Zehirlenme Metabolizması

Emilme

Yakıcı ve dağlayıcı maddeler gibi dokularda yıkım yaparak etkiyen maddeler dışında kalan zehirlerin zehirlenme yapabilmesi için kan dolaşımına girmesi, yani emilmesi gerekir. Zehirlerin emilimi ilaçların emilimine benzer dört temel mekanizmadan biri ile gerçekleşir. Bunlar pasif diffüzyon, aktif taransport, endositoz ve filtrasyondur. Emilme çoğunlukla sindirim, solunum ve deri yoluyla olmaktadır. Hekimin veya başka kişilerin uygulamasıyla zehirler doğrudan parenteral yollarla da vücuda girebilir (yüksek dozda ilaç verilmesi gibi). Emilmeyi etkileyen birinci faktör çözünürlüktür, yağ/su dağılım katsayısı yüksek olan zehirli maddeler kolay emilirken; çözünmeyen tuzlar ve iyonlaşmış bileşikler daha zayıf emilir.

Sindirim kanalı mukozası zehirlerin emilmesi ve dolaşıma geçmesindeki en yaygın yoldur. Ağız yoluyla alına zehirler besinler ve ilaçlarda olduğu gibi çoğunlukla sindirim kanalından pasif difüzyon veya aktif transportla geçerek emilirler. Sindirim kanalının tümünde emilim olmaktadır. Ancak en çok emilme ince barsaklarda meydana gelir. Köpeklerde mideden, ruminantlarda rumen ve retikulumdan, tek tırnaklılarda kalın barsaklardan bazı zehirler emilebilir. Etçillerde mide sıvısı asit karakterli olduğu için çözünmez nitelikte maddelerin kolayca çözünmesini sağlar. Yaygın damarlaşmaya sahip olduğu için akciğerlerden gaz (karbonmonoksit, amonyak), buhar (sıvı uçucu maddeler) veya aerosol şeklindeki zehirler kolay ve hızlı emilir. Örneğin, havada bulunan maden oksitleri, tarım ilaçları solunum yoluyla zehirlenmelerin en yaygın nedenidir. Ayrıca amonyak ve cıva buharları, karbon monoksit, kükürt dioksit ve uçucu anestezikler akciğerlerden emilerek zehirlenme oluşturur. Sağlıklı deriden emilme zayıftır. Özellikle yeni kırkım yapılmış koyunların insektisidli banyolara sokulması halinde deriden ilaç emilmesi sonucunda zehirlenmeler olabilmektedir. Suda yaşayan canlılarda deri önemli bir emilme ve çıkartım yoludur. Kara hayvanlarının derisi zehirlerin sulu çözeltilerinin emilmesi için pek uygun değildir, yağlı çözeltiler ve emülsiyonlar deriden kolay emilir.

Biyotransformasyon (Zehirsizleştirilme)

Çeşitli yollarla alınmış olan zehirli bir madde, emilerek vücutta dağılım veya birikim özelliği gösterir ve BT’a uğrayarak vücuttan dışarıya atılır. BT sonucunda zehirler çoğunlukla suda kolay çözünebilen etkisiz veya zayıf etkili bileşiklere dönüştürüldüğü için bu olay, zehirsizleştirilme (inaktivasyon, detoksifikasyon) olarak da nitelenir. Bazı maddeler vücuttan genellikle değişmemiş halde çıkartılırken, bazıları da asıl bileşikten daha zehirli bir hal alır. Bu durum aktivasyon olarak adlandırılır. Örneğin metil alkol formik asit ve formaldehide; organik fosforlu bir insektisid olan parathion daha zehirli olan paraoksona dönüşür. Zehirli maddeler vücudun çeşitli kısımlarında BT’a aracılık eden enzimler aracılığıyla metabolize edilir. Ağız yoluyla alınan zehirlerin bazıları sindirim kanalında aktivasyon veya inaktivasyona uğrar. Madensel zehirler (kurşun gibi) midede hidroklorik asidin etkisiyle çökertilir. Bitkisel zehirler rumende yıkımlanır. Arsenik trioksit, barsakların alkali ortamında daha kolay emilerek zehirliliği artar. Barsakların alkali ortamında zehirli yağlar sabunlaşarak etkilerini gösterir. Vücuda dışarıdan alınan zehirlerin metabolizması genel olarak iki aşamada meydana gelir. İlk aşamada zehir hidroliz, oksidasyon ve redüksiyon gibi tepkimelere uğrar. İkinci aşamada vücudun doğal maddeleriyle (endojen maddeler) birleşme temelinde reaksiyonlar (konjugasyon) şekillenir. İlaç veya zehir direkt olarak ikinci aşamaya geçebildiği gibi birinci aşamada değişime uğradıktan sonra konjugasyon reaksiyonlarına uğratılır. Vücutta BT başlıca karaciğerde; daha az derecede beyin, böbrek, barsak mukozası ve plazmada meydana gelir. Birinci fazda oluşan metabolit olduğu gibi organizmadan çıkartılabilirse de çoğu kez ikinci fazda suda daha iyi çözünebilen bir bileşiğe (konjugat) dönüştürüldükten sonra ekskrete edilir.

Atılma (Ekskresyon)

İlaç ve zehirli maddeler ve bunların metabolizması sonucunda ortaya çıkan metabolitleri vücuttan çeşitli yollarla atılır Zehirler en çok idrarla çıkartılır. Dışkı, idrar, solunum havası ve süt zehirlerin atılım yollarındandır.

Metabolizma sonucunda suda çözünebilen şekle dönüştürülen zehirler böbreklerden atıldığı için irkiltici maddeler böbreklerde hasara yol açar. Bir organ veya dokuda birikmeyen ve safra ile çıkartılmayan yabancı maddeler idrarla atılır. Böbreklerden çıkartımda bileşiğin yağ-su dağılım katsayısı, polaritesi veya iyonlaşma derecesi rol oynar. Yağ/su dağılım katsayısı küçük, iyonlaşma derecesi yüksek olan bileşikler kolayca idrarla atılır. Organik klorlu insektisidler, arsenik trioksit, madensel bakır, kurşun ve tuzları barsaklardan zayıf emilir ve büyük kısmı dışkı ile atılır. Bakır gibi safra ile çıkartılan maddeler dışkı ile çıkartılır. Arsenik kıllarda, altın ve gümüş deride birikim yapar. Bu nedenle küçük miktarlarda deri ve kılların yenilenmesiyle uzaklaştırılır. Bazı maddeler tükürük ve terle de çıkartılır, doping muayenesi için idrarla birlikte bu salgılardan da yararlanılmaktadır. Siyanür ve uçucu anestezikler gibi bazı maddeler solunum havasıyla atılır. Bu nedenle fosforla zehirlenmiş hayvanlarda solunum havası sarımsak gibi kokar ve karanlıkta fosforesans gösterir. Baldıranla zehirlenmede solunum havası ve idrar, fare idrarı kokar. Parafinle zehirlenmede akciğer lezyonları oluşur. Bazı zehirler süt emen yavruların ve sütü tüketen kişilerin sağlığını bozacak miktarda sütle çıkartılabilir. Bu nedenle bazı ilaçlar ve organik klorlu insektisidler ile radyoaktif maddelerin sütle çıkartılması insan ve hayvan sağlığı yönünden önemlidir. Zehirlerin atılım yolları zehirlenmelerin tedavi edilmesi ve tanısında önemlidir. Zehirlenmede klinik toksikolojinin yetersiz kaldığı durumlarda, özellikle adli olaylarda elimine edilme yollarına ve birikim özelliklerine göre analitik inceleme için örnekler seçilir.

Bir Cevap Yazın