iyi zannedebiliyor. Bir deneme yaparak zaten eksiklerinizi göreceğinizden bunu da ertelemeyin oradan anlarsınız ne kadar iyisiniz o derste. Yani bir fasikül bitirebilecekken veyahut özet soru kitabı ile konuyu kavrayup bitirebilecekken kendinize uzun uzun kamp videolarıyla da iş çıkarmayın derim.

Bence Formül= Kısa video ders kampları + Video ders notları kitabı + Konu anlatımlı kitap + Konu özetli soru bankaları + Hangi düzeyde ise ona göre soru bankası

Türkçe Malumatlar

Bana kısa özet geç diyenlere;

Her dersten konu kitabı bulundurmalısınız. Her dersten de video ders notu bulundurabilirsiniz ancak her dersten uzun video kampları almamalısınız. Tekrar kamplarını izlemek her dersten yapılabilir çünkü onlar çok uzun olmuyor. Her dersi video ile izleyerek halletmeye çalışırsanız kendinize stres yüklersiniz.

Daha detaylı özetleyecek olursam ve ikisini bir arada düşünürsek;

Bence bu sorunun tek bir doğru cevabı yok: kitap mı, video mu, yoksa ikisi birden mi?Bu tamamen nasıl daha iyi öğrendiğinle alakalı.Benim için şöyle mesela:Kitap çalışınca konu daha “ciddi” oturuyor. Terimler, tanımlar, çerçeve… Hepsi yerli yerine giriyor. Ama bazen de sayfaya bakıyorum, okuyorum ama aklım başka yerde. İşte o noktada kitap var ama öğrenme yok.Video tarafı biraz daha rahat. Birinin anlatıyor olması, örnek vermesi, bazen aynı cümleyi başka bir şekilde kurması konuyu kafada daha anlaşılır hâle getiriyor. Özellikle ilk kez çalışılan konularda video, “bu konu ne anlatıyor” sorusuna hızlı cevap veriyor.Ama sadece videoyla da olmuyor. İzliyorsun, anlıyorsun gibi hissediyorsun ama bir süre sonra detaylar uçup gidiyor. Kitaba dönmeyince eksik kalıyor.O yüzden bana kalırsa en mantıklısı ikisini birlikte kullanmak.Önce videoyla konuyu tanımak, sonra kitapla üstünden geçmek. Ya da kitapta zorlandığın yerde videoyla destek almak. Yani biri diğerinin alternatifi değil, tamamlayıcısı.Kısacası mesele “hangisi daha iyi” değil, hangisi ne zaman işe yarıyor meselesi. Kendi ritmini bulduğunda zaten cevap kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin