Nietzsche (Niçe) Çorba İçerken Bıyıkları Yüzünden Boğularak Mı Öldü?

Müslüman bir din adamın göre Niçe Allah’a isyan ettiği için Allah tarafından cezalandırılarak öldürülüyor. Ölüm sebebi ise şu şekilde oluyor;

Rivayet olunur ki, o kibirli filozof Niçe, “Tanrı öldü” naraları atarak ahlakın ve dinin bütün sınırlarını yıkmaya kalkışan o adam… Bütün o büyük felsefesiyle, bütün o kudretli düşünceleriyle, en sonunda onu alt eden şey ne bir kitap ne de bir düşman oldu. Onu alt eden, bir tas çorbaydı.

Niçe’nin gururu, o dudaklarının üstündeki kalın, mağrur bıyıklarındaydı. Sanki bu bıyıklar, onun geleneksel dünyaya meydan okuyan, “üstün insan” olduğunu iddia eden ruhunun bir bayrağıydı. Bu bıyıklar o kadar haşmetliydi ki, ne zaman yemek yese, ne zaman çorba içse, o bıyıkları kenara çekmek, onlara hükmetmek zorundaydı. Ama Niçe, bıyıklarını dünyevi bir pratikten üstün görüyordu.

Bir kış günü, soğuk bir ikindi vakti, filozof tek başına bir lokantada sıcacık bir Mercimek Çorbası sipariş etti. Tabağın buharı yükseliyordu. Niçe, o an bütün felsefesini unuttu, kendini bir anlık açlığın ve basit bir yiyeceğin cazibesine kaptırdı. O koca bıyıkları geri çekmeyi, o anlık aciziyeti göstermeyi reddetti.

İlk kaşığı aldığında bıyıklarının ucu hafifçe çorbaya dokundu. İkinci kaşıkta, bıyıklar nemlendi. Üçüncü kaşıkta ise, o kalın bıyıklar artık sırılsıklamdı ve çorbanın sıcak, yağlı suyu bıyıklardan süzülerek doğrudan ağzına ve boğazına doğru akmaya başladı.

Bu ani, sıcak ve mide bulandırıcı sızıntı, Niçe’nin yutkunmasını kesti. Bıyıklarından dökülen çorba artıkları, filozofun nefes borusuna kaçtı.

O meşhur, o mağrur filozof, bütün o “ebedi tekerrür” teorilerine rağmen, boğularak yere yığıldı. En basit, en sıradan yiyecek bile, onun o kibirli ve pratikten uzak duruşunu cezalandırmıştı.

Sonuç: O din adamı, hikayeyi şöyle tamamlardı: “Gördünüz mü? En büyük felsefeyi bile, Allah’ın yarattığı en basit mercimek taneleri boğabilir. İnsan, ne kadar büyüklenirse büyüklensin, bu dünyanın basit gerçeklikleri ve bedenin acizliği karşısında bir hiçtir. O bıyıklar, felsefenin değil, kibrin sembolüydü ve kibir, sahibini boğar.”

Bir Cevap Yazın

Türkçe Malumatlar sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin