İftiracı ve Nafakacı Kadınlar!

Türkiye’de ve dünyanın pek çok yerinde erkeklerin kadınlara şiddeti çok konuşulmaktadır. Ancak kadınların da attıkları iftiralar, kurdukları tuzaklar hatta uyguladıkları şiddetler pek konuşulmamaktadır. Bireyler arasında geçen olaylar cinsiyet meselesi değil karakter meselesidir ancak bunu ısrarla cinsiyet meselesi haline getirerek toplumda kadın ya da erkek düşmanlığı yapmak isteyen zümreler çoktur. Özellikle feminist gruplar bu olayları daha çok körüklemektedir. Bazı kadınlar maalesef iftira atmayı ve nafakat için evlenerek kendilerine maaş bağlatmayı meslek haline getirmiş durumdadır. Maalesef “Kadın Beyanı Esastır – İstanbul Sözleşmesi” yasası da sık sık suistimal edilmektedir. İnsanlar artık evliliklerden iyice soğumuş durumdadır. Genç erkeklerin büyük çoğunluğu evliliklerden ve kadınlardan kaçmaktadır. Maalesef İstanbul Sözleşmesi kadınları korumak yerine bu sayede daha çok mağdur etmektedir. Bununla ilgili hem Türkiye’den hem de Yurtdışından bazı haberlere bakalım.

Galler’de partiden geç dönen Emma Jones, ailesiyle kavga etmemek için “Tecavüze uğradım” diye yalan söyledi. Jones’un suçladığı 2 adam tutuklandı. Yalanı ortaya çıkan Jones 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Maalesef benzer olayları Türkiye’de de meydana geldi fakat iftiracı kadınlar ellerini kollarını sallayarak dışarı çıktılar.

İngiltere’de kadın beyanı esastır yasasından faydalanmak isteyen bir kadın, ailesinin kendisine acıması için birinin kendisine tecavüz ettiği yalanını uydurdu fakat yalanı daha sonra ortaya çıktı.

Maalesef benzer vakalar Türkiye’de çok sık oluyor ancak erkekler yattığı hapis cezasıyla kalıyor. Hatta böyle bir iftiraya uğrayan güvenlik görevlisi, 1 yıl boyunca suçsuz yere hapis yattı ve tecavüzcü damgası yedi. Giresun’un Güce ilçesinde 2012 yılında yaşanan bir tecavüz olayında tutuklanan Adem Efe, 1 yıl 9 gün suçsuz yere hapis yattığını belirterek, tecavüze uğrayan B.Y.’nin 2 yıl sonra gerçek tecavüzcüyü itiraf ettiğini söyledi. Efe, kendisine iftira atan genç kızın da yargılanmasını istedi. Suçsuz yere cezaevinde yattığını ve bu yüzden maddi ve manevi olarak yıprandığını vurgulayan Efe, “O sene fındık toplayamadık, bir sene bahçemiz geri gitti, temizleyemedik. Annem ve babam yaşlı. Onlar da ilgilenemedi, fındık zayi oldu. İçeri girdiğimde kendi masrafım da oldu 60-70 bin TL’ye yakın. Beraat edip dışarı çıktığımda insanlar biraz yanaştı ama belli bir kesim, beni tanıyanlar samimiyeti kurdu. Tamamen insanlarla diyalog içine giremiyorum. Hayatım boyunca da bu ezikliği yaşamak zorundayım, insanların yanında ezik kalıyorum” şeklinde konuştu.

Kadın Beyanı Esastır İlkesi pek çok risk taşımaktadır.

Adı “Kabataş yalancısı” olarak anılan bir kadının Gezi Parkı Eylemleri esnasında “Kabataş’ta üstü çıplak, deri pantolonlu bir grup erkeğin üstüne işediğini” söylemesi üzerine bir kısım feminist bu beyanın basına yansıdığı ilk andan itibaren Kabataş yalancısına destek verdi. Hikâye ilk ortaya çıktığında dahi kendi içinde bir tutarsızlık olduğu aşikâr olan bu beyana bir grup feminist Kabataş’ta basın açıklaması yapacak kadar sahip çıktılar. Daha sonra yürütülen soruşturma böyle bir olayın hiçbir şekilde yaşanmadığını açığa çıkardı. Hatta o dönem başbakan olan Erdoğan bile “kadının beyanı esastır” demiş, medya organları ve kendisini gazeteci olarak tanımlayan isimler de bu yalana açıkça ortak olmuşlardı.

Erdoğan’ın açıklamalarından sonra konu hem yazılı ve görsel medyanın yanı sıra sosyal medyanın da gündeminde oldu. Develioğlu, kendisi ile görüşen Star gazetesi çalışanı Elif Çakır’a yaptığı açıklamada, belden yukarısı çıplak, ellerinde deri eldivenler başlarında siyah bandanalar bulunan 70-100 kişilik grubun kendisini dövdüğünü, bebeğini yere fırlattıklarını söyledi. Develioğlu, aynı gazetede yer alan açıklamasının devamında, bazı kişilerin, üzerine idrarlarını yaptığını da söyledi. Bu röportajdan sonra Balçiçek İlter, Abdülkadir Selvi, Sevilay Yükselir, Nihal Bengisu Karaca ve Nagehan Alçı taciz iddialarını sıklıkla gündeme getirdi.

Olayın üzerinden 9 ay geçtikten sonra Kanal D, Zehra Develioğlu’nun Kabataş İskelesi önünde beklediği süreyi içeren kamera görüntüsünü yayınladı. Bu görüntülerde Develioğlu’nun yanından küçük bir grup yanından geçip gidiyordu ve saldırı yoktu. Bir süre sonra Develioğlu’nun eşi geliyordu ve birlikte gidiyorlardı.

Zehra Develioğlu’nun avukatı Fidel Okan ise Facebook sayfası üstünden, “Şu gerçek ki; o ana kadar olaya herkes inanmıştır. Olayın gerçek olmadığını sadece gelin bilmektedir. Olayı ilk abartan yalanlarla süsleyen gelindir. Diğerleri ise yalanlara ekleme yapmıştır” yazarak Kabataş olayının yaşanmadığını itiraf etti.

Tv sunucusu Balçiçek İlter, o günlerde Zehra D. ile konuşmuş ve genç kadının tacize uğradığına inandığını “morlukları gördüm” sözleri ile özetlemişti. Ortaya çıkan görüntülerden sonra ise Balçiçek İlter twitterdan şunları yazmıştı: “Ayıp bana ait değil, kadının beyanı esastır” diyerek dinlediğim Zehra Hanıma aittir, açıklama yapmak zorundadır!

Kabataş’ta taciz iddialarını köşesinde yorumlayan Zaman yazarı Mümtazer Türköne, “Gezi eylemlerinde ‘Kabataş yalanı’ ile aldatılanlardan biri de benim. Başta sempati ile yaklaştığım ve Hükümet’i ‘kötü yönetişim örneği’ göstermekle eleştirdiğim bu olaylar hakkındaki yargımı bu yalan değiştirmişti.” demişti.

AKP milletvekilliğinden istifa ettikten sonra Cemaat’in yayın organı “Aksiyon” dergisine açıklamalarda bulunan Hakan Şükür, ” bize ‘Kabataş’ta böyle bir şey oldu’ dendi. Öyle bir ekip var ki içeride, ya böyle böyle yapılmış, bir dedikodu merkezi çalışıyor. Sen de halk gibi ‘Nasıl böyle bir şey olabilir?’ diyorsun. ‘Yaa, bunu da mı yapmışlar?’ konumundasınız. Ama bunların yalan olduğu bugün ortaya çıkıyor. ” demişti.

Maalesef yalanlar her yere yayılıyor ama suçsuz yere hapis yatanların ve hayatları cehenneme dönenlerin çektikleri acılar gitmiyor. Kadın Beyanı Esastır – İstanbul Sözleşmesi tehlikeli ve kötü niyetli insanların elinde adeta bir silah olarak kullanılıyor.

Evden kaçtıktan sonra sığındığı parkta özel güvenlik görevlisi H.Y.’nin tecavüzüne uğradığını söyleyen 15 yaşındaki B.D., bakire olduğu ortaya çıkınca ’uydurdum’ deyip şikayetinden vazgeçti.

Bunun üzerine babası H.D. ile birlikte polis karakoluna giden B.D., H.Y.’nin tecavüzüne uğradığını ileri sürüp şikayetçi oldu. Olayla ilgili çalışma başlatan polisler, 1 Şubat’ta gözaltına aldıkları H.Y.’yi adliyeye çıkarttı. H.Y. sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklandı. Cumhuriyet Savcısı, H.Y. hakkında ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ ve ’ ’Evi terk eden çocuğu ailesini ve yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak’ suçlamasıyla toplam 20 yıla kadar hapis cezasıyla iddianame hazırladı. İddianame Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi. Hakim karşısına çıkan H.Y. suçlamaları reddedip, “Bana cinsel ilişki teklif eden B.D.’dir. Evli olduğumu söyleyip kabul etmediğim için beni mahvedeceğini söylemişti. İftira atıyor” diye savunma yaptı. Tecavüze uğradığını söyleyen B.D. şikayetçi olunca sanığın tahliye istemi reddedildi.

Olay sonrası ruh ve beden sağlığıyla ilgili rapor alınması için Çukurova Üniversitesi Tıp FakültesiAdli Tıp Anabilim Dalı’na gönderilen B.D.’nin ’bakire’ olduğuna yönelik verilen rapor, Adana 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaştı. Raporun ardından davanın duruşmasında psikolog gözetiminde hakim karşısına çıkan B.D., psikolojik sorunları olduğunu ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Psikiyatri Servisi’nde 2 yıldır tedavi gördüğünü söyledi. Tedaviye bağlı olarakilaç kullandığını anlatan B.D., “Bazen bu nedenle hayaller görüyorum. Bazı şeyleri uyduruyorum. H.Y.’ye 18 yaşında olduğumu söyledim. Polise gidip tecavüz olayını da uydurdum. Bu yüzden bakireyim. Vicdan azabı çekiyorum, H.Y. bana bir şey yapmadı, şikayetçi değilim” diye konuştu.

İsrail’de çalışan bir taksi şoförü aracına binen müşterinin sigara içme isteğini kabul etmeyince kendini sıkı bir tartışmanın içinde buldu. Tüm uyarılarına rağmen aracın içinde sigarasını yakmak isteyen kadın müşteri ile tartışan şoför çareyi durumu polise bildirmekte buldu. Bunun üzerine cinsel tacize uğradığını iddia eden kadının yalanı araç içindeki gizli güvenlik kamerasının incelenmesi ile ortaya çıktı.

Adana’da kızına tecavüz ettiği iddiasıyla 17 yaşındaki genci öldüren sanığın yargılanmasına devam edildi. Tecavüze uğradığı öne sürülen sanığın kızı, öldürülen kişinin suçsuz olduğunu itiraf etti ve gerçekleri anlattı.

Adana’nın merkez Yüreğir ilçesinde 17 yaşındaki genci işyerinin önünde tabancayla öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan sanığın ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın duruşması görüldü.

Mahkeme başkanının, “Daha önce bunları neden söylemedin?” diye sorması üzerine F.B, “Babamdan korktuğumdan dolayı söylemedim. M.Ç’ye bir şey olur, ‘babam bir şey yapar’ diye korktum. O yüzden Muhammet Reşit’in ismini vermek zorunda kaldım. Onunla 3 ay arkadaşlığımız oldu. Özür dilerim, pişmanım” dedi.Tekrar söz verilen sanık da “Bir insanın kızı ve eşi bunu yaparsa ben ne yapayım? Yaptığımdan pişmanım, özür dilerim” dedi. Kaynak Yeniçağ: ‘Kızıma tecavüz etti’ deyip öldürmüştü, gerçek ortaya çıktı

Bir Nafaka Vakası!

28 yaşındaki Atakan Varlı 2015 yılında Kübra isimli bir kadınla tanıştı ve ikili hayatlarını birleştirme kararı aldı. Önce nişan yapıldı, aileler tanıştı ve nikah yapıldı. Tekirdağ Çorlu’da düğün yapılacaktı ama nikahtan sonra genç çift yüz yüze bile gelemedi. Bir hafta sonra ise gencin eline boşanma tebligatı ulaştı. Kendini bir anda mahkemede bulan genç verilen kararla ikinci kez yıkıldı. Bir gün evli kaldığı ve en son nikahta gördüğü eşine ayda 500 lira nafaka ödemesine karar verildi. İddiaya göre, kayınpederi ise 100 bin lirasını çaldı.

Düşünün, bir gün evli kaldım, ikinci günü çekti gitti. Nikahı kıydıktan sonra hiç görmedim. Üstüme icralar gelmeye başladı. Babasından ev alacaktım, babasına yüz bin lira para verdim. Babasından da haber yok, kızdan da haber yok. Buna istinaden üç yıldır nafaka ödüyorum” dedi.

Karayip Korsanları ile hafızlara kazınan Jack Sparrow Karakterini canlandıran Johnny Depp de iftira kurbanı oldu! Bu iftira neticesinde işinden olan ve filmler ile dizilierde kendisine rol verilmeyen Johhny Depp herkes tarafından lince maruz kaldı. Heard, evliliklerinde Johnny Depp’ten sürekli olarak şiddet gördüğünü ifade etmiş, 7 milyon dolar tazminat karşılığında boşanma anlaşmasına varmıştı.

Johnny Depp’in Amber Heard’e Şiddet Uyguladığı İddiasının Asılsız ÇıkmasıOlayı biliyorsunuzdur: 2016 yılında Johnny Depp ve Amber Heard oldukça olaylı bir şekilde boşanmış, Heard kocasının kendisine şiddet uyguladığını fotoğraflarla ifade etmişti. Ancak geçtiğimiz aylarda sonuçlanan mahkemede olayın asılsız olduğu hatta şiddet uygulayanın Depp değil, Amber Heard olduğu ortaya çıktı.

Depp’in duruşmadaki en sansasyonel ifadelerinden biri de yatakta bulduğu dışkının ardından aktristen boşanmaya karar verdiği yönündeki iddiası oldu.

Aktörün yazılı açıklamasında, olaydan Heard’ın ya da arkadaşlarının sorumlu olduğu ifade edildi. Açıklamaya göre Heard’ın olayı “yalnızca bir şaka” diye nitelemesi, evliliklerindeki bardağı taşıran son damlaydı.

Heard, emlak müdürümüz Kevin Murphy’e yatağa dışkılamanın ‘zararsız bir şaka’ olduğunu söyledi. Böylece olaydaki sorumluluğunu itiraf etti. Ama öncesinde köpeğimizi suçlamaya kalkmıştı.

Son dönemde Karayip Korsanları’ndaki rolünü devam ettirip ettirmeyeceği konuşulan Depp, mahkemedeki tanıklığı esnasında aile hayatındaki tutumunu da anlattı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s