ELEKTRONİK HASTA KAYIT SİSTEMLERİ İÇİN İÇERİK VE YAPI STANDARTLARI

Geçmiş yıllarda birçok elektronik sağlık/hasta kaydı (ESK/EHK) projeleri yapılmış; ancak bu alanda standartların gelişmemiş olması, özellikle de tıbbi alanın çok geniş ve karmaşık olması, hekimler arası rutin uygulamada bile terminolojinin ve hatta süreçlerin farklı olabilmesi yüzünden bunlar genelde kısıtlı kalmış ve toplanan veriler amacına uygun kullanılamamıştır. Ayrıca EHK’nin kapsamı ve anlamı da son yıllarda değişmiş, artık EHK dendiği zaman sadece tıbbi ve hastalık durumunda olan kayıtlar değil, kişinin sağlık kuruluşundaki idari, finansal ve hatta hasta olmadığı zamanlardaki takip bilgilerini de içermektedir. Şu anda EHK alanındaki en büyük problem bu kayıtların paylaşılabilirliği ve sistemlerin bir arada çalışabilirliğidir (interoperability). Yani sağlık kayıtlarını kâğıt ortamdan dijital ortama kaydetmekle iş bitmiyor; aksine bu kayıtların daha sonra yararlı olması ve paylaşılabilmesi için en az veri, enformasyon ve bilgi olarak üç değişik seviyede standardize edilmesi gerekiyor. Günümüzde veri düzeyindeki standartlar internet ortamında HTTP ve XML olarak kabul edilmiş olup özellikle sağlık alanında de facto olarak kabul edilmektedir. Bu en basit ve ilk düzey standardizasyondur. İkinci seviyede, yani enformasyon seviyesinde bunu üreten ve kullanan uzmanların üzerinde hemfikir olduğu standart terminolojiler ve ontolojiler karşımıza çıkmaktadır. Henüz bu alanda tüm dünyada kabul edilmiş defacto bir terminolojiden bahsetmek mümkün değildir. Büyük ihtimalle bu hiç bir zaman da gerçekleşmeyecek; ancak SNOMED bu alanda en öne çıkmış ve EHK yapısına uygun kontrollü terminolojidir. Bu problemi çözmek için değişik terminolojileri ve ontolojileri semantik olarak birbirine bağlayan bilgi bankaları ortaya çıkmıştır. Bunlardan en gelişmişi ve bilineni ABD’de National Institute of Health (NIH) çatısı altında olan National Library of Medicine (NLM) tarafından tüm dünyaya ücretsiz olarak web ortamından sunulan Unified Medical Language System (UMLS) dir. Bu aynı zamanda biyomedikal alandaki yayınların indekslendiği MEDLINE MESH sistemine de entegre olduğu için benzersiz bir kaynaktır. Bu alanda çalışan özel firmalar da vardır; ama onları ürünleri genelde pahalı ve daha çok doğal dil anlama teknolojilerini destekleme amaçlıdır. Üçüncü ve en zor, ama en faydalı seviye ise bilgi (knowledge) düzeyi standardizasyondur. İşte bu seviyedeki bir paylaşılabilirlik, gerçek ve tüm şartlarda kullanılabilen ve daha önemlisi karşılaştırılabilen bilgiyi sağlar.

Dünyada EHK standardizasyonu ve paylaşılabilirliği sağlamak için çalışan üç temel organizasyon vardır: HL7 (ABD ve uluslararası), CEN TC251 (Avrupa Birliği) ve openEHR (uluslararası). Bunlardan HL7; ABD’de sağlık enformasyon sistemi üreticileri tarafından kurulmuş, daha çok veri ve enformasyon düzeyinde veri paylaşımı ve birlikte çalışabilirlik konularına odaklanmıştır. Ancak son yıllarda bilgi seviyesinde de standartlar üretmeye başlamıştır. CEN TC251 genel anlamda tüm sağlık enformasyon standartlarını içerir ve EHK ile ilgili standardı henüz pre-standart aşamasında olan ve her üç düzeyi de kapsayan, dört parçadan oluşan çok detaylı bir standart hazırlamaktadır (ENV 13606). Bunu yaparken sadece EHK konusunda standartlara odaklanmış openEHR yaklaşımını ve modellerini kullanmaktadır. openEHR ise uluslararası ve tamamen açık bir şekilde çalışan bir organizasyondur. Bu alanda kullanılan ve daha önce özellikle AB ve Avustralya’da projelerde ortaya çıkan (GEHR) enformasyon modelleri ve özellikle bilgi seviyesinde standardizasyonu sağlamak için geliştirilen Archetype teknolojisiyle öne çıkmıştır. Şu anda bilgi seviyesinde ortaya atılan ve son derece gelişmeye açık olan bu teknoloji diğer iki standart kuruluşu tarafından da kabul edilmiştir.

HASTANE BİLGİ SİSTEMLERİNDE HL7 MESAJ S TANDARDI KULLANIMI

HL7, 1987 yılında kurulmuş olan bir standart geliştirme organizasyonudur. HL7’nin temel amacı, “Klinik hasta bakım süreci ile sağlık bakımının yönetimi ve değerlendirmelerinin paylaşılmasını desteklemek amacıyla verilerin değişim, yönetim ve entegrasyonunu sağlayan standartların oluşturulması”, olarak özetlenebilir. Diğer bir deyişle, sağlık bakımı bilişim sistemleri arasında bu sistemlerin birlikte çalışabilirliğini sağlamak için esnek ve maliyeti düşük yaklaşımlar, standartlar, rehberler ve metotlar ortaya çıkarmaktır. Gelişmiş ülkelerde, sağlık kurum ve kuruluşlarının birbirleri ile veri alışverişinde bulunurken standart olarak kabul edip uyguladıkları HL7 mesajlaşma standardı, her geçen gün daha da yaygın bir kullanım alanı bulmaktadır. Bu çerçevede, Türkiye’de Sağlık-NET ile hastane bilgi sistemlerinin mesaj trafiklerinde HL7 V.3 standardının kullanılması hedeflenmiştir. HL7’nin, sadece sağlık verilerinin alışverişinde değil, verinin (veri tabanının) modellenmesinde ve klinik doküman yönetiminde de geliştirdiği bazı standartları (RIM ve CDA gibi) vardır. Ancak Sağlık- NET çerçevesinde aranan şart; HBS geliştiren firmaların HL7’yi en azından Bakanlık merkezi ile veri alışverişinde kullanmalarıdır. Sağlık kodlama referans sunucusu üzerinden standart kodları kullanan, veri setleri için gerekli verileri (Ulusal Sağlık Veri Sözlüğünde tanımlandığı içerik ve formatta) ara yüzünde ve veritabanında toparlayabilen hastane bilgi sistemleri; bu verileri, HL7 mesaj standardında Bakanlık merkezi ile paylaşamaz ise verilerin Bakanlık tarafından kullanılması mümkün olmayacaktır. Bu sebeple, yazılım firmalarının HL7 standardı konusunda ciddi bir eğitim ve altyapı çalışmasından geçmeleri zorunlu görünmektedir.

“Elektronik hasta kayıt sistemlerinde içerik ve yapı standartları” kulağa süslü geliyor ama işin özü çok basit.

Bu standartlar şunu demek:
Herkes kafasına göre kayıt tutmayacak. Nokta.

Çünkü sağlık işi “ben öyle alıştım” işi değil. Bugün sen bakıyorsun hastaya, yarın başka doktor bakıyor. Hasta şehir değiştiriyor, hastane değiştiriyor. Eğer kayıtlar karmakarışıksa geçmiş olsun, kimse bir halt anlamaz.

Önce içerik kısmı.
İçerik standardı diyor ki: Hasta kaydında ne olacak, ne olmayacak belli olacak. Kimlik bilgisi nerede yazacak, tanı nerede duracak, ilaçlar nereye girilecek, hemşire notu doktor notuna karışmayacak. Herkes aynı başlıkları kullanacak. “Ben buraya not düşeyim” yok. “Şuraya iliştireyim” hiç yok.

Hasta dosyasında şunlar olacak:
Kimlik bilgisi, şikâyet, tanı, yapılan tetkikler, tedavi planı, verilen ilaçlar, alerjiler, klinik notlar. Eksik yok, fazla saçmalık yok. Her şey yerli yerinde.

Gelelim yapı standartlarına.
Burası insanların en çok sinir olduğu ama en hayati kısım. Yapı standardı şunu sorar: Sen bu bilgiyi nasıl yazdın?

Mesela tanıyı “hasta biraz kötü” diye mi yazdın, yoksa koduyla mı girdin? Tarihi “geçen hafta” diye mi yazdın, gün ay yıl şeklinde mi? İlaç adını kafana göre kısaltıp mı yazdın, sistemde tanımlı haliyle mi?

Cevap net.
Kodlu yazacaksın.
Standart format kullanacaksın.
Aynı şey her yerde aynı şekilde görünecek.

Çünkü bu sistem sadece doktor için değil. Bilgisayar için de var. Karar destek sistemi için var. İstatistik için var. Denetim için var. Bilgisayar senin edebiyatını anlamaz. Kod ister, düzen ister.

Şimdi diyeceksin ki bu kadar kural niye.
Çünkü standart yoksa rezillik olur.

Aynı hasta aynı tetkiki üç kere yaptırır.
Doktor eski kaydı okuyamaz.
Yanlış ilaç yazılır.
Zaman gider, para gider, hasta zarar görür.

Standart varsa ne olur.
Hasta nereye giderse gitsin kaydı açılır.
Doktor neyin nerede olduğunu bilir.
Sistem uyarı verir, hata azalır.
İş hızlanır, karmaşa biter.

Yani bu iş süs değil.
Bürokrasi hiç değil.
Doğrudan hasta güvenliği meselesi.

Özetle şunu aklında tut.
Elektronik hasta kayıtlarında içerik standardı ne yazılacağını söyler.
Yapı standardı nasıl yazılacağını söyler.
İkisi yoksa sistem varmış gibi görünür ama aslında çöptür.

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin