Vergi Usul Hukuku

Vergi Usul Hukuku

Devlet egemenlik yetkisine dayanarak kişilerden bazı ödevleri yerine getirmelerini, bazı fiilleri de yapmamalarını istemektedir. Dolayısıyla vergi ödevlerine uyulmasını sağlamak üzere zorlayıcı tedbirlere ihtiyaç vardır. İşte, vergi hukukunun vergi ödevlerine aykırılıkları ve bunlara uygulanan ceza yaptırımlarını kapsayan bölümüne vergi ceza hukuku denilmektedir. Vergi ceza hukukunun da vergi hukuku gibi bazı özellikleri bulunmaktadır. Bu özellikler nedeniyle, genelde çok sıkı bir ilişki içinde bulunduğu ceza hukukundan ayrılmaktadır. Öğretide, vergi ceza hukukunun bağımsız bir hukuk dalı olduğu kabul edilmektedir. Kabahatler Kanunu, özel olarak düzenlenmiş olan kabahat niteliğindeki hukuka aykırı fiiller ve bunlara ilişkin yaptırımlar için de genel hükümlere yer vermektedir. Bu itibarla Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenen kabahat niteliğindeki hukuka aykırılıkları suç olarak değil, kabahat olarak nitelendirmek/ifade etmek; bu bağlamda, malî nitelikli vergi suçları tâbiri yerine vergi kabahatleri tâbirini tercih etmek/kullanmak gerekmektedir. Kabahatler Kanunu’nun genel hükümleri, aksine özel bir düzenleme olmadıkça vergi kabahatleri için de geçerlidir (Kab.K.m.3). Çünkü, Kabahatler Kanunu ile Vergi Usul Kanunu arasında genel kanun-özel kanun ilişkisi bulunmaktadır.

Vergi kabahatlerine uygulanan cezalar hukuki nitelikleri bakımından ne ceza hukukundaki cezalara ne de özel hukuktaki tazminata benzemektedir. Ülkemizde vergi kabahatleri Vergi Usul Kanunu’nda vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük vergi suçları ise kaçakçılık, vergi mahremiyetinin ihlâli, mükelleflerin özel işlerini yapma suçları olarak düzenlenmektedir (VUK.m.331 vd.). Bunlardan, vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük malî nitelikli kabahatlerdir ve bunları işleyenlere parasal cezalar kesilmektedir. Bu suçları idari kabahat; bunları işleyenlere kesilen cezaları da idari yaptırım olarak nitelendirmek mümkündür. Bu kabahatlere ve kesilen cezalara ilişkin anlaşmazlıklar ve/ya da uyuşmazlıklar, vergi usul/vergi ceza hukuku ile vergi yargılaması hukuku hükümleri çerçevesinde vergi idaresi ve/ya da vergi yargısı organları tarafından çözümlenmektedir.

Kaçakçılık, vergi mahremiyetinin ihlâli ve mükelleflerin özel işlerini yapma suçları ise ceza hukuku anlamında suçlardır ve bunları işleyenlere hürriyeti bağlayıcı cezalar hükmolunmaktadır. Bu suçların işlenip işlenmediğine, kimin tarafından işlendiğine ve/ya da hükmolunacak cezalara ilişkin uyuşmazlıklar, vergi ceza hukuku/genel ceza hukuku ve/ya da ceza yargılaması hukuku hükümleri çerçevesinde ceza yargısı organları tarafından çözümlenmektedir. Ancak, iştirak/cezadan indirme, içtima ve tekerrür gibi konular Vergi Ceza Hukukunda özel olarak düzenlenmektedir (VUK. m. 360, 335-337, 339-340). Genel ceza hukukunda, tüm suçlar ve bunlara ilişkin cezalar hakkında genel hükümlere yer verilmesine rağmen, vergi ceza hukukunda daha özel düzenlemeler bulunmaktadır. Ancak, genel ceza hukukunun temelini oluşturan Türk Ceza Kanunu, özel ceza düzenlemeleri için de uygulama alanı bulmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 1-75’inci maddelerinin, özel ceza kanunlarında aksine bir hüküm olmadıkça özel ceza hukuku alanlarında da uygulanması gerekmektedir. Nitekim, “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır” (TCK.m.5). Bu itibarla, Türk Ceza Kanunu ile Vergi Usul Kanunu arasında, genel kanun-özel kanun ilişkisi vardır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s