Bilim İnsanları Proleterleşiyor Mu?

Çeviren: Aydın Gelmez

Giriş 

Marksist gelenek içinde çalışan sosyal bilimciler profesyonellerin proleterleştiğini iddia etmektedir (Gorz 1967; Braverman 1974; Larson 1977; Derber 1982; McKinlay 1982).i Marksist akademisyenler profesyonelleri kapitalist ekonomi politik içine yerleştirirler ve onların sınıfını kapitalist üretim ilişkileri bağlamında tanımlarlar. Kendi üretim araçlarına sahip olmadıkları ve başkalarına çalıştıkları için onları işçi sınıfının bir parçası olarak görürler. Braverman’ın deyişiyle “işçi sınıfının formel tanımı emek gücünden başka hiçbir şeyi olmayan ve bu gücü kendi geçimi için sermayeye satan sınıftır” (1974, sf. 378 & 403). Profesyoneller “tıpkı hiçbir ekonomik ve mesleki bağımsızlığı olmayan işçi sınıf gibi, sermaye ve uzantılarınca istihdam edilir; bu istihdam dışında emek süreçleri ve üretim araçlarına ulaşamazlar; ve hayatta kalmak adına emek güçlerini sermaye için sürekli onarmaları gerekir.” Bazı neo-Marksistler geleneksel Marksistlerle aynı fikirde değildir ve profesyonellerin üçüncü bir sınıf olduğunu iddia ederler. Örneğin B. Ehrenreich ve J. Ehrenreich kendi üretim araçlarına sahip olmayan ve toplumsal işbölümündeki temel işlevleri kapitalist kültür ve üretim ilişkilerinin yeniden üretilmesi olan ücretli kafa işçilerinin oluşturduğu Profesyonel-Yönetim sınıfı” mefhumunu ileri sürmüşlerdir (1977a, sf. 13). Onlara göre profesyonel yönetim sınıfı öğretmenleri, sosyal hizmet uzmanlarını, psikologları, şovmenleri, yazarları, alt ve orta düzey idareciler, yöneticileri, avukatları, muhasebecileri, hemşireler, hekimleri, mühendisleri ve diğer teknik çalışanları içerir. Gouldner (1979) “Yeni Sınıf” kavramını aynı meslekler için kullanmıştır. O, yeni sınıfın üyelerinin yüksek öğrenimlerinden kazandıkları formel bilgileri ve yaşamak için piyasaya bağımlı oldukları gerekçesiyle bir sınıf oluşturduklarını ileri sürer. Bu makalede, endüstriyel bilimcilerin statülerindeki düşüşün başlıca nedeninin küresel ekonomideki kapitalist gelişme olup olmadığı sorununu ele alıyoruz. Bu amaçla şirketlerin bünyesinde araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yapan 47 bilim insanıyla görüştük. Metodoloji ve konuların özellikleri Ek’te verilmiştir. Bilim insanlarının proleterleştiği varsayımı, Ar-Ge faaliyetleri seksenlerden bu yana yeniden yapılandırıldığı için kısmi destek bulmaktadır. Öte yandan, bilim insanları kendilerini işçi sınıfının bir parçası olarak görmedikleri için Marksçı modelde de kimi eksikler görüyoruz. turkcemalumatlar.wordpress.com Araştırmamız bilim insanlarının işçi sınıfıyla ilgisinde yeni bir sınıf olduğu yollu neo-Marksist sava kısmi destek vermektedir. Bununla birlikte bilim insanları disiplinlere ve uzmanlıklara bölünmeye devam etmekte ve yeni bir sınıfın üyesi olmaktan ziyade mesleki bir grup olarak kalmaktadır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s