Kronik Sağlık Sorunlarında Hijyen

Kronik hastalıklar, tıbbi tedavi ve rehabilitasyona rağmen hastalığın ve oluşturduğu diğer sağlık sorunlarının uzun süre veya yaşam boyu sürmesidir. Bu tür hastalıklar ve ortaya çıkan sağlık sorunları zamanla birçok organ ve sistemde hasarlara neden olabilir. Bunların sonucunda bireyin günlük yaşam kaliteleri olumsuz yönde etkilenir. Hatta yaşamsal fonksiyonlar tehdit altında kalabilir. Hemen her yaş grubunda görülebilen değişik nitelikteki bu hastalıklar bu özellikleri nedeniyle uzun süreli bakım ve tedavi gerektirirler. Sayılamayacak kadar çok olan kronik hastalıklarda alınması gereken sağlık ve hijyen önlemleri ve ilkeleri birbirlerine çok yakındır. Bu nedenle konu ile ilgili ayrıntılar diyabetes mellitus hastalığı özelinde tartışılacaktır.

Diyabet Hastalığında Hijyen

Yediğimiz besinler, sindirim sisteminde parçalanarak vücudumuza alınır. Bunlardan karbonhidratlar, gerektiğinde de yağlar ve proteinler vücudumuzda glikoza (şeker) dönüşür. Sağlıklı bireylerde kan dolaşımı ile vücuttaki tüm hücrelere ulaşan glukoz, sindirim sistemi salgı organlarından pankreastan salgılanan insülin hormonu yardımıyla hücrelerin içine taşınır. Böylece hücreler için gerekli enerji bu glukoz sayesinde sağlanmış olur. Diyabetes mellitus (DM), pankreasın insülin adı verilen hormunu yeterli miktarda üretememesi ya da vücuttaki hücrelerin insülini yeterli düzeyde kullanamaması sonucu oluşan, ömür boyu devam eden, kronik bir hastalıktır. İnsülin hormonu yeterli düzeyde salgılanamazsa ya da etkisi bozulmuş ise şeker hücrenin içine giremez. Glukozun kandaki düzeyi yükselir. Buna kan şekerinin yükselmesi (hiperglisemi) denir. Yani kanda glukoz düzeyi yüksek olduğu hâlde hücreler yeterli miktarda bunları alıp kullanamazlar. Diyabetes mellitus, zaman içerisinde göz, beyin, böbrek, sinir vb. doku ve organlarda akut ve kronik hasarlara (komplikasyonlara) neden olabilir. Kronik komlikasyonlarından birisi olan diyabetik ayak denilen bir durumdur. Diyabetik hastalarda beslenme sorunları, tütün ürünlerinin kullanılması, ilaçların ve diğer tedavi yöntemlerinin doğru kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı el ve ayaklardaki sinir hücrelerinde hasarlanma (nöropati) ile damar hastalıkları ortaya çıkar. Bunun sonucunda ayaklarda en küçük bir yara oluşumu ciddi sorunlara neden olur. Özellikle bu yaralara mikrop bulaşması sonucu “Diyabetik ayak” denilen, parmak, ayak hatta bacağı tehdit eden, hasta için uzun ve sıkıntılı bir süreç ortaya çıkabilir. Diyabet hastalarda ayak sorunları nedeniyle hastaneye başvurulara, hastane yatışlarına ve hastanede uzun süre kalmaya neden olur. Sonuçta parmak, ayak ve bacaklarda hissizleşme, kan dolaşımının bozulması ve enfeksiyonlar nedeniyle kangren gelişebilir. Bu durumda gangren gelişen parmak, ayak veya bacağın kesilmesi (ampütasyon) gerekebilir. Bu nedenle diyabetik hastaların kişisel hijyenleri, özellikle ayak hijyenleri çok önemlidir.

Genel anlamda diyabetli hastalar için sağlık ve hijyen önerileri şu şekilde özetlenebilir:

• Diyabetli hastalar kişisel hijyen kurallarına uymalıdır.

• Cilt yapısına uygun, tahriş edici olmayan, pH’sı 5.5 olan sabun kullanarak çok sıcak olmayan, ılık su ile günde veya 2 günde 1 olacak şekilde banyo yapmalıdır.

• Diyabetli bireylerde cilt bütünlüğü korunmalı, yara oluşmamasına dikkat edilmelidir. Ciltte kesik-çizik oluşmaması için kesici aletleri kullanırken dikkatli olmalı, koruyucu eldiven kullanmalıdır.

• Güneş yanığı oluşmamasına özen göstermelidir. Bu nedenle güneşli günlerde şapka kullanmalı, güneşin daha dik olduğu öğle saatlerinde güneş ışınlarından korunmalı, koruma faktörü yüksek kremler kullanmalıdır.

• Ciltte yaralanma veya çizik oluşmuşsa hemen sağlık kuruluşuna başvurmalı, tedavileri hemen ve aksatılmadan yapılmalıdır.

• Tıraş olurken dikkatli olmalı, cilt kesiği olmamasına dikkat etmeli, temiz ve tahriş etmeyen jilet veya tıraş bıçağı kullanılmalıdır. Kuaförlerde, berberlerde, ayak ve el tırnağı bakımı yapılan yerlerde kişiye özgü malzemeler kullanılmalıdır.

• El ve ayak tırnakları dikkatli kesilmelidir. Ayak tırnakları düz, el tırnakları ise oval, hilal şekilde kesilmelidir.

• İç çamaşırlarının temizliğine dikkat edilmeli, özellikle alt iç çamaşır olmak üzere, iç çamaşırların her gün değiştirilmesine çaba göstermelidir. Ayrıca bu bölgenin temiz ve kuru olmasına dikkat edilmelidir.

• Diyabetik ayak oluşmaması için aşağıdaki önlemler alınmalıdır:

• Diyabetik hastanın bacak ve ayaklarında kan dolaşımının kesintisiz devam etmesi sağlanmalıdır. Bunun için hastanın düzenli fiziksel aktivite yapması önemlidir. Ayrıca otururken bacaklardaki dolaşımı engellememek için uzun süre bacak bacak üstüne atmamalı, yerde diz üstü veya bağdaş kurarak oturmaması önerilmelidir.

• Ayakkabı seçilirken içine hava alan, terlemeyi önleyen, ortopedik ve rahat olmasına dikkat edilmelidir.

• Ayakkabılar ve terlikler çorapsız giyilmemelidir.

• Çoraplar her gün değiştirilmeli, terlemeyi önleyen pamuklu, yünlü vb. çoraplar tercih edilmelidir. Hem çok çabuk terleten, hem de çabuk kurumayan naylon, polyester, vb. imal edilen çoraplar tercih edilmemelidir. Çoraplar özellikle lastikli veya dikişli olmamalıdır. Bu tür çorapların dolaşımın bozulmasına, bacakta sıkışmaya bağlı iz oluşumuna ve küçük yaralar oluşmasına neden olduğu bilinmelidir.

• Diyabetli hastalar beslenmelerine büyük özen göstermeli, diyetisyenleri ve doktorlarının önerilerine tam uyum göstermelidirler. Özellikle günlük almaları gereken kalori miktarlarına uygun, yeterli ve dengeli beslenmelidirler. Özellikle hipertansiyon ve böbrek sorunları olan diyabetli hastalar tuz kısıtlaması yapmalıdırlar.

• Diyabetli hastalar için fiziksel aktivite çok önemlidir. Yaşlarına uygun yapacakları yüzme, yürüyüş (haftada 3 gün 30-45 dakika düz yerde yürümek) gibi fiziksel aktiviteler ile hem kan şekerlerini daha rahat düzenleyebilirler, hem de dolaşım, solunum, sindirim ve hareket sistemleri daha sağlıklı hâle gelebilir.

• Diyabetli hastalar ağız-diş sorunları ile daha sık karşılaşırlar. Bu nedenle diş hekimlerinin önerilerine uygun diş fırçası kullanılmalı, dişler günde en az 2 defa fırçalanmalı, diş hekimlerinin önerilerine göre belirli aralıklarla diş muayeneleri yapılmalıdır.

• Sigaranın ağızdan başlayarak vücutta birçok hücre, doku ve organ üzerinde olumsuz etkileri vardır. Bu nedenle diyabetli hastalar kesinlikle sigara içmemelidirler.

• Diyabetli hastaların enfeksiyon hastalıklarına karşı duyarlılıkları fazladır. Gelişen enfeksiyonlar da daha uzun ve ciddi seyredebilir. Bu nedenle diyabetli hastalar özellikle soğuk mevsimlerde çok kalabalık yerlerde bulunmamaya özen göstermeli, hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde dışarı çıkmamalı, hekimlerinin önerileri doğrultusunda yapılması gereken aşılarını yaptırmalıdır.

• Yaşlı, hipertansiyonu, kalp hastalığı, böbrek hastalığı olan diyabetlilerin daha yakından tıbbi kontrolleri yapılmalıdır.

• Diyabetik hastaların genel diyabet hakkında ve ayak başta olmak üzere eğitimleri yapılmalıdır. Bu anlamda ülkemizde birçok sağlık kurumunda diyabet okulları vardır. Buralarda diyabet eğitimi konusunda yetkin ve yetkilendirilmiş hemşirelerce eğitimler yapılmaktadır. Diyabet hastalarının bu eğitimlere katılmaları sağlıklı bir yaşam sürmeleri için çok yararlıdır.

Bir Cevap Yazın