Cep Telefonu ve Hijyen

Hijyen ve Sanitasyon: Cep Telefonu ve Hijyen

Teknolojinin ve bilimin hızlı gelişimine bağlı olarak haberleşme ve bilgi aktarımı çağımızın vazgeçilmezi hâline gelmiştir. Bu durumun en önemli örneklerinden birisi de cep telefonlarının ve teknolojilerinin hızla yaşamımıza girmesi, hatta yerleşmesidir. Teknolojik gelişmeler ve yenilikler hızla devam etmektedir. Haberleşme ve bilgi aktarımı/paylaşımı teknolojisindeki ilerlemeler, insan yaşamına çok olumlu katkıları olduğu gibi bazı olumsuzlukları da beraberinde getirmektedir. Cep telefonları ile ilgili sağlık sorunları aşağıda tanımlanmaya çalışılmıştır:

• Cep telefonları ile haberleşmede “radyofrekans radyasyon” denilen ışımayı kullanırlar. Radyasyon iyonize ve noniyonize (iyonize olmayan) diye iki türü vardır. Röntgen ışınları, radyoaktif maddelerden kaynaklanan radyasyon, nükleer enerjiden kaynaklanan radyasyon iyonize olanıdır. Bu tür radyasyon akut (radyasyon hastalığı, yanıklar, ani ölümler) ve kronik (kanserler, genetik etkiler) sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Noniyonize radyasyon ise elektrik akımından kaynaklanan radyasyondur. Yüksek gerilim hatlarından evimizde kullandığımız elektrikli alete kadar birçok alanda elektromanyetik alan oluşturur. Elektromanyetik alanın bir diğer ortaya çıktığı durum ise haberleşme amaçlı kullanılan kısmıdır. Televizyon, radyo, telsiz vericileri ile cep telefonu-baz istasyonlarından yayılan elektromanyetik alan radyofrekans radyasyonun etkisi iledir. İyonize radyasyon, Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) sınıflamasına göre Grup 1 kanserojen; noniyonize radyasyon kaynaklarından yüksek gerilim hatları ile mobil iletişim sağlayan sistemlerden ortaya çıkan radyofrekans radyasyon ise Grup 2B-şüpheli kanserojen olarak sınıflandırılır. Bu nedenle hem yüksek gerilim hatları, hem de TV-radyo vericileri, baz istasyonları, telsiz vericilerinin kurulması ve işletilmesi kurallara bağlıdır. Ancak cep telefonu kullanımı ile ilgili bireysel kısıtlamalar söz konusu olmadığı için Dünya Sağlık Örgütü ve konu ile ilgili kurum ve kuruluşlar “baz istasyonu kurulumunda ve cep telefonu kullanımında ihtiyat ilkesi veya sakınma ilkesi”ni önermektedirler.

• Cep telefonunun sağlık üzerine tıbbi literatürde tartışmalar devam etmekte, hızla yeni çalışma sonuçları paylaşılmaktadır. Cep telefonuna uzun süreli maruziyet sonucu öğrenme ve bilişsel fonksiyonlarda azalmaya, uyku bozukluklarına, dikkat eksikliklerine, infertiliteye (kısırlığa) neden olabileceği, gebe kadınların uzun süreli cep telefonu kullanımının bebeklerinde fizyolojik, fiziksel ve psikolojik, hatta genetik etkilere neden olabileceği iddia edilmektedir.

• Yapılan bilimsel çalışmalarla cep telefonları için ortaya konan en önemli olumsuz sağlık etkilerinden birisi de, cep telefonlarının çok çabuk kirlendiği ve çok kirli olduğu yönündedir. Üzerindeki bu mikroorganizmalara bağlı ciddi nitelikte enfeksiyon hastalıklarının görülebildiği, hatta bunların salgınlara bile neden olabileceği gösterilmiştir.

• Trafikte araç kullanırken cep telefonunun kullanımının trafik kazalarına neden olduğu gösterilmiş, birçok ülkede trafikte araç kullanırken cep telefonu kullanımı yasaklanmıştır.

• Uzun süreli cep telefonu kullanımı sosyal medyayı kullanan bireylerde bile sosyalleşme bozukluklarına neden olduğu, çalışma ve gündelik yaşamı olumsuz yönde etkilediği de ileri sürülmektedir. Psikoloji ve Psikiyatri Bilim Dallarınca “İnternet ve Cep Telefonu Bağımlılığı” bir sağlık sorunu olarak tanımlanmıştır.

Bu nedenlerle cep telefonu kullanımının sağlık üzerine olası etkilerinin önüne geçebilmek için alınması gereken sağlık ve hijyen önlemleri şu şekilde özetlenebilir:

• Cep telefonları elektrik prizinde şarja bağlı iken kullanılmamalıdır.

• Cep telefonları ile konuşma süresi kısa tutulmalıdır. Bunun için önerilen süre bir kulak için “6” dakikayı aşmamaktır.

• Cep telefonu kullanırken kablolu kulaklık kullanılmalıdır. Kablolu kulaklık kullanırken cep telefonu cihazı vücuttan uzak tutulmalıdır. Bluetooth kulaklar da iletişimlerini radyofrekans üzerinde yaptıkları için tercih edilmemelidir. Mikrofon da bir diğer önerilen kullanım şeklidir.

• Görüşme için arama yapılırken cep telefonu cihazı kulakta tutulmamalıdır. İlk arama sırasında cep telefonu ile baz istasyonu arasında daha yoğun bir elektrik alan oluşur. Karşı tarafla bağlantı sağlanınca cep telefonu cihazı, baz istasyonun niteliği ve uzaklığına bağlı olarak bu düzey 1/10- 1/20 gibi önemli miktarlarda düşer.

• Cep telefonu baz istasyonuna ne kadar uzaksa, o kadar daha yüksek güçte çalışır. Bu nedenle görüşme için yapılacak aramalarda telefonun çekim düzeyi kontrol edilmeli, düşük yerlerde zorunlu kalmadıkça kullanılmamalıdır.

• Yürüme veya araç içerisinde giderken cep telefonu baz istasyonları ile devamlı iletişime geçmek zorundadır. Bir baz istasyonuna bağlı iken hareket nedeniyle bu baz istasyonundan uzaklaşınca cep telefonu daha fazla güç harcar, diğer baz istasyonu ile bağlantı kurunca gücü düşürür, bundan da uzaklaşmaya başlayınca tekrar gücü yükseltir. Bu da bireyin daha yoğun elektromanyetik alana maruz kalmasına neden olur. Bu nedenle yürüme sırasında ve araçla hareket hâlinde zorunlu kalmadıkça cep telefonu kullanılmamalı, kullanılırsa kısa kesilmeli ve konuşma uzatılmamalıdır.

• Cep telefonunu cihazı açık olarak, beden üzerinde bir yerde bulundurulmamalıdır. En az 30-40 cm uzakta tutulmalıdır.

• Cep telefonundan yayılan elektromanyetik alanın vücutta soğrulmasının ölçüsüne “SAR (Specific Absorption Rate)” denir. Avrupa Birliği standartlarında bir cep telefonunun kabul edilebilir SAR değeri 10 gram dokuda 2 W/kg’dir. SAR değeri düşük cep telefonu cihazları tercih edilmelidir.

• Cep telefonu cihazları günlük olarak üretici firmanın önerdiği temizleme solüsyonları ile temizlenmelidir. Mümkün olduğunca başkasının cihazı kullanılmamalı ve dokunulmamalıdır.

Bir Cevap Yazın