Hijyenin Önemi

Ruh ve beden yönünden sağlıklı bireyler, sağlıklı toplumu oluşturur. Gelişmişlik düzeyinin belirleyicisi olan yaşanabilir ve konforlu hayat standartlarının oluşturulması bireysel olarak başlayan ve toplum olarak da devam ettirilmesi gereken çabalarla mümkün olur. Bunların başında hiç şüphesiz hijyenik yaşam koşullarının oluşturulması bir toplumda dikkat edilen ilk gelişmişlik belirleyicisi olarak göze çarpar. Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre dünyada gelişmekte olan ülkelerde görülen başlıca bulaşıcı hastalıkların %80’inin hijyenik koşulların yetersizliğinden kaynaklandığı bildirilmektedir. Enfeksiyonlardan korunmak, hastalıkları azaltmak, olumsuz sağlık koşullarını ortadan kaldırmak hijyenik yaşam şartlarının sağlanması ile mümkündür. Bireysel olarak; el ve yüz yıkama, boyun, ayak, kulak, burun temizliği, ağız ve diş temizliği, saçların … Okumaya devam et Hijyenin Önemi

Bu Kurşunu Alın, Oğluma Verin!

Kafkas İslam Ordusu öncü birliklerinden İzzet Bey düşmanın ateş etmesi üzerine ağır yaralanır. Askerin yardımına orada bulunan Gül Sabah adında bir kız yetişir. Gül Sabah başörtüsünden yırttığı küçük bir parçayla askerin yarasını sarmak ister. İzzet Bey “Bacım kolumu sağlam tut, ben kurşunu çıkarayım.” der. İzzet Bey kurşunu çıkarır. Gül Sabah’dan cebinde bulunan mendili çıkarmasını ister. Gül Sabah mendili çıkarır ve mendilin içine kurşunu koyar. İzzet Bey “Artık tamamdır, herşey bitti yaramı bağlamaya gerek yok kanım bu topraklara aksın.” der. Gül Sabah yarayı yırtık başörtüsüyle sarar. Halsiz ve yaralı halde yerde yatan İzzet Bey silah sesleri ile kendisine gelir. Türk Ordusu … Okumaya devam et Bu Kurşunu Alın, Oğluma Verin!

Osmanlının Korkusuz Askerleri Deliler

Osmanlının Korkusuz Askerleri Deliler Osmanlıların korkusuz cengaverleri ve yiğit savaşçıları delilerin ilk ortaya çıkışları hakkında kesin bilgi mevcut değilse de XV. yüzyıl sonlarından itibaren ve esas olarak XVI. yüzyılda istihdam edildikleri bilinmektedir. Akıncılar gibi eyalet askeri statüsünde olan ve başlangıçta sadece Rumeli’de ve sınır beyliklerinde kullanılan deliler Türk asıllı olabildikleri gibi Slav, Boşnak, Arnavut, Hırvat ve Sırp gibi yerli halkların özellikle iri yarı, cesur gençlerinden de seçilebilen karma bir yapıya sahiptir. Deliler savaş sırasında hayvan kürkünden yapılma elbiseler ve postlar giyen, tüyler takan, garip sesler çıkaran, düşmana yalın kılıç dalan, gözü kara, korkusuz ve acımasız savaşçılardı. Deliler çoğu zaman düşmana … Okumaya devam et Osmanlının Korkusuz Askerleri Deliler

Affet Oğlum! Oğlunu Vatana Feda Eden Doktor…

Bu Vatan Kolay Kurtarılmadı! Vatanımızın kıymetini bilelim. Çanakkale Savaşında siperlerin gerisinde yaralı askerlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey “Morfin’di. Doktorlar yaralı askerlere ağrı kesici bulmakta zorlanıyor hatta morfinlerin başında nöbet dahi tutuluyordu. Hastaların ameliyatı için hazırlanan çadırın önüne bir masa kurulmuştu.. Sedye ile gelen her yaralı, burada masaya koyuluyordu. Doktorun elinde enjektör, enjektörün içinde ağrı kesici.. Doktor ilk muayeneyi yapıyor ve yaşama olasılığı olan, ameliyat edilmesi halinde yaşayacağına inandıkları askerlere ağrı kesiciyi yapıyordu.. Oysa gelen her yaralının ağrı kesiciye ihtiyacı vardı. Fakat herkese yetecek kadar ağrı kesici yoktu.. Doktor duygusal karar vermemek için yaralıların yüzüne bakmamakta, iyileşme şansı yüksek olan … Okumaya devam et Affet Oğlum! Oğlunu Vatana Feda Eden Doktor…