Türk Bilim Adamı: Uluğ Beğ

Cengiz Han soyundan gelen Timurlu Hükümdarı Uluğ Bey, tahta geçer geçmez Semerkand’da ilmî faaliyetlerin yapılmasına hız vermiştir. Babası Timur’un oğlu Şahruh, annesi ise Türk kabile aristokrasisinin bir üyesi olan Ghiyasuddin Tarkhan’ın kızı olan Gawhar Shad adında soylu bir kadındı. Uluğ Bey, âlim bir hükümdar olarak görev yapmıştır. Hocası Kadızâde-i Rûmî’dir. Uluğ Bey, ilim adamlarını muhafaza etmiş, ilmi müesseseler kurdurmuştur. Uluğ Bey’in ilim dünyasındaki çalışmalarından dolayı Semerkand doğudaki son ilim merkezi hüviyetini kazanmıştır. Uluğ Bey, döneminin önemli âlimlerindendir. Matematik ve astronomi alanında çalışmalar yapmıştır. Ali Kuşçu, kendisinden matematik ve astronomi tahsil etmiştir. İslam dünyasında kurulmuş olan rasathanelerin Horasan ve Maveraünnehir hükümdarı Uluğ Bey tarafından 1420’de Semerkand’da kurulması önemli bir gelişmedir. Uluğ Bey tarafından kurulan Semerkand Rasathanesi’nin müdürlüğünü Ali Kuşçu yapmıştır.

Uluğ Bey, Semerkant’ta bir medrese ve bir de rasathane yaptırmıştır. Kadızade Rumi bu medreseye başkanlık etmiştir. Rasathane için yörede bulunan tüm mühendis, alim ve ustaları Semerkant’a çağırmıştır. Kendisi için de bu rasathanede bir oda yaptırarak tüm duvar ve tavanları gök cisimlerinin manzaralarıyla ve resimleriyle süsletmişti. Rasathanenin yapım ve rasat aletleri için hiçbir harcamadan kaçınmamıştır. Bu gözlemevinde yapılan gözlemler, ancak on iki yılda bitirilebilmiştir. Gözlemevinin yönetimini Bursalı Kadızade Rumi ile Cemşid’e vermiştir. Cemşid, gözlemlere başlandığı sırada ve Kadızade’ de gözlemler bitmeden ölmüştür. Gözlemevinin tüm işleri o zaman genç olan Ali Kuşçu’ya kalmıştır. Bu gözlem üzerine Uluğ Bey, ünlü “Zeycini” düzenlemiş ve bitirmiştir. Zeyç Kürkani veya Zeyç Cedit Sultani adı verilen bu eser, birkaç yüzyıl doğuda ve batıda faydalanılacak bir eser olmuştur. Zeyç Kürkani, bazı kimseler tarafından açıklanmış ve Zeyç’in iki makalesi 1650 yılında Londra’da ilk olarak basılmıştır. Avrupa dillerinin birçoğuna, çevrilmiştir. 1839 yılında cetvelleri Fransızca tercümeleriyle birlikte, asıl eser de 1846 yılında aynen basılmıştır. Zeyç Kürkani’nin asıl kopyalarından biri Irak ve İran savaşlarından sonra Türkiye’ye getirilmiş ve hâlen Ayasofya kütüphanesindedir. Uluğ Bey’in yönetimi zamanında fetihlerden çok babası zamanında olduğu gibi yönetim güçlendirilmiş ve önemli bilimsel gelişmeler yaşanmıştır.

Bir Cevap Yazın