Kodeks ve Farmakope (Resmi İlaç Kitabı)

Kodeks ve Farmakope (Resmi İlaç Kitabı)

Bunlar eczacı, hekim ve hukukçular ile ilaç veya ilaç hammaddelerinin dış alımı ve satışında birliği sağlayan resmi ilaç kitaplarıdır. Kodeks, kanun anlamına gelen Code teriminden türetilmiştir; ilaçların “Kanuni Standart Kitabı” olarak kabul edilir. Farmakope, ilaç ve yapmak (yunanca pharmacon ve poiea) kelimelerinden türetilmiş terimdir. Kodeks ve farmakopeler sağaltıcı değeri belirlenen ilaçlar ve yardımcı maddelerin özellikleri (fiziksel ve kimyasal), tanınma tepkimeleri, miktar tayinleri, saflık kontrolleri, formülasyonları, saklanma şartları gibi resmi-onaylı bilgileri kapsar. Türkiye’de Cumhuriyetin ilk Kodeksi 1930’da, son Kodeksi de (Türk Farmakopesi ismi ile bilinir) 1974’de (TF 1974) yayınlanmıştır; halen yürürlüktedir.

İlaç Nedir?

Farmakolojinin esas konusunu ilaç oluşturur. Genel olarak hastalıkların sağaltımında kullanılan maddelere ilaç adı verilir; hastalıkların tanısı ve önlenmesinde kullanılan maddeler de ilaç olarak nitelenir. İlaç, hastalıkları sağaltmak, hafifletmek veya önlemek ya da tanı amacıyla veya fiziki ve cerrahi müdahaleleri kolaylaştırmak ya da fizyolojik olayları değiştirmek için vücuda uygulanan maddeler olarak tanımlanabilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) “alıcının faydasına olmak üzere, fizyolojik sistem veya patolojik olayları değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan veya kullanılma maksadıyla hazırlanan herhangi bir madde veya ürün” olarak tanımlamıştır. Tanıya yardımcı olmak için yararlanılan kontrast maddeler ile gebelik önleyici maddeler de ilaç olarak nitelenirler. İlaç, Fransızca bir kelime olan drog (drogue) teriminden türemiştir; drog, ham ilaç veya ilaç gibi kullanılan ilaç ilkel maddesidir. Bunlar, hastalara verilmeden önce onların kolayca alabilecekleri ve kendilerinden beklenen yararı en iyi şekilde oluşturabilecekleri çeşitli işlemlere (farmasötik işlemler) tabi tutularak değişik şekillere (farmasötik şekiller) sokulurlar. Farmasötik işlemlerle, ilaçlar, çeşitli yardımcı veya taşıt maddelerle hastaların alabilecekleri şekillere sokulurlar. İlaç firmalarınca, özel formülasyonlar halinde hazırlanıp ambalajlı bir şekilde ve özel isimle pazarlanmış ilaç tıbbi ürün (müstahzar) diye bilinir. İlaçlar hastada sebebi ortadan kaldırarak tam bir iyileşme sağlayabilirler; bu şekilde etki oluşturan maddelere etiyotrop ilaçlar, etkiye de etiyotrop etki adı verilir. Bazen ilaçlar hastada bazı belirtileri hafifletir veya ortadan kaldırırlar ama sebebe yönelik sağaltımı tam oluşturamazlar; kullanıldıkları sürece hastalığın gelişmesini yavaşlatırlar veya hafif seyretmesini sağlarlar. Bu tür etkiye semptomatik etki veya palyatif etki, yapılan uygulamaya da semptomatik sağaltım veya palyatif sağaltım adı verilir.

İlaçlar iki özelliği ile dikkat çekerler; bunlar etkinin seçici ve geçici olmasıdır. Seçici etki, kullanılış amacıyla ilgili hücre, doku veya organı ve buralardaki belirli biyolojik olayları etkilerken, diğer olayları veya diğer sistem ya da kısımları etkilememesi anlamındadır. Geçici etki, ilaç kullanımının durdurulmasını takiben etkisinin belli bir sürede kendiliğinden kaybolmasını ifade eder.

İlaçların, normal dozlarda kullanılsalar bile, istenen etkileri yanında, istenmeyen etkileri (yan etki, zehirli/zararlı etki) de olabilir. Bunlardan özellikle zehirli/zararlı etkiler, hastayı rahatsız edebilir, huzurunu bozabilir, iş gücünü azaltabilir, bazen yaşamını tehlikeye sokabilir veya ölümüne yol açabilir. İlaçların, normal dozlarda kullanılması halinde bile göz önünde bulundurulması gereken en önemli nokta ilaç kullanılması ile sağlanacak faydanın aynı zamanda oluşabilecek zarara göre üstünlüğünün (fayda/zarar oranı) belirlenmesidir. Bazen (kanser sağaltımından olduğu gibi) faydası yanında zararı da yüksek olan ilaçların kullanılması uygun görülürken, bazı durumlarda (nezle, deri hastalıkları gibi) bu yaklaşım doğru olmamaktadır.

İlaçların Kaynakları

İlaçlar ya doğal kaynaklardan (bitki, hayvan, mineral madde gibi) elde edilir veya yarısentetik ve sentetik olarak hazırlanırlar.

Doğal Kaynaklar

İlaçların doğal kaynaklarını bitkiler, mikroorganizmalar, madenler ve hayvanlar oluşturur.

Bitki Kaynaklı Maddeler

Çok sayıda bitkide (tıbbi bitki) yine çok sayıda ilaç olarak kullanılan etkin madde vardır. Bitki kaynaklı ilaç maddeleri bitkinin kabuk, kök, meyve, özsu, tohum, yaprak, yumru gibi kısımlarında bulunurlar. Etkin madde gruplarının başlıcaları alkaloitler, balsamlar, glikozitler, lateksler, müsilajlar, reçineler, saponinler, tanenler, yağlar (uçucu ve sabit yağlar), zamklar gibi gruplara ayrılırlar.

Alkaloitler: Bitkilerde yaygın şekilde bulunan ve asitlerle tuzlar yapabilen azotlu bazlardır; alkaloit ismi alkaliye benzer olmaları sebebiyle verilmiştir. Bitkilerde genellikle %0.1-3 arasında bulunurlar. Baz halde suda pek çözünmezler; tuzları şeklinde (morfin sülfat, nikotin sülfat gibi) iyi çözünürler. Çok değişik yapıda ve sayıda alkaloit vardır; arekolin, atropin, ergotamin, kodein, kokain, kürar, morfin, muskarin, nikotin, papaverin, pilokarpin, rezerpin, skopolamin, striknin, veratrin başlıca örnekleridir.

Balsamlar: Bitkilerden elde edilen ve reçine taşıyan ürüne verilen isimdir. Ağaçların gövde ve dallarına yapılan yaralama ile akan yarı-katı üründür. Oda sıcaklığında yumuşak, son derece hoş kokuludurlar. Peru balsamı, Tolu balsamı, Sığala yağı başlıca örnekleridir.

Flavonoitler: Bitkilerde bulunan renk maddeleridir. Bitkilerin genellikle rengini (sarı, portakal, mor gibi) verirler; sonbahardaki renk değişimlerinden sorumludurlar. Bitkilerde genellikle glikozitleri halinde bulunurlar. Kimyasal olarak 3-halkalı yapılıdırlar; ama, kimyasal yapıdaki çok küçük değişikliklerle çok çeşitte ve sayıda madde bulunur. Eriodiktiol, naringenin gibi ama maddelerden hareketle bitkide hemen hepsi de hazırlanabilir. Diosmin, hesperidin, hiperin, kuersitrin, orientin, rutin flavonoit glikozitlerin; delfinidin, hesperetin, kuersetin, malvidin, naringenin, pelargonidin, flavonoit maddelerin başlıca örnekleridir.

Glikozitler: Hidroksil veya sülfidril grubu ihtiva eden bileşiklerin şekerlerle yaptıkları maddelerdir. Şeker ve şeker olmayan kısım (genin veya aglikon) birbirine eter bağıyla (glikozitik bağ) bağlanmıştır; bağ, enzimatik veya asidik hidrolizle parçalanarak glikozit kendisini oluşturan kısımlara ayrışır. Bazı glikozitler (siyanogenetik glikozitler gibi) enzimatik hidrolizle hidrosiyanik asit (HCN) salıverirler. Digitoksin, gitoksin, oleandrin, strofantin başlıca örnekleridir.

Lateksler: Bitkilerin çizilmesi veya yaralanması ile akan, süt görünümündeki doğal sübyelerdir. Hem lateks hem de reçine içeren bitki ürünü laktoreçine diye bilinir. Etkin madde içermeleri sebebiyle, lateksler son derece önemlidir. Afyon (haşhaş bitkisinin başlarından sızan sıvının kurutulmuş şekli), kauçuk (Kauçukağacı-Hevea brasiliense), guttaperka (Palaquinum gutta) başlıca lateks örnekleridir.

Müsilajlar: Suyla şişerek-kıvamlı çözelti oluşturan maddelerdir; yapıştırıcı özellikleri olmaması dışında zamklara benzerler. Ayvaçekirdeği, çemenotu, ebegümeci, hatmi, ketentohumu, sahlep yumrusu fazla miktarda müsilaj içeren başlıca bitki ve/veya bitkisel maddelerdir.

Reçineler: Sakız benzeri maddelerdir; uçucu yağların yükseltgenme veya polimerizasyon ürünüdürler. Suda çözünmemeleri ve ısıyla yumaklaşmaları en belirgin özellikleridir. Kimyasal yapıları genellikle bilinmemektedir; diterpen, triterpen, politerpen yapılı çeşitli bileşikleri taşırlar; bazıları organik asitler ile resinol olarak bilinen alkollerin ester veya eterleridir. Havada oksitlendiklerinde renkleri koyulaşır. Podofillin, jalapa, haşhiş (esrar) başlıca örnekleridir.

Saponinler: Glikozitlerin alt grubu olarak kabul edilirler. Aglikonuna sapogenin (sapogenol) adı verilir; aglikonuna göre steroidal saponinler ve triterpenoid saponinler diye ayrılırlar. Suyla çalkalanınca dayanıklı köpük oluşturmaları ve alyuvarları parçalamaları en belirgin özellikleridir. Son derece irkiltici ve zehirlidirler; genellikle kan zehiri olarak etkirler; alyuvarların zarını parçalarlar. Glisirrhizik asit, gipsogenol, hederagenol, hekogenol, lupeol, panaksodiol, panaksotriol, sarsapogenol, senegenol, taraksasterol başlıca örnekleri oluşturur.

Tanenler: Yapılarında çok sayıda hidroksil grubu bulunan, molekül ağırlığı 500 ve üzerinde olan, azot içermeyen, mukozalar üzerinde büzüştürücü etkileri olan, bazıları glikozitik yapılı bileşiklerdir. Tanenler suda çözünür ve kolloid bir çözelti oluştururlar. Tanenlerin çoğu gallik asit (trihidroksibenzoik asit) ve pirogallik asit (dihidroksibenzoik asit) türevidirler. En önemli özellikleri proteinleri, alkaloitleri (atropin, kokain, morfin, nikotin hariç), metalleri (antimon, arsenik, cıva hariç) çöktürmeleridir. Tanenler; hidrolize olabilenler (gallo-tanenler) ve kondense tanenler (kateşik-tanenler) diye ikiye ayrılırlar. Epikateşin, epigallokateşin, hamameli taneni, kateşol, tannik asit başlıca örnekleridir.

Yağlar: Uçucu olup-olmadıklarına göre sabit yağlar ve uçucu yağlar diye ikiye ayrılırlar. Sabit yağlar, yağ asitlerinin gliserinle yaptıkları esterlerdir; kaynaklarına göre bitkisel (ayçiçeği yağı, badem yağı, fıstık yağı, mısır yağı gibi) ve mineral yağlar (sıvı ve katı parafin) diye ayrılırlar. Uçucu yağlar, aromatik (kokulu) veya eteral yağlar ya da esanslar diye bilinirler; başlıca örneklerini gül yağı, karanfil yağı, kekik yağı, lavanta yağı, nane yağı, ökaliptus yağı oluşturur.

Zamklar: Bitkilerin salgı ürünleridir. Kimyasal olarak polisakkarit yapılıdırlar; uronik asit (galakturonik asit, glukuronik asit gibi) ve çeşitli karbonhidratların (arabinoz, galaktoz, ramnoz gibi) birleşmesi ile oluşurlar. Suyla kıvamlı-yapışkan kitle oluştururlar. Arapzamkı, kitrezamkı, karayazamkı başlıca örneklerdir.

Mikroorganizma Kaynaklı Maddeler

Çok sayıda antimikrobiyal madde (antibiyotikler, antelmintikler gibi) ve enzim mikroorganizmalardan elde edilirler. Doğal olarak elde edilen antibiyotiklerin başlıcaları eritromisin, neomisin, penisilin G, streptomisin; antelmintiklerin başlıcaları avermektinler (doramektin, ivermektin, moksidektin gibi); enzimlerin başlıcaları da L-asparaginaz, streptokinaz, penisilinaz’dır.

Madensel Maddeler

Bakır, çinko, demir, iyot, kalsiyum, kobalt, manganez, sodyum, selenyum gibi maddeler ve
tuzları madensel maddelerin başlıca örnekleridir.

Hayvan Kaynaklı Maddeler

Bal mumu, hormonlar (insülin, kortikotropin, oksitosin gibi), kantarid, pankreatin, pepsin, protamin, spermaseti, yün yağı hayvan kaynaklı maddelerin başlıca örnekleridir.

Sentetik ve Yarı-Sentetik Maddeler

Fenilbutazon, kafein, ketamin, levamizol, metamizol, salisilik asit, sülfonamidler (sülfadimidin, sülfadiazin, sülfanilamid gibi), kinolonlar (danofloksasin, enrofloksasin gibi), fenikoller (florfenikol gibi), morfin sentetik; ampisilin, amoksisilin yarı-sentetik ilaçların başlıca örnekleridir.

İlaçların Sınıflandırılması

İlaçlar, kaynaklarına (yukarıda yapılmıştır), kimyasal yapılarına (asitler, aldehidler, alkoller, esterler gibi), etki şekillerine (adrenerjik ilaçlar, dopaminerjik ilaçlar, kolinerjik ilaçlar gibi), etki yerlerine (kalp ilaçları, sinir sistemi ilaçları, solunum ilaçları gibi), ana etkilerine (ağrı kesiciler, ateş düşürücüler, kas gevşeticiler gibi) ve Kodekse girip-girmediklerine (majistral ilaçlar, resmi ilaçlar) göre sınıflandırılabilir. Zehirli (B-cetveli), ayrı bulundurulacak (C-cetveli), ışıktan korunarak saklanacak ilaçlar, uyuşturucu ve psikotrop ilaçlar diye de sınıflandırılırlar.

İlaçların İsimlendirilmesi

İlaçlar birçok şekilde isimlendirilir; bunlar genel isim, ticari isim, patentli ticari isim, kimyasal isimdir.

Genel isim (Jenerik isim, Sahipsiz isim): İlaçların genel isimleriyle ilgili düzenlemeleri DSÖ yapar; örgüt, bir şirketin reklamı olmaması ve birçok şirketin değişik yollarla sentezini veya üretimini yaptığı maddelerden birisinin tercihli olarak görülmemesi, kimsenin malı olmaması ve herkes tarafından serbestçe kullanılması için, bulunan her ilkel ilaç maddesine genel bir isim verir; bu isim International Non Proprietary Name “INN” diye bilinir. Albendazol INN, penisilin INN, ivermektin INN bazı örnekleridir.

Ticari isim (Müstahzar ismi, Tıbbi ürün ismi): İlaç firmalarının sahipsiz ilaç etkin maddelerinden ürettiği/hazırladığı ilaçlara (müstahzar) verdikleri isimdir. İsim firmaya özeldir ve başka bir firma ürettiği ilaca veremez veya kullanamaz.

Kimyasal isim: Uluslararası Kimya Birliği (Union of Pure and Applied Chemistry, IUPAC) tarafından belirlenen kurallara göre verilir; genellikle uzun ve karmaşık olduğundan kimyasal isim hekimlikte pek kullanılmaz.

Bir Cevap Yazın